KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/1582 E., 2025/3098 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1357 E., 2024/2016 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ayvacık Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/125 E., 2024/131 K.
Karar Metni
843 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının, Kültür Bakanlığına ait ....ve Onarım iş yerinde 13.08.1992 tarihinde hizmet akdine bağlı olarak çalışmaya başladığını ve işe giriş bildirgesinin de Kuruma intikal ettirildiğini, ancak dönem bordrolarının verilmediği gerekçesi ile bu çalışmasının Kurumca nazara alınmadığını belirterek, davacının 13.08.1992 tarihinde 1 (bir) gün çalıştığının ve sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu 20.05.1995 olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde, haksız ve hukuka aykırı bir şekilde açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının davanın kabulü ile davacının, Kültür ve Turizm Bakanlığı adına işlem gören .... sicil sayılı iş yerinde 13.08.1992 tarihinde (1) gün süre ile çalıştığının ve sigortalılık başlangıç tarihinin 20.05.1995 tarihi olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, eksik araştırma ile hüküm kurulduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmişlerdir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık,(1) gün süre ile sigortalı çalıştığının ve sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.
1.Davanın yasal dayanakları 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2., 6., 9., 60. maddenin (G) bendi, 79.,108. madde hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu iş yeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanunlar ile Yargıtayın yerleşik içtihatları gereğidir.
2.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada,mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
3. Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır.Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacı adına dava dışı .... ünvanlı işveren tarafından .... sicil no.lu işyerinden 13.08.1992 tarihli işe giriş bildirgesi verilmiş olduğu, işyerinin tescil bilgilerinin dosya kapsamına alınmadığı,işyerinin 1992 yılı bordrosu olmadığı belirtilerek 1993/2 ve 3. dönem bordrolarının gönderildiği,
jandarma marifetiyle yapılan komşu işyeri araştırmasında ... ve ...'in tanık olabileceğinin bildirildiği her iki kişinin de tanık olarak dinlendiği ve 1993 yılı bordrolarında yer aldıkları, dinlenen davacı tanıklarının da 1993 yılı bordrolarında sigortalı olarak bildirildikleri, öte yandan Mahkemece Kültür Bakanlığından dava konusu 1992 Ağustos ayına ilişkin puantaj kayıtları, ücret bordroları ve diğer kayıtların var olup olmadığının araştırılmadığı, böylelikle dinlenen tanık beyanları ile diğer deliller değerlendirilmek suretiyle eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
4.Buna göre, Mahkemece, iş yerinin tescil bilgileri celbedilerek bir kere daha bu iş yerinin 1992 yılında bordro verip vermediği Kuruma sorularak varsa celbedilmeli, Kültür Bakanlığından dava konusu 1992 yılında iş yerinde hangi tarihler arasında kazı işinin yapıldığı ve özellikle dava konusu 1992 Ağustos ayında kazının olup olmadığı,
işin bu tarihte yapılıyor olması halinde 1992 yılı Ağustos ayında bu kazıda çalışanların listesi,ücret bordroları, SGK'na bu kişiler adına 1992 Ağustos ayına ait yapılan aylık sigorta bildirimleri, bordro vs. celbedilmeli, Kültür Bakanlığından iş yerinde Ağustos 1992 tarihinde çalıştığı bildirilecek olan bu kişilerin SGK'dan hizmet cetvelleri ile işyerinden yapılan işe giriş bildirgeleri de celbedilerek tanık sıfatıyla dinlenmeli, böylelikle, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının iş yerinde çalışıp çalışmadığı hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VII. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/1582, K. 2025/3098, 26 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama