KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/15432 E., 2025/13304 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2025
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2025/67 E., 2025/200 K.
Karar Metni
592 kelime·3 dk okuma·9 bölüm
İlk Derece Mahkemsince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 31.07.2019 tarihli yurt dışı borçlanma talebinin geçerli olduğunun tespitini talep etmiştir.
II-CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının borçlanma işlemini süresinde tamamlamadığı için borçlamanın iptal edildiğini, davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 28.04.2022 tarih, 2021/99 E., 2022/63 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin kararına süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 22.05.2024 tarih, 2022/2782 E., 2024/996 K. sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesi kararının süresi içinde davalı Kurum vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...Mahkemece, idare davanın açıldığı ve verilen görevsizlik kararı üzerine süresinde adli yargıya başvuru yapılıp yapılmadığı araştırılarak,
tespit halinde, yukarıda belirtilen ilkeler kapsamında davanın makul sürede açılmış olması karşısında talep tarihi itibariyle geçerli bir borçlanma olduğu kabul edilip buna göre bir karar verilmesi gerekirken, makul sürede adli yargıda açılmamış olduğunun tespiti halinde borçlanma işlemini başlatıp, makul sürede takip etmeyen sigortalı kusurlu bulunarak talep tarihi itibariyle geçerli bir yurt dışı borçlanmasının bulunmadığı gözetilmeli, davacının da talep etmesi halinde, dava dilekçesinin geçerli bir borçlanma başvurusu olduğunun kabulü ile dava tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat kapsamında,
davacının 4/1-b sigortalılık ve 18.10.2021 tarihinde geçerli ve yine davacı tarafından seçilecek asgari ya da azami prime esas günlük kazanç miktarı üzerinden borçlanabileceğinin tespitine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirir..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 31.07.2019 tarihli yurt dışı borçlanma talebinin geçerli olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
3.Değerlendirme
İnceleme konusu davada, davacının 31.07.2019 tarihinde borçlanma talebinde bulunduğu gönderinin, davalı Kurum kayıtlarına girmeksizin iade olduğu, davacının, 09.08.2019 tarihli dilekçesinde, 31.07.2019 tarihinde borçlanma talebinde bulunduğunu, iade gelen 31.07.2019 tarihli borçlanma talebinin kabulünü ve buna göre borçlanma işlemlerinin başlatılmasını talep ettiği, yine davacının 23.03.2021 tarihinde elektronik posta ile borçlanma işlemlerinin tamamlanmasını talep ettiği, davalı Kurumun 24.03.2021 tarihli elektronik postayla verdiği cevapla talebi reddi üzerine 19.05.2021 tarihinde idari davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davacı, davalı Kuruma 31.07.2019 tarihinde borçlanma talebinde bulunmuş, süreli olan bu borçlanma işlemini başlattığı halde makul süre içinde takip etmeyip davasını 19.05.2021 tarihinde açmıştır. Makul süre geçtiğine göre, davacı sigortalının 31.07.2019 tarihindeki borçlanma başvurusu geçersiz hale gelmiştir. Kuruma borçlanma için başvuran sigortalının, Kurumun işlem yapmaması halinde makul süre içinde işlemin iptali için dava açması gerekir. Borçlanma işlemleri başlatan ancak makul sürede takip etmeyen sigortalının kusurlu bulunduğu açıktır.
Bu durumda Mahkemece, talep tarihi itibariyle geçerli bir yurt dışı borçlanmasının bulunmadığı gözetilerek, davacının da talep etmesi halinde, dava dilekçesinin geçerli bir borçlanma başvurusu olduğunun kabulü ile dava tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat kapsamında, davacının 4/1-b sigortalılık ve 19.05.2021 tarihinde geçerli ve yine davacı tarafından seçilecek asgari ya da azami prime esas günlük kazanç miktarı üzerinden borçlanabileceğinin tespitine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirir.
VI.KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/15432, K. 2025/13304, 9 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama