KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/15352 E., 2025/15283 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/31 E., 2025/67 K.
Karar Metni
1.079 kelime·5 dk okuma·11 bölüm
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin taşeronu olan ... İnşaat Şirketi tarafından ..
Sitesinde yer alan milletvekilleri lojmanlarının yapımı esnasında 1983 yemekhane sorumlusu olarak işyerine girdiğini ve kesintisiz olarak yedi yıl çalıştıktan sonra 1990 yılında işten ayrıldığını, bu firmada çalışırken kendisine sigortalarının yattığını söylenmiş olmasına rağmen çalıştıkları süre içerisinde bir takım ayların sigortası yatırılırken bir takım ayların piriminın yatırılmadığını, o tarihlerde sigorta primlerinin yatırılıp yatırılmadığının öğrenilmesinin oldukça zor olduğu için kendilerinin bunu öğrenmesinin imkansız olduğunu, ve iyi niyetli olarak sigortalarının yatırıldığını düşündüklerini,
bundan bir kaç ay önce sigortaya gittiğinde primlerin eksik olduğunu ve yatırılmadığını öğrendiğini bu durumda kendisinin haksızlığa uğramış bulunmakta olduğunu, bu nedenle davalıların davetiye ile celb edilerek duruşma icrası ile iddiasının subut bulduğunda davalı taşeron şirkette 01.12.1983 tarihinden 01.02.1990 tarihleri arasında çalıştığı hizmet süresinin tespiti ile sigortalılık süresinin hizmetine sayılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemenin 06.11.2013 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının 01/05/1985-20/06/1987 tarihleri arasında hizmet aktine bağlı olarak 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içindedavacı, davalı Kurum vekili ve davalı ... Genel Sekreterliği tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairenin 16.01.2015 tarihli kararı ile "..1-Somut olayda; davacının, 01.12.1983-01.02.1990 tarihleri arasındaki sigortasız çalışmalarının tespiti yönünde dava açarken ... Genel Sekreterliğini de davalı olarak gösterdiği ve yargılamanın bu şekilde tamamlandığı, oysa ... Genel Sekreterliğinin tüzel kişiliği ve pasif dava ehliyeti bulunmadığı anlaşılmakla, işbu davalı yönünden husumet nedeniyle davanın reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
2-Ayrıca, davacı tarafından davalı olarak gösterilen işveren ... İnşaat Şirketinin 02.11.2001 tarihinde iflasına karar verildiği, şirket kaydının silinmesine ilişkin kararın Ticaret siciline tescil edildiği ve 16.06.2010 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayımlandığı dosya içeriğindeki belgelerle sabit olduğundan, tasfiye edilmekle tüzel kişiliği ortadan kalkan davalı şirketin davalı konumunda pasif husumet ehliyeti bulunmadığından, davacı tarafa şirketin ihyası için mehil verilerek şirketin ihyası kesinleştikten sonra yasal temsilcisinin katılımıyla yargılamaya devam edilmesi gereğinin gözetilmemesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir...." şeklindeki gerekçeyle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
Mahkemenin12.02.2020 tarihli karar ile bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda;
Tüzel kişiliği ve pasif dava ehliyeti bulunmadığından davanın ... Genel Sekreterliği yönünden husumet nedeniyle reddine,
Diğer davalılar yönünden kısmen kabulü ile
Davacının,
- 1983/03 döneminden 24 gün,
- 1984/01 döneminden 10 gün,
- 1984/02 döneminden 57 gün,
- 1984/03 döneminden 81 gün,
-1985/01 döneminden 111 gün,
-1985/02 döneminden 109 gün,
-1985/03 döneminden 101 gün,
-1986/01 döneminden 120 gün,
-1986/02 döneminden 105 gün,
-1986/03 döneminden 118 gün,
- 1987/01 döneminden 75 gün,
-1987/02 döneminden 51 gün,
-1988/01 döneminden 59 gün,
-1988/02 döneminden 7 gün olmak üzere cem'an 1028 gün hizmet akdine bağlı olarak 506 sayılı kanun kapsamında sigortalı olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine
karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde ddavacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunması üzerine Dairenin 14.10.2021 tarihli kararı ile "..1-)Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-)Davacı 01.12.1983-01.02.1990 tarihleri arasında hizmet akdine tabi olarak geçen ve davalı Kuruma bildirilmeyen çalışma sürelerinin tespitine ilişkin davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 79. ve 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesi olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur.
Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
Eldeki davada, davacının hizmet cetvelinin incelenmesinden; 01.05.1985 tarihinden önceki dönem yönünden dava dışı iş yerlerinden bildirimi bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacının 01.12.1983-01.02.1990 arası dönemde davalı nezdinde sürekli çalıştığını iddia etmesi karşısında, Mahkemece, davalı iş yeri ile bu iş yerleri arasında organik bağ olup olmadığı araştırılarak tespit edilmeli, farklı iş yerleri olduğunun tespit edilmesi halinde hak düşürücü süre değerlendirilmeli, davacının farklı iş yerlerinde çalışmadığı iddiası varsa bu hizmetlerin iptali sağlanmadan hizmet tespiti yapılamayacağından, bu durumda dava dışı diğer işveren HMK 124. maddesi gereğince davaya dahil edilmelidir.
3-)Ayrıca davacının 26.02.19 88... .05.1988 tarihleri arasında da dava dışı iş yerlerinden bildirimi bulunduğu anlaşılmakla bu dönem yönünden de Mahkemece, davalı iş yeri ile bu iş yerleri arasında organik bağ olup olmadığı araştırılarak tespit edilmeli, farklı iş yerleri olduğunun tespit edilmesi halinde hak düşürücü süre değerlendirilmelidir.
4-)Mahkemece, hüküm fıkrasında, davalı işveren tarafından bildirilen süreler dışlanmaksızın hüküm kurulması da hatalıdır. 01.05.19 85... -2. dönem arasında bildirilen sürelerin tespitinde hukuki yarar bulunmayıp çalıştığı süreler açıkça belirlenip hüküm fıkrasında infaza elverişli olacak şekilde hangi tarih aralığında kaç gün çalıştığının belirlenmesi gerekmektedir.."gerekçesiyle karar bozulmuştur.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar
Mahkemenin 20.02.2025 tarihli kararı ile davacının sigortalı olarak çalıştığı işyerlerinin farklı iş yerleri olduğu tespit edilmiş ve ayrıca davacının söz konusu iş yerlerinde sigortalı olarak çalışmadığı yönünde yapılmış bir teftiş incelemesi ve tespit söz konusu olmadığı da gözetilerek hizmet iptali konusunda ayrı bir değerlendirme yapılmasının söz konusu olmayacağına karar verilerek 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesi ve SGK kayıtları ile Mahkememizce yapılan araştırma sonucunda oluşan kanaat birlikte değerlendirildiğinde davanın ... Genel Sekreterliği yönünden husumet nedeniyle reddine, diğer davalılar yönünden ise hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı verildiğini, eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğunu, dosya kapsamında mevcut diğer yazılı delillerin nazara alınmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Mahkeme kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 13.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/15352, K. 2025/15283, 13 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama