KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/19375 E., 2026/456 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Şubat 2026
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1579 E., 2025/2402 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 25. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/154 E., 2024/125 K.
Karar Metni
508 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı, davalı Kurum ve davalı .... ... Ltd. Şti. vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davacının 24.11.2013 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, davacı iddiasıyla ilgili Kurum denetmenliği tarafından düzenlenen 29.03.2019 tarihli rapor ile davacının anılan iş yerinde iddia ettiği çalışmaları ile ilgili tesbit yapılamadığının belirtildiğini, Kurum işlemlerinde hata bulunmadığını, davanın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... İnş. ... A.Ş. vekili, husumet itirazında bulunduklarını, davacı ile müvekkili şirket arasında herhangi bir işçi işveren ilişkisi bulunmadığını, davacının çalıştığını iddia ettiği projede işverenlerin ... ve ... İnşaat olduğunu, Ankara 11. İş Mahkemesinin 2016/586 Esas sayılı dosyasına da sunulan belgelerden anlaşılacağı üzere davacının çalıştığını iddia ettiği projenin yüklenicisinin sadece ... olduğunu, müvekkilinin sorumluluğu olmadığını, husumet yöneltilemeyeceğini ileri sürerek davanın öncelikle husumet yönünden aksi halde esastan reddini talep etmiştir.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... İnşaat ve Ticaret ... Şirketine karşı açılan davanın reddine, davalı ... ...Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine karşı açılan davanın kabulü ile davacının davalı ... adına kayıtlı ... sicil numaralı iş yerinde çalışmakta iken 24.11.2013 tarihinde maruz kaldığı kazanın 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesi uyarınca iş kazası olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı Kurum ve davalı ... İnş. Mob. ... Ltd. Şti. vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı, davalı Kurum ve davalı ... İnş. Mob. ... Ltd. Şti. vekillerinin istinaf talebi esastan reddedilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, davalı ... İnş. Tic. A.Ş.'nin asıl işveren olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı Kurum vekili, yeterli inceleme yapılmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı .... ... Ltd. Şti. vekili, olayın iş kazası olmadığını, davalı ... İnş. Tic. A.Ş.'nin asıl işveren olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazası olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı, davalı Kurum, davalı .... ... Ltd. Şti. vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/19375, K. 2026/456, 2 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama