KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/1634 E., 2025/6053 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1022 E., 2024/2005 K.
- İlk derece mahkemesi
- Adana 1. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/337 E., 2018/542 K.
Karar Metni
524 kelime·3 dk okuma·9 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı Kurum ve dahili davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 19.03.2015 tarihinde emeklilik tahsisi için davalı Kuruma başvurduğunu, ancak Kurum'un 506 sayılı Kanun'un Geçici 81. maddesi şartları taşınmaması gerekçesi ile emeklilik tahsis talebini reddettiğini, 10.11.1963 tarihinde ... ...'un 04.03.1981-01.06.1981 tarihleri arasında vekil öğretmenlik yaptığını, istihdam eden Milli Eğitim Müdürlüğünün de vekil öğretmen atama işlemini geçerli olarak gerçekleştirdiğini belirterek davacının 1981 tarihi öncesindeki hizmetinin tespitine, emeklilik tahsis talebini reddeden işlemin iptaline, yaşlılık aylığının bağlanmasına, 19.03.2015 tarihinden itibaren biriken yaşlılık aylıklarının ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK'ya usulüne uygun olarak davetiye tebliğine rağmen cevap sunmadığı, vekilinin duruşmadaki beyanında davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi 27.11.2018 tarih ve 2018/337 Esas, 2018/542 Karar. sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 27.11.2018 tarihli kararının, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 12.09.2023 tarih ve 2021/806 Esas, 2023/1088 Karar sayılı kararı ile istinaf isteminin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 12.09.2023 tarihli kararının süresi içinde davacı, davalı Kurum ve dahili davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; somut olayda 10.11.1963 doğumlu olan davacının 18 yaşından önce, 5510 sayılı Kanun'un Geçici 54. maddesi gereğince 01.04.1981 tarihinden önce 5510 sayılı Kanun'un 4/1-c maddesi kapsamında, vekil öğretmen olarak göreve başladığı sabit olmakla, davacı yanın tahsis koşullarının incelenmesinde 18 yaş sınırının uygulanmayacağı dikkate alınmaksızın, yazılı şekilde karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesine dayalı olarak kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma sonrası Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davanın reddini karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. 2.Dahili davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davanın öncelikle hak düşürücü süreden reddi gerektiğini, husumet yönünden de davanın reddi gerektiğini, uyuşmazlık konusu döneme ilişkin davacıya ait herhangi bilgi ve belgeye rastlanılmadığını beyanla kararın bozulması istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık hizmet tespiti ve Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmamasına göre; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/1634, K. 2025/6053, 16 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama