İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/18023 K.2025/17537

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından…

Esas2025/18023Karar2025/17537Tarih17 Aralık 2025Okuma11 dk · 2.176 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2025/18023 E., 2025/17537 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
17 Aralık 2025
Mahkemesi
Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Sayısı
2024/1466 E., 2025/1630 K.
İlk derece mahkemesi
(Kapatılan)Trabzon 6. İş Mahkemesi
Sayısı
2023/102 E., 2024/124 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.176 kelime·11 dk okuma·12 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde,davacının her ne kadar çırak olduğu gerekçesi ile işe giriş bildirgesindeki 25.10.1991 tarihi, SSK hizmet cetveline işlenmemiş ise de davacının meslek öğrenmek için değil, para kazanmak için işyerine gittiğinden çırak olarak kabul edilmemesi gerektiğini belirterek davacının işyerinde işe giriş tarihi olan 25.10.1991 tarihinde bir gün olarak çalıştığının tespitine karar verilmesinin talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, davalarda zamanaşımı süresinin 5 yıl olduğunu, Kurum kayıtlarında yapılan incelemede, dava konusu işyerinin 31.03.2003 tarihinde kanun kapsamından çıkarıldığının, davacının ... Mob. Dek. Ltd.

Şti. ünvanlı işyerinden işe girişinin olmadığının, aynı işverene ait 27.07.2001 tarihinde işe giriş bildirgesinin verildiğinin, davacının ... sicil numarası ile ilk defa 25.10.1991 tarihinde ...

Eğitim Merkezi Müdürlüğü işyerinde sigorta numarası aldığının ancak uzun vade primi yatırılmadığının tespit edildiğini, bir gün çalışma yapıldığının tespiti istenen tarihte davacının 18 yaşın altında olduğunu, 18 yaşından önce sigortalılık başlangıcının mümkün olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacı ...'nun (T.C. 4 51...54 ) dava dışı işyeri olan ... Mobilya Dekorasyon San. ve Tic. Ltd.Şti isimli işyerinde 25.10.1991 tarihinde çırak olarak değil, hizmet akdiyle bir gün çalıştığının, sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını ikmal ettiği 15.11.1997 tarihi olduğunun ve davacının 25.10.1991 tarihindeki 1 günlük çalışmasına ait primlerinin prim ödeme gün sayısına dahil edilmesi gerektiğinin tespitine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde, davanın zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, sigortalılık başlangıç tarihi ve hizmet tespitine yönelik davalar kamu düzenini ilgilendirdiğinden hâkimin özel bir duyarlılık göstererek delilleri kendiliğinden toplaması ve sonucuna göre karar vermesinin gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.

1.Davanın yasal dayanakları 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun 2, 3/II-B, 6 ve 60.maddenin (G) bendi, 108, 2089 sayılı Çırak Kalfa ve Ustalık Kanunu'nun 4, 5 ve16. maddesi, 3308 sayılı Çıraklık ve Meslek Eğitimi Kanunu'nun 10. maddesi, 14. maddesi, Geçici 4. maddesi hükümleridir.

506 sayılı Kanunun 108. maddesi gereğince sigortalılık başlangıç tarihinin belirlenmesine ilişkin açılan her dava, sigortalılığın saptanması istemini de içerdiğinden, aynı Kanunun 79. maddesinin onuncu fıkrası kapsamında bir günlük çalışmanın belirlenmesi davasıdır. Bu nedenle hizmet tespiti davalarındaki kanıtlama yöntem ve ilkeleri benimsenip uygulanmalı, başka bir anlatımla, sigortalılıktan söz edilebilmesi için, çalışmanın varlığı, hizmet tespiti davaları yönünden kabul edilen yöntem ve ilkelere uygun biçimde saptanmalıdır.

506 sayılı Kanun’un 2. maddesine göre sigortalılık niteliği, hizmet akdinin kurulması ve 6. madde gereğince çalışmaya başlanması ile edinilir. “Sigortalı Sayılmayanlar” başlıklı 3/II-B maddesinde; “Özel kanunda tarifi ve nitelikleri belirtilen çıraklar hakkında, çıraklık devresi sayılan süre içinde analık, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile bu Kanunun 35. maddesi hükümleri uygulanmaz.” hükmü öngörülmüştür.

Öte yandan aynı Kanunun 3/II-B maddesinde, özel kanunda tarifi ve nitelikleri belirtilen çıraklar hakkında, çıraklık devresi sayılan süre içinde analık, malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile bu kanunun 35. maddesi hükümlerinin uygulanmayacağı belirtilmiştir.

Bu kapsamda; sigortalı ile işveren arasındaki hukuki ilişkinin niteliği ve sigortalının çırak olup olmadığı belirlenirken çalışma ilişkisi irdelenmeli, çıraklık sözleşmesinde akdi ilişkinin üstün niteliğinin çalışma yerine sigortalıya bir meslek ve sanatın öğretilmesi olduğu hususu gözetilmeli, sigortalının iş yerinde üretimle ilgili çalışmalara eylemli olarak katılması ve meslek ve sanat eğitiminin ikinci plânda tutulması, bir başka anlatımla sigortalının emeğiyle iş yeri ve işverene katkıda bulunması durumlarında çıraklık ilişkisinin söz konusu olamayacağı benimsenmelidir.

05.07.1977 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 2089 sayılı Çırak Kalfa ve Ustalık Yasasının 4. maddesi çırağı, “Bu Kanuna tabi bir sanatı, o sanat için düzenlenen teorik ve pratik öğrenim programına göre o iş yerinde öğrenmek amacı ile bir çıraklık sözleşmesi ile bir işyeri sahibinin hizmetine giren kimse...” olarak tanımlamıştır. Kanunun 5. maddesine göre çırak olabilmek için 12 yaşından küçük, 18 yaşından büyük olmamak gerekir.

Kanun'un 16. maddesinde ise, işyeri sahibi veya temsilcisinin çırak adayını çalıştırmağa başlamadan önce velisi veya Kanuni mümessili ile üç örnek yazılı bir çıraklık sözleşmesi yapmaya mecbur olduğu, 20 maddesinde, sözleşmenin bir örneğinin Mahalli Çıraklık Eğitim Komitesine, derneğe kayıtlı ise ilgili derneğe veya odaya vermek ve sicil numarasını alarak sözleşmeye yazmak zorunda olduğu öngörülmüştür.

19.06.1986 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 3308 sayılı Çıraklık ve Meslek Eğitimi Kanunu'nun 10. maddesinde, çırak olabilmek için 13 yaşını doldurmuş, 19 yaşından gün almamış olmak, en az ilkokul mezunu olmak, bünyesi ve sağlık durumu gireceği mesleğin gerektirdiği işleri yapmaya uygun olmak koşullarına yer verilip, 14. maddesinde, çıraklık süresinin 3-4 yıl olduğu ve bu sürenin mesleklerin özelliğine göre ilgili kuruluşların görüşü alınarak Bakanlıkça belirleneceği kesintisiz olarak devam edeceği, Geçici 4. maddesinde ise Kanunun 25. maddesine göre sigorta primlerinin ödenmesine bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihi takip eden mali yıl başından itibaren başlanacağı, bu tarihe kadar olan sürede primlerin işyeri sahiplerince ödenmesine devam edileceği düzenlemesi yer almaktadır.

Çıraklık sözleşmesinde, akdi ilişkinin üstün niteliği çalışma olgusu değil, sigortalıya bir meslek ve sanatın öğretilmesidir. Ancak çırak, işyerinde üretimle ilgili çalışmalara bilfiil katılıyor, meslek ve sanat eğitimi arka planda tutuluyorsa, bu durumda çıraklık ilişkisinden söz edilemeyecektir.

Sözü edilen öğrencilerin sigortalı sayılmamaları, “tatbiki mahiyetteki yapım ve üretim işleri” nin gördükleri öğrenimin doğal bir gereği olmasından ötürüdür. Bir başka anlatımla, bu işler -SSK anlamında sigortalı işçilerin gördükleri iş görünümünde bulunsalar bile- belirgin olarak öğrenim çevresine girmektedir. Bu bakımdan, bu gibi durumlarda, esasen bir hizmet akdinin varlığından söz edilemeyeceği için sigortalılık niteliği edinme hali de söz konusu değildir (Mustafa Çenberci, Sosyal Sigortalar Kanunu Şerhi; Ankara, 1977 Baskı, s;130).

2.Bu açıklamalar ışığı altında inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacının 15.11.1979 doğumlu olduğu, dava dışı ... Eğitim Merkezi Müdürlüğü ünvanlı işverenin ... sicil numaralı iş yerinden 25.10.1991 tarihli işe giriş bildirgesinin verildiği, davacının işe giriş bildirge tarihinde 11 yaşında olduğu ancak ... İl Milli Eğitim Müdürlüğünden gelen belge ve bilgilere göre davacı adına ilk çıraklık sözleşmesinin 13.10.1995 tarihli olarak düzenlendiği,işvereninin ...

Mobilya San. Dek. Tic. San. A.Ş. olduğu, işveren adına sözleşmenin işveren vekili olarak ... tarafından imzalandığı, işyerinde yapılan işler olarak mobilya ve dekorasyon işlerinin belirtildiği,çıraklık sözleşmesinin davacı adına velisi ile çıraklık eğitim merkezi müdürü tarafında da imzalandığı,davacının sözleşme tarihinde 15 yaşında olduğu,ayrıca davacı adına 13.10.1995 tarihinde ...

Eğitim Merkezi Müdürlüğü ünvanlı işverenin ... sicil numaralı iş yerinden bir başka işe giriş bildirgesinin daha düzenlenmiş olduğu,davacının dava konusu ettiği ve henüz 11 yaşında olduğu 25.10.1991 tarihini içerecek şekilde düzenlenmiş bir çıraklık sözleşmesinin bulunmadığı,davacının çıraklık sözleşmesinde işveren olarak belirtilen ... Mobilya San. Dek. Tic. San.

A.Ş. adına tescilli ... sicil no.lu mobilya ve dekorasyon imalatı konulu işyeri bulunduğu ve bu işyerinin 01.05.1968-31.03.2001 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğunun bildirildiği,işyerinin 1991/1-3 arası dönem bordrolarının dosya kapsamına alındığı,dinlenen davacı ve bordro tanıklarının bir kısmının beyanlarında mobilya imalatı yapılan işyerinde, 12 yaşındaki bir çocuğun işe başladığında kendilerinin yaptığı işleri yapmasının mümkün olmadığını belirttikleri, bir kısmının ise davacının,

dava konusu tarihte işyerinde tam olarak hangi işleri yaptığını somut şekilde belirtmeden çırak olarak çalışmadığı yönünde beyanda bulundukları ve mahkemece, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.

3.Buna göre, somut olayda, davacının dava konusu 25.10.1991 tarihinde henüz 12 yaşını doldurmamış olduğu, adına ilk çıraklık sözleşmesinin 13.10.1995 tarihinde 15 yaşında iken düzenlenmiş olduğu ve yine bu tarihli adına düzenlenmiş işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, çalışılan işyeri ve çalışma koşulları ile yapılan işin niteliği birlikte değerlendirildiğinde davacının dava konusu işe giriş bildirgesi tarihinde, çırak olarak çalıştığı sabit iken, davanın reddi yerine yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur.

Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeple, 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Üye ...'ın muhalefetine karşı; Başkan ... ile Üyeler ..., ... ve ...'nun oyları ve oy çokluğuyla 17.12.2025 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY

I. TEMEL UYUŞMAZLIK

1.Çoğunluk ile aradaki temel uyuşmazlık, "Çıraklık Eğitim Merkezi Müdürlüğü nezdinde çıraklık kaydı olup, öğrencilik kaydına rastlanmayan ve 15.11.1978 doğumlu olan davacı sigortalının 25.10.1991 tarihli işe giriş bildirgesine göre bir günlük çalışmasının çıraklık kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği, sigortalının bu tarihte üretime yönelik çalışmayı ispatlayıp ispatlamadığı" noktasında toplanmaktadır.

2. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; " uyuşmazlık konusu 25.10.1991 döneminde çalışmış olan tanıkların beyanı doğrultusunda, davacının 25.10.1991 tarihinde fiili olarak üretime katkı sağlayacak şekilde, , para kazanmak maksadıyla çalıştığı anlaşılmış, davacının iddia konusu dönemde 18 yaşının altında olması nedeniyle, sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını ikmal ettiği 15.11.1997 tarihi olduğunun ve davacının 25.10.1991 tarihindeki 1 günlük çalışmasına ait primlerinin prim ödeme gün sayısına dahil edilmesi gerektiğinin" tespitine karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine ise Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

3. Kararın temyizi üzerine çoğunluk görüşü ile "somut olayda, davacının dava konusu 25.10.1991 tarihinde henüz 12 yaşını doldurmamış olduğu, adına ilk çıraklık sözleşmesinin 13.10.1995 tarihinde 15 yaşında iken düzenlenmiş olduğu ve yine bu tarihli adına düzenlenmiş işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, çalışılan işyeri ve çalışma koşulları ile yapılan işin niteliği birlikte değerlendirildiğinde davacının dava konusu işe giriş bildirgesi tarihinde, çırak olarak çalıştığı sabit iken, davanın reddi yerine yazılı şekilde karar verilmesinin isabetsiz olduğu" gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.

II. GEREKÇE

6. Sigortalılık hakkı, temel hak olan sosyal güvenlik hakkı kapsamında olup, bu haktan vazgeçilmez ve üzerinde tasarruf edilemez. Kişinin yaşının küçüklüğü de bu hakkı ortadan kaldıran bir olgu değildir. Çalışan ve üretime katkısı olan sigortalının uzun vadeli sigorta kollarından yararlanması asıldır.

7. Sosyal devlet; bireylere belirli bir sosyal güvenlik hakkı ve asgari gelir düzeyi öngören, sağlık ve refah hizmetlerinden serbestçe yararlanma ve belirli bir yaşa kadar eğitim olanağı sunan, bir takım sosyal riskleri önleyici tedbirler alan devlet anlayışıdır. Sosyal devlet olmanın bir gereği ve sonucu da, sosyal güvenlik hakkının tüm bireylere sağlanması ve güvence altına alınmasıdır. Dolayısıyla, hukuk kuralı uygulanırken anayasada güvence altına alınan en temel haklardan biri olan sosyal güvenliğin esas ilkelerinden (sosyal güvenliğinin kapsamının ve uygulama alanının kişiler ve riskler açısından genişletilmesi) hareket ederek sigortalı lehine yoruma başvurulması yanlış olmayacaktır.

8. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 1990 yılında verdiği bir kararda (Y.H.G.K 14.2.1990 E. 1989/10-391 K. 1990/83); "Kanunun çok açık olmasına karşın yine de kuşkulu bir durumun varlığı iddia edildiği taktirde şüphenin sigortalının lehine yorumlanacağı ise iş ve sosyal güvenlik hukukunun temel ilkelerindendir" diyerek bunu vurgulamıştır(Prof. Dr. ... Emine Barın, Türk Sosyal Güvenlik Hukuku’nda Sigortalı Lehine Yorum İlkesi. Internatıonal Conference On Eurasıan Economıes 2016 s: 236 vd).

9. Bir günlük hizmet tespiti istenen tarihte yürürlükte olan 2089 sayılı Çırak, Kalfa ve Ustalık Kanunu'nun 4. Maddesine göre "Bu Kanuna tabi bir sanatı, o sanat için düzenlenen teorik ve pratik öğrenim programına göre o iş yerinde öğrenmek amacı ile bır çıraklık sözleşmesi ile bir iş yeri sahibinin hizmetine giren kimseye çırak denir. Ancak, aynı maksatla veli veya vasisinin yanında çalışanlardan çıraklık sözleşmesi aranmaz". Kanun kapsamına girecek işyerlerini Çıraklık Kurulu belirleyecektir.(Mad. 2).

Çırak çalıştırmak isteyen iş yeri sahibi veya kanuni temsilcisi alacağı çırak adayları için Mahallî Çıraklık Eğitimi Komitesine 7 iş günü içinde bilgi vermekle yükümlüdür(Mad.3). Kanun veli ve vasilere ait işyerinde çalışma dışında çıraklık sözleşmesi ile çalışmayı kabul etmiştir(Mad. 16). Kanuna göre, "Çıraklık, çırağın ise alınması ile başlar. Çırağın sanatını öğrenmesi için iş üzerinde bir öğrenci gibi çalışması şarttır(Mad. 22).

III. SOMUT UYUŞMAZLIK

10. Dosya içeriğine göre davacı adına işyerinde işverence düzenlenen, aynı yıl ve serilerine ait ve davacı sigortalının kimlik bilgileri ile uyumlu işe giriş bildirgesine göre davacı ilk olarak 25.10.1991 tarihinde işe alınmıştır. İşe giriş bildirgesinde çırak olduğuna dair kayıt olduğu gibi Çıraklık Eğitim Merkezi tarafından düzenlenmiştir.

Ancak dosya içeriğinden ve bozma gerekçesine açıklandığı üzere yaklaşık 4 yıl sonra 15.10.1995 tarihinde tekrar aynı işyerinden ve aynı sicilden çırak kaydı ile yeninden işe giriş bildirgesi verilmiştir. Dinlenen tanıklar davacının 1995 yılında kalfa olduğunu bu belge için işe giriş bildirgesi verildiğini, davacının bu dönemde üretime yönelik olarak çalıştığını beyan etmişlerdir.

Gerek işveren ve gerekse bordro tanıkları davacının üretime yönelik çalıştığını da beyan etmişlerdir.

11. 25.10.1991 tarihinde 12 yaşını doldurmayan davacı sigortalının işe giriş bildirgesinde çırak kaydı ve çıraklık sözleşmesi ile çalıştırılması nedeni ile bu tarihte bir gün süre ile hizmet tespiti yapılması yerinde değildir. Bu yönden bozma görüşüne katılınmıştır.

Ancak aynı işyerinde 15.10.1995 tarihinde çıraklığı bittiği halde tekrar işe giriş kaydı çırak olarak kuruma intikal eden davacı sigortalının bu dönemde kalfa olduğu ve üretime yönelik çalıştığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Sigortalılık sorunlu ve vazgeçilmezdir. Kamu düzeni ile ilgilidir.

Davacının 15.10.1995 tarihli işe giriş bildirgesine istinaden bir günlük sigortalılığın tespitine ve 18 yaş dikkate alınarak sigorta başlangıcının 15.11.1997 olarak kabulü gerekecektir. Salt yaşından dolayı sigorta başlangıç tespiti istemeyeceğini kabul etmek, sigortalılık hakkını sınırlayıcı ve sigortalı lehine yorum ilkesini ihlal edici sonuçlara neden olacaktır. Davacı sigortalının 15.10.1995 tariihinde üretime yönelik çalıştığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

IV. SONUÇ

12. Sonuç itibari ile ikinci kez 15.10.1995 tarihinde işe giriş bildirgesi verilmesine ve üretime yönelik çalışmasına göre davacının sigortalılığının bu şekilde tespitine karar verilmesi ve ilk derece mahkeme kararının bu şekilde düzeltilerek onanması görüşünde olduğumdan çoğunluğun bozma gerekçesine katılınmamıştır.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/18023, K. 2025/17537, 17 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VII. Karar
  11. Karşı Oy
  12. I. Temel Uyuşmazlık
  13. II. Gerekçe
  14. III. Somut Uyuşmazlık
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/18023
Karar No
2025/17537
Tarih
17 Aralık 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/18028 K.2025/17551
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/18037 K.2025/17556
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/18056 K.2025/18037
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/18059 K.2025/17917
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/18067 K.2025/17416
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/18074 K.2025/16910

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.