KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/170 E., 2025/7157 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1 E., 2024/1649 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ordu 1. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/536 E., 2022/500 K.
Karar Metni
617 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı ... arasında, davacının evinin dış yüzeyinin sıvanması hususunda ... sözleşmesi yapıldığını, bu ... sözleşmesi kapsamında davalı ...'nun söz konusu sıva işini yapmak üzere diğer davalı ve kazazede ...'ü işe aldığını ve çalıştırdığını, taraflar arasındaki ilişkinin hizmet sözleşmesi olmadığını, meydana gelen kazanın da iş kazası olmadığını belirterek bu dosyada işveren olmadığının tespitine ve kazanın iş kazası olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; yaşanan olaya ilişkin Ordu 5. Asliye Ceza mahkemesi tarafından yapılan yargılamada davacı aleyhindeki mahkumiyet hükmünün kesinleştiğini, davacı aleyhine açılan tazminat davasında yaşanan olayın iş kazası ve davacının da işveren olarak kabul edildiğini, iş bu tespit davasının açılmasında herhangi bir hukuki yararın bulunmadığını, 26.09.2008 tarihinde yaşanan olaya ilişkin 03.11.2021 tarihinde açılan dava ve tespit talebinin iyi niyet ve dürüstlük ilkesi ile bağdaşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davacı ile sıva yapmak için anlaştıklarını, kaza geçiren ...'un kendi yanında çalışan olarak gelmediğini, usta olduğunu, kendisinin ve ...'un davacının işçisi olduğunu belirterek haksız ve yersiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3.Davalı Kurum vekili aşamalarda özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile,
"Somut olayda; davacı ...'ın evinin tamiratı için ... ile anlaştığı, SGK kayıtlarından ...'nun kaza tarihi olan 26.09.2008'den önce 19.09.2008 tarihinde işe giriş beyanın verildiği, 2008/9 ayında 29 gün, 2008/10. ayında 5 gün çalışmasının olduğu, taraflar arasında iş görmeye ilişkin yazılı bir akit gerçekleşmediği, ...'nun diğer davalı ...'ü işe aldığı ve çalıştırdığı, tanık beyanından malzeme tedarikinin davacı ... tarafından karşılandığı, davacı ile davalılar arasında ücret, emek ve bağımlılık unsurlarının oluştuğu, meydana gelen kazanın iş kazası olduğu, bu doğrultuda davanın reddine yönelik mahkeme kararında bir isabetsizlik olmadığı,
İlk Derece Mahkemesinin bu karar ve gerekçesinin dosya kapsamına uygun olduğu, Dairemizce de bu karar ve gerekçeye itibar edildiği" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin ... sözleşmesi olduğunu, müvekkili davacının evinin sıva işini yapmak üzere bir bedel karşılığında davalı ... ile anlaştığını, kazazede davalı ...’un diğer davalının çalışanı olduğunu, somut olayda hizmet sözleşmesinin iki asli unsuru olan zaman ve bağımlılık unsurlarının bulunmadığını, meydana gelen olayın iş kazası olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin nitelendirilmesi ve davacının işveren olmadığının tespiti ile davalı ...'ün yaralanması ile sonuçlanan olayın iş kazası olmadığının tespiti istemlerine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/170, K. 2025/7157, 29 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama