KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/192 E., 2025/6204 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/2945 E., 2024/2914 K.
- İlk derece mahkemesi
- Antalya 1. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/4 E., 2024/222 K.
Karar Metni
569 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesinin kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, ... komisyoncusunun 1997 Nisan ve Haziran dönemlerine ait tevkifat listesinde yer alan ...'ın davacı olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; tevkifat listesinde isim dışında kimlik alt bilgilerinin yer almaması nedeniyle kesintinin başvuruda bulunan davacıya ait olup olmadığının tespitinin yapılamadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile davanın kabulüne; ... komisyoncusunun 1997 Nisan ve Haziran dönemlerine ait tevkifat listesinde yer alan ...'ın davacı ... olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
"İlk Derece Mahkemesince yöntemince araştırma ve inceleme yapılarak sonuca gidilmiştir.
Bu kapsamda benzer kimlik bilgilerine ilişkin kimselerin nüfus kayıtları sağlanmış, beyanlarına başvurulmuştur. Bunlardan biri de avukat olup vekili aracılığı ile beyanda bulunmuştur. Anılan kimselerden hak iddiasında bulunan kimse olmamıştır.
Denetim raporu da Dairemizce dosya kapsamına alınmış olup, denetmence dinlenen kimseler de davacı iddiasını doğrulamışlardır. Komisyoncu da bunlardan biridir.
Tevkifat listesinde sadece ... ismine yer verilmemiş, bunun yanında doğum yeri olarak ... Köyü de yer almakta olup, verilen kararda belirleyici bir durumdur. Davacının tarımsal faaliyetinin varlığı yapılan araştırma ile ortaya konmuştur. Dinlenen diğer tanıklar da davacının iddiasını doğrulamışlardır. İlk Derece Mahkemesinin mernis adresinin bulunmaması sebebi ile dinleyemediğini belirttiği ... kimlik numaralı ... dahi denetmence dinlenmiş olup, bu kişinin de bir hak iddiası bulunmamaktadır.
Bu itibarla sonuç olarak; ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili özetle, Komisyoncu tarafından tevkifat listesindeki bilgilerin eksik verilmesinde ilgili mevzuat hükmü gereği davacının sorumluluğunun bulunduğunu, davacı kendi kusuru ile "Tevkifat İşlemlerinde Kullanılacak Belgeler ve Bu Belgelerde Yer Alacak Bilgiler" hususunda gerçeğe ve aranılan şekil şartlarına uygun bildirimde bulunmadığından müvekkili Kuruma atfedilebilecek herhangi bir kusurun bulunmadığını, Kurumun dava açılmasına sebebiyet vermediğinden vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, teslim edilen tarımsal ürün bedellerinden yapılan ve 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalılığına esas olan prim kesintisinin aidiyetinin tespitine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/192, K. 2025/6204, 17 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama