İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/16637 K.2026/1671

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik…

Esas2025/16637Karar2026/1671Tarih18 Şubat 2026Okuma7 dk · 1.482 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2025/16637 E., 2026/1671 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Şubat 2026
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Sayısı
2021/340 E., 2023/7 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.482 kelime·7 dk okuma·8 bölüm

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili asıl ve birleşen dava dilekçesinde özetle, davacılar murisi ... ... ...'un davalılar nezdinde çalışmakta iken ... isimli mağazaya ait broşürleri dağıtırken 14.11.2014 tarihinde kalp krizi geçirmesi sonucu hayatını kaybettiği iddiasıyla eş için 1000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi, dört çocuk için 50.000,00'er TL manevi tazminatın ve 500,00 TL cenaze ve defin giderinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, İzmir 9. İş Mahkemesinin 2013/861 Esas - 2015/27 Karar sayılı kararıyla iş kazası olarak belirlendiğini, olayın iş kazası sayılması durumunda işverenin sorumluluğunun olmadığını, illiyet bağının bulunmadığını, davacılar murisinin işe başladıktan sadece saatler sonra vefat ettiğini, dağıtmak için teslim aldığı broşürlerin cenazesi yanında bulunduğunu, birkaç saatlik mesai sonucu kalp krizi ile vefatına yapılan işin sebep olmadığını, SGK kayıtlarına göre müteveffanın hayatı boyunca toplam 70 günlük primi ödendiğini, düzenli bir işte çalışmadığını,

ayrıca SGK tüm mirasçılara 109.942,47 TL gelir tesis ettiğini, bu nedenle davalı müvekkil aleyhine Karşıyaka 4. İş Mahkemesinin 2015/390 Esas sayılı dosyası ile rücu davası ikame edildiğini, davayı kabul etmediklerini, ayrıca 500,00-TL cenaze masrafı talep edildiğini, SGK'dan 363,00 TL cenaze masrafı aldıklarını, ayrıca davalı ... ile ortağı ... arasında o yıllarda adi ortaklık sözleşmesinin bulunduğunu, ...'nun da davaya dahil edilmesi gerektiğini beyan ettiğini ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı .... A.Ş. vekilinin cevap dilekçesinde, davalı ... A.Ş.'nin taraf sıfatı bulunmadığını, husumet itirazının olduğunu, davalı ... Aş ile birleşen dosyadaki davalı ......ve.... Şti. arasında davalı ... A.Ş.'nin broşürlerinin dağıtım için ... ... ... Sözleşmesinin imzalandığını, broşür dağıtma işlemi için kendi bünyesinde yapmadığını, davacıların murisi, davalı ... A.Ş. çalışanı olmadığını, asıl işveren - alt işveren ilişkisinin de bulunmadığını, davalı ... A.Ş.'nin birleşen dosyadaki davalı ... Şti.'yi davaya ihbar ettiklerini, davalı ... A.Ş.'nin kazanın meydana gelmesinde kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ....... Ltd.

Şti. vekilinin cevap dilekçesinde özetle; husumet itirazında bulunduklarını, davacıların murisi 14/11/2012 tarihinde broşür - reklam kitapçığı dağıtmak için diğer davalı olan ...'nin yanında sigortalı işe başladığını, işe başladığı ilk günün ilk saatlerde kalp krizi geçirerek vefat ettiğini, olayın iş kazası olmadığını, İzmir 9. İş Mahkemesinin 2013/861 Esas sayılı dosyası ile açılan davada davacıların murisinin geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespit edildiğini ileri sürdüğü, ancak davalı ...

Ltd. Şti.'nin taraf olmadığını, davacıların murisinin geçirmiş olduğu kalp krizi çalışma koşullarından ya da işin kendine özgü niteliklerinden kaynaklanmadığını, illiyet bağının da bulunmadığını, talep edilen manevi tazminat tutarının fahiş olduğunu, olayın meydana gelmesinde davalı ... Ltd. Şti.'nin kusuru ve ihmalinin bulunmadığını, manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... (birleşen dosyada davalı ) cevap dilekçesinde, davacıların murisinin geçirmiş olduğu kalp krizinin yapmış olduğu işle alakalı olmadığını, İzmir 9. İş Mahkemesinin 2013/861 Esas sayılı dosyasında iş kazası olarak kabul edildiğini, el ilanı dağıtım işinin yürüyerek yapıldığını, müteveffanın olay yerinde bulunan broşürlerden dağıtım işinin yapılmadığını, davacıların müteveffanın 70 gün SGK primli çalıştığını ve ev ekonomisine sağladığı katkıdan mahrumluğu ileri sürerek 350.00 TL manevi tazminat bedeli istediklerini, fırsatçı olduklarını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEME KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 21/12/2017 tarihli kararı ile sigortalının işyerinde kalp krizi geçirmesi sonucu vefat ettiği, davalıların ayrı ayrı ölüm olayının meydana gelmesinde kusurlarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince verilen kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin, 14.09.2021 tarihli kararı ile "...

Mahkemece yapılacak iş; öncelikle hüküm altına alınacak tazminat miktarlarına etkisi bakımından, aynı olaya ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından açılmış olan rücuan tazminat dava dosyasındaki kusur raporunun dosya kapsamına getirtilerek-verilen kararın kesinleşip kesinleşmediğinin gözetilerek- ... sigortalının kaza öncesi ve kaza sonrası dönemlere ait, temin edilebilen tüm tıbbi belge ve raporları dosyaya celp edildikten sonra yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda işverenden davacının şahsi sicil dosyasının da tümü getirtilerek, işverenin sigortalının periyodik sağlık muayenelerini yaptırıp yaptırmadığı,

bu muayenelerde kalp rahatsızlığı ile ilgili bir bulguya rastlanıp rastlanmadığı, şahsi dosyada "kalp rahatsızlığı" nedeniyle alınmış bir istirahat raporunun bulunup bulunmadığı, ölüm olayından önceki tarihlerde sigortalının bünyesini zorlayacak bir çalışma yaptırılıp yaptırılmadığı, olay günü sigortalıyı iş yerinde rutin dışında bir gerginlik ve stres içine sokacak bir olayın cereyan edip etmediği araştırılmak, ayrıca, kalp krizinde, kişinin yaşının, beslenme şekli ve kültürünün, genetik özelliklerinin ve bünyevi yapısının, tütün bağımlılığı, alkol kullanımı, egzersiz durumunun, cinsiyetinin de faktör olduğu,

sağlığının çeşitli faktörlerinin bir araya gelmesiyle bozulabileceği; ayrıca iş yerinde çalışma şartlarının kalp krizini tetikleyip tetiklemediği hususlarının kusurun ağırlığının değerlendirilmesinde dikkate alınacağı iş yeri hekimliği, iş gücü sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman olan bir kardiyoloğun da yer alacağı bilirkişi heyetinden iş kazası ile çalışma şekli arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı, illiyet bulunuyorsa kalp krizinin oluşumunda işverenin kusurunun bulunup bulunmadığının saptandığı,

kusuru mevcut ise kusurunun ağırlığını, kalp krizinde iş yeri koşullarının etkili olup olmadığını, sigortalının kendi bünyesinden kaynaklanan nedenlerin ne kadar etkili olduğunu ve tarafların iddia ve itiraz sebeplerinin değerlendirilmesini de kapsar şekilde tespit eden kusur raporu aldıktan sonra oluşacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir. ... " gerekçesiyle sair yönleri incelenmeksizin İlk Derece Mahkeme kararı bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Bozma sonrası Mahkememizce dosyanın iş yeri hekimi, kardiyoloji uzmanı ve iş sağlığı güvenliği uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdiine karar verilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 01/12/2022 tarihli raporda özetle; dava konusu iş kazasının meydana gelmesinde davalı ..., davalı ..., davalı ... Dağıtım .... Şti. ve davalı ... ve ....

A.Ş. ile ... ... ... ...’un atfı kabil kusurlarının bulunmadığı kanaati bildirilmiştir.

Mahkememizce meydana gelen olayın oluş biçimi, celp edilen kayıtlar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; iş kazası tarihinde 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu yürürlüğe girmediğinden dava konusu olayın, 4857 sayılı İş Kanunu ve bu Kanuna göre çıkartılan Ağır ve Tehlikeli İşler Yönetmeliğine göre değerlendirme yapılması gerektiği kabul edilmiş, buna göre kazazedenin yaptığı broşür dağıtım işinin ağır ve tehlikeli işler kapsamında yer almadığından işveren açısından işe giriş aşamasında sağlık raporu alınması zorunluluğu bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından celp edilen kazazedeye ait 01.01.2008-31.12.2013 tarihleri arasındaki muayene olduğu hastane bilgileri incelendiğinde, kazazedenin kazanın meydana gelmesinden önce ölüm ile sonuçlanan rahatsızlığına ilişkin kardiyoloji veya kalp damar cerrahi gibi bir poliklinikte tedavi kaydı bulunmadığı, diş hastalıkları, göz hastalıkları ve acil tıp muayenesi olduğu belirlenmiştir.

Öte yandan; bilirkişi raporunda belirtildiği üzere kazazede adına düzenlenmiş kayıtlı ilaç listesinde müteveffanın kalp rahatsızlığı ile ilgili ilaç kullanmadığı anlaşılmaktadır. Elde edilen bu veriler doğrultusunda ... kazazedenin ölüme yol açan rahatsızlığı hakkında evvelce bilgisi bulunmadığı değerlendirilmiş ve dolayısıyla işverenin de kazazedenin sağlık durumu ile ilgili bilgisi bulunduğunu kabul etmek mümkün görülmemiştir.

Keza iş bu husus bilirkişi raporunda da müteveffanın mağazaya ait broşürleri tekerlekli el arabası ile dağıttığı sırada geçirdiği kardiyak olay öncesinde rahatsızlığının bulunmadığı ve herhangi bir sağlık kuruluşuna başvuru yapmadığı anlaşılmaktadır biçiminde ifade edilmiştir. Müteveffanın kaza tarihinde 56 yaşında olduğu belirlenmiştir. Şahsın yaşı ve kayıtlara yansıyan sağlık geçmişine göre bu yönüyle de işverene atfedilebilecek bir kusur tespiti yapılamamaktadır.

Dosya muhteviyatında ... ... ... ...’un, rutin iş dışında aşırı iş yükü ile yorulduğuna dair bilgi, belge, delil mevcut değildir. Celp olunan CBS dosyasında alınan bilgi sahibi beyanı ve SGK Denetmeni tarafından alınan işveren beyanından kazazedenin 09:30-16:00/16:30 saatleri arasında çalıştığı değerlendirilmiş, daha uzun saatlerde çalıştığına dair bir veri sunulmamıştır.

Yine olay günü şahsın sağlığına etki edecek, kaza olayına sebep olacak tehlikeli bir işveren davranışı da tespit edilememiştir. Açıklanan çerçevede kaza olayının bünyesel faktörden kaynaklandığı sonucuna ulaşılmıştır....

Somut olayda; müteveffanın yaptığı işin niteliğine göre kaza tarihinde yürürlükteki mevzuata göre işveren açısında sağlık raporu alınması zorunluluğu bulunmaması, şahsın sağlık geçmişi, kaza tarihindeki yaşı, yaptığı işin niteliği ve olay günü kaza olayını tetikleyen herhangi bir işveren davranışı tespit edilememesine göre olayın tamamen bünyesel faktörden kaynaklandığı kabul edilmiş, dolayısıyla davalı asıl - alt işverenlerin sorumlu tutulmalarının mümkün olmadığı kanaatiyle.." asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde,karara dayanak edilen bilirkişi raporu, eksik ve yanılgılı değerlendirmelere dayalı olduğu, 57 yaşındaki sigortalıya sokak sokak dolaştırılıp broşür dağıtımı yaptırıldığı, bu durumun sağlığına olan etkisinin araştırılmadığı, yine bu işi yapan kişinin işe girmeden sağlık raporu aldırılması gerektiği, işverenlerin 6331 sayılı Kanun kapsamında yükümlülüklerini yerine getirmedikleri, bu nedenle işverenlerin kusurlu olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde belirtilen hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Açıklanan sebeple; Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgililerden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 18.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/16637, K. 2026/1671, 18 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkeme Kararı
  6. IV. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
  7. V.bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  8. V. Temyiz
  9. A. Temyiz Sebepleri
  10. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/16637
Karar No
2026/1671
Tarih
18 Şubat 2026

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/16676 K.2026/1895
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/16681 K.2026/1741
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/16682 K.2026/1341
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2025/16727 K.2026/1616
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/16760 K.2026/1841
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/16790 K.2026/1821

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.