KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/1883 E., 2025/6058 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1137 E., 2024/1493 K.
- İlk derece mahkemesi
- Konya 3. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/62 E., 2022/89 K.
Karar Metni
506 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Lübnan'da sigortalı olarak geçen hizmetlerini borçlandığını ve emeklilik şartlarını sağlayarak Kuruma yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunduğunu, Kurum tarafından Mart 2009 tarihli başvurusuna istinaden kendisine yaşlılık aylığı bağlandığını ancak sonrasında Kurumca davacının yurtdışında geçen hizmet sürelerinin iptal edildiğini belirterek, emeklilik şartlarının ortadan kalktığından bahisle yaşlılık aylığını iptal eden ve borç kaydı oluşturan Kurum işlemlerinin iptaline karar verilmesini talepleri uygun görülmediği takdirde;
davacının 15 yıl, 3600 gün ve yaş şartını sağladığı tarihi takip eden aybaşından itibaren 506 sayılı Kanun'un Geçici 81. madde C fıkrası hükmü gereği 5510 sayılı Kanun 4/1-a kapsamında yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava açmadan önce Kuruma başvuru yapıp yapmadığının araştırılması gerektiğini, eğer yapmadıysa davanın dava şartı yokluğundan reddini, hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının 24.06.2009 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu ve 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlanma yaparak 01.07.2009 tarihinden geçerli olmak üzere yaşlılık aylığı bağlandığını, Yurtdışı Sözleşmeler ve Emeklilik Daire Başkanlığının 05.03.2020 tarih, 4038800 sayılı yazısında 19.07.2019 tarih, 400565/09/SR/O1 sayılı teftiş raporuna istinaden davacıya ait borçlanma belgesinin,
09.10.2020 tarih 12132692 sayılı yazı ile Yurtdışı İşlemleri Servisine borçlanmanın geçerli olup olmadığı sorularak 16.10.2020 tarih, 12442654 sayılı yazıyla 3201 sayılı Kanun kapsamındaki borçlanması ve yaşlılık aylığının iptal edildiğini belirtmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; Kurumca yapılan işlemin yasal mevzuata uygun olduğunu, Kurum aleyhine yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/1883, K. 2025/6058, 16 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama