İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/20151 K.2026/1360

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı ve davalılar ... ... A.Ş. ile ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne…

Esas2025/20151Karar2026/1360Tarih12 Şubat 2026Okuma11 dk · 2.149 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2025/20151 E., 2026/1360 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Şubat 2026
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi
Sayısı
2025/1649 E., 2025/1469 K.
İlk derece mahkemesi
İstanbul Anadolu 26. İş Mahkemesi
Sayısı
2018/152 E., 2023/124 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.149 kelime·11 dk okuma·10 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı ve davalılar ... ... A.Ş. ile ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; sigortalının 22.01.2014 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.

II. CEVAP

1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle şantiye şefi ve yapı denetim firmalarının da sorumlu olduğunu, davacının gerçekte müvekkilin işçisi olmadığını, piyasada götürü usul denilen, hukuki olarak eser akdi olarak değerlendirilebilecek bir anlaşma neticesinde iş yaptıklarını, ancak davalının müteahhitlik belgesi ve yeterliliği olmadığı için aynı zamanda arsa sahibi olan müvekkili bünyesinde sigortalı olarak gözüktüğünü, davada kusur ve illiyet bağı şartları da bulunmadığını, kazanın meydana gelmesinde müvekkilin fiili olarak kusuru olmadığı gibi olaya dahili de bulunmadığını, davanın bizzat eylemi yapan/yol açan kişilere yöneltilmesi gerektiğini, öncelikle davanın taraf ve husumet yönünden reddini, neticede tüm sonuçları ile reddi gerektiğini savunmuştur.

2.Davalı ... ... ve.... A.Ş. ile davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu kazanın oluşumunda tek sorumlunun davacı olduğunu, davacının 30 yıldır bu işi yapmakta olup çok tecrübeli olduğunu, ancak beton dökme hortumunu iyi tutamadığından dolayı hortumun salınım yaptığını ve davacının yaralandığını, dikkatsizliğinin kazaya neden olduğunu, ...'in herhangi bir kusuru olmadığını, iş yerinde sorumlu olan dava dışı kişinin de davaya dahili gerektiğini herhangi bir kast ve kusuru olmayan, üzerine düşen tüm sorumlulukları yerine getiren müvekkillere karşı bir kusur atfedilmesinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 14.02.2023 tarihli ve 2018/152 E., 2023/124 K. sayılı kararında özetle;

1-Davacının asıl dava yönünden;

a-Maddi tazminat talebinin kabulü ile

1.580.271,44-TL maddi tazminatın, kaza tarihi olan 22.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

Bakıcı gideri talebinin kısmen kabulü ile 1.053.683,14-TL'nin kaza tarihi olan 22.01.2014 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

b-Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile

100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 22.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,

2-Davacının birleşen dava (İstanbul Anadolu 8. İş Mahkemesi 2022/681 Esas) yönünden davası yönünden;

a-Maddi tazminat talebinin kabulü ile

1.359.841,96-TL maddi tazminatın, kaza tarihi olan 22.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

Bakıcı gideri talebinin kısmen kabulü ile 891.781,63-TL'nin kaza tarihi olan 22.01.2014 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin 14.02.2023 tarihli ve 2018/152 E., 2023/124 K. sayılı kararına karşı davacı ve davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 07.03.2024 tarih ve 2023/856 E., 2024/406 K. sayılı kararı ile davacının davalılardan ...'a ait inşaat iş yerinde kalfa olarak çalışırken 22.01.2014 tarihinde inşaatın 3. kat zemin betonu dökülürken davacının inşaatın zeminine beton pompasından beton dökülmesini sağlayan beton pompasına ait olan hortumu tuttuğu esnada pompa operatörü davalı ...'ın uzaktan kumanda ile beton pompasını çalıştırdığı ve hortumun salınım yaparak davacıya çarptığı,

davacının bu şekilde yaralandığı, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından olayın 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesine göre iş kazası olduğunun tespit edildiği, SGK ... İl Müdürlüğü Bölge Sağlık Kurulunun 09.04.2015 tarihli kararına göre davacının iş göremezlik derecesinin %100 olduğu, SGK ...

İl Müdürlüğünce hazırlanan raporda kazanın oluşumunda davalı işveren ...'in %60, davacının %20, davalı şirketin işçisi davalı ...'ın ise %20 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, Mahkemece alınan bilirkişi heyet raporunda da aynı oranların gösterildiği, Mahkemece kusura ilişkin olarak alınan 26.03.2022 tarihli bilirkişi heyet raporunun olayın oluşuna uygun ve denetime elverişli olduğu, Ceza Mahkemesinde yapılan kusur incelemesinin suça yönelik olduğu,

SGK tarafından açılan rucu davasında da yargılama usul esasların farklı olup eldeki iş kazasına yönelik dava için bağlayıcılığı bulunmadığı gibi söz konusu rapordaki kusur oranlarının da eldeki kabule göre sorumluluğu değiştirmediği (karar gerekçesinde bahsedilen 18.10.2021 tarihli kusura yönelik raporun rücu davası sırasında alındığı ancak Mahkemece, 26.03.2022 tarihli kusur raporuna itibarla sonuca gidildiği) anlaşıldığı, maddi zarar hesabına yönelik bilirkişi raporunda da hata olmadığı,

davacının bilinen dönem için tespit edilen ücretinin davacı iddiası, tanık anlatımları dikkate alındığında ... verilerine göre belirlenmesinin dosya kapsamına uygun bulunduğu, davacının 16.10.2014 tarihinde işten çıkışının gösterilmesi karşısında davalı işveren ... tarafından yapılan ödemelerin, ödeme miktarları da göz önüne alınarak, çoğunluğunun iş göremezlik döneminde yapılması (25.02.2014-12.12.2014 tarihleri arasında) karşısında ve vicdani nedenlerle yapılan ödemelerin mahsuba konu olamayacağı dikkate alınarak, tazminattan indirime gidilmemesinin yerinde bulunduğu,

yine güncel Yargıtay kararları gözetildiğinde Mahkemece, hesaplanan bakıcı giderinden takdiri indirim yapılmasının ve oranının yerinde bulunduğu, davacının maluliyet oranı, kusur durumu, kaza tarihi, sosyal ekonomik durum ve olayın oluş şekli itibari ile hükmedilen 100.000,00 TL manevi tazminat miktarının az olduğu manevi tazminat miktarı yönünden yukarıdaki ilkeler gözetilerek, 350.000,00 TL olacak şekilde yeniden hüküm tesis edildiği gerekçesiyle;

A-Davalı ... vekili ile davalı ... ... ve.... A.Ş. ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine,

B-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne,

C-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1,b-2. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına,

D-1-Davacının asıl dava yönünden;

a-Maddi tazminat talebinin kabulü ile

1.580.271,44-TL maddi tazminatın, kaza tarihi olan 22.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

Bakıcı gideri talebinin kısmen kabulü ile 1.053.683,14-TL'nin kaza tarihi olan 22.01.2014 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

b-Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile

350.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 22.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,

2-Davacının birleşen dava (İstanbul Anadolu 8.İş Mahkemesi 2022/681 Esas) yönünden davası yönünden;

a-Maddi tazminat talebinin kabulü ile

1.359.841,96-TL maddi tazminatın, kaza tarihi olan 22.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

Bakıcı gideri talebinin kısmen kabulü ile 891.781,63-TL'nin kaza tarihi olan 22.01.2014 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

Bölge Adliye Mahkemesinin 07.03.2024 tarih ve 2023/856 E., 2024/406 K. sayılı kararının süresi içerisinde davacı ve davalılar ... ... A.Ş. ile ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 04.03.2025 tarih ve 2024/15843 E.-2025/3284 K. ile "... manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının kesinlik nedeniyle reddine, maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; ...Somut uyuşmazlıkta.

Mahkemece aldırılan 03.06.2022 tarihli hesap raporuna davacı vekilinin itiraz etmediği, davacı vekilinin bu hesap raporunu kabul ettiği ve bu hesap raporu doğrultusunda maddi tazminat alacağı yönünden talep artırım dilekçesi sunduğu gözetildiğinde, bahse konu 03.06.2022 tarihli hesap raporundaki verilerin davalı taraflar lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğunun anlaşılması karşısında davalı taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış hak ihlali olacak şekilde işlemiş dönemin ileri çekildiği, asgari ücret artışlarının yansıtıldığı 20.02.2023 tarihli hesap raporunda hesaplanan maddi zararların hükme esas alınması hatalı olmuştur...

Yukarıda yapılan açıklamalar ile somut olaya ilişkin maddi ve hukuki olgular bir arada değerlendirildiğinde. TBK’nın 51. ve 52. maddelerinde belirtilen durumların gerçekleşmesi hâlinde ancak hâkim tarafından tazminattan indirim yapılabileceği, bu maddelere göre yapılacak indirimin de kusur, zarar görenin zararının artmasına neden olması gibi somut, takdire dayanmayan verilere dayanması gerektiği,

ölüm nedeniyle uğranılan zararlarda ve bedensel zararlarda 55. madde ile açık biçimde hakkaniyet düşüncesiyle indirime gidilemeyeceği açıkça düzenlendiği dikkate alındığında zarar görenin aile bireylerinin zarar veren lehine sorumluluğu ve yükümlülüğü olmayacağı gibi zarar verenin sorumluluğunu haksız fiil failine hizmet eder şekilde aile bireylerine yüklemek de doğru değildir.

Her ne kadar toplum aile içi bakım dayanışmasını ahlaki ödev olarak görse de bu durumun zarar sorumlusu lehine yorumlanması mümkün değildir. Bu nedenlerle Mahkemenin aile içi bakım ve dayanışma nedeniyle bakıcı giderinden hakkaniyet indirimi yapılmasını belirten kararı hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

Bu açıklamalar doğrultusunda özetle Mahkemece yapılacak iş; temyiz eden davalı taraf lehine oluşan usuli kazanılmış hakların gözetilmesi suretiyle, 03.06.2022 tarihli hesap raporunda belirlenen maddi zarar ile bakıcı gideri alacağını esas almak, iş bu raporda belirlenen bakıcı giderinden hakkaniyet indirimi yapılmaksızın hüküm kurmaktan ibarettir." gerekçeleriyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Dairece bozma ilamına uyularak 03.06.2022 tarihli hesap raporunda belirlenen maddi zarar ile bakıcı gideri hesabının esas alındığı, hesaplanan bakıcı giderinden indirim yapılmayarak asıl ve birleşen davada hüküm kurulduğu, temyiz yoluna başvuran davalılar ... ... ve.... A.Ş. ve ... yönünden bozma ilamında açıklanan usuli kazanılmış hak nedeniyle birleşen davanın reddine karar verildiği gerekçesiyle;

1-Asıl dava yönünden;

A-Maddi tazminat talebinin kabulü ile

1.580.271,44-TL maddi tazminatın, kaza tarihi olan 22.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

Bakıcı gideri talebinin kabulü ile 1.317.103,92-TL'nin kaza tarihi olan 22.01.2014 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

B-Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile

350.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 22.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,

2-Birleşen dava (İstanbul Anadolu 8.İş Mahkemesi 2022/681 Esas) yönünden;

A-Davalılar ... ... ve.... A.Ş. ve davalı ...'e yönelik davanın reddine

B-Davalı ... yönünden maddi tazminat talebinin kabulü ile

1.359.841,96-TL maddi tazminatın, kaza tarihi olan 22.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine,

Bakıcı gideri talebinin kabulü ile 1.114.727,04 TL'nin kaza tarihi olan 22.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

VI.TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle;

a.İlk derece yargılaması aşamasında maddi tazminat hesabına yönelik hazırlanan bilirkişi raporlarına itiraz edilmemesinin davalı lehine usuli kazanılmış hak oluşturmasına yönelik bozma ilamının hukuka ve kamu düzenine aykırı olduğunu,

b.Dairenin 2024/15843 E. ve 2025/3284 K. sayılı ilamıyla huzurdaki davanın manevi tazminat yönünden kesinleştiğini, ancak İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 28. Hukuk Dairesinin 2025/1649 Esas, 2025/1469 Karar sayılı ilamıyla manevi tazminat hakkında yeniden hüküm kurulduğunu ve daha önceki karara nazaran aleyhlerine daha fazla vekalet ücreti takdirine karar verildiğini, halihazırda kesinleşmiş olan manevi tazminat istemi yönünden yeniden hüküm kurulmasının ve aleyhe daha fazla vekalet ücreti ve yargılama gideri takdir edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bir an için manevi tazminat hükmünün kesinleşmediği düşünülüyorsa manevi tazminat taleplerinin tam kabulüne karar verilmesini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalılar ... ... ve.... A.Ş. ve ... vekili temyiz dilekçesinde özetle;

a.Mahkemece alınan kusur raporunun hatalı olduğunu, kazanın oluşumunda davalı şirket ile şirket çalışanına kusur yüklenmesinin hukuka aykırı olduğunu, şirketin müşteri talebine göre sahaya beton dökmekle görevli olduğunu, beton operatörünün işleme başlamadan önce deneme amaçlı beton döktüğünü ve bir sorun yaşanmadığını, kaza esnasında davacının başında beratin olmadığını, davacının işvereni olan diğer davalı ile davacının kusurlu olduğunu, davacının kalıp ustası olup beton hortumu tutma işini yapmasının da hatalı olduğunu, bu nedenle davacıya atfedilen kusur oranının hatalı olduğunu,

davacının işi de dikkatsizce yaptığından kazanın oluştuğunu, beton dökme işi öncesinde gerekli kontrol ve temizliğin yapıldığını, Mahkemece gerekçede açıklanan ve kendilerine yüklenen %45 kusur oranının da bilirkişi raporlarında yer almadığını, ayrıca Ceza Mahkemesi kusur raporu ile başka Mahkemede görülen davadaki kusur raporlarının değerlendirilmediğini ve raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini, SGK ca yapılan ödemelerin faiziyle mahsubu gerektiği gibi rücuan tazminat davasının da beklenmesi gerektiğini,

b.Davacının işvereni tarafından yapılan ödemelerin de mahsubu gerektiğini, c.Ücrette kayıtlar yerine ... verilerinin dikkate alınmasının hatalı olduğunu, d.Gerçekleşen olayda şirketin kusuru olmadığından aleyhe manevi tazminata hükmedilmesinin de hatalı olduğunu, e.Birleşen dava dosyasında reddedilen kısımlar yönünden maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının tazminat istemine ilişkindir.

1.Manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; a.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanunun 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. b.6100 sayılı HMK'nın 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır.

c.Dosya içeriğine göre, temyize getirilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırının altında bulunduğu anlaşılmakla temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir. 2. Maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde belirtilen hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı ve davalılar ... ... A.Ş. ile ... vekillerinin manevi tazminata yönelik temyiz dilekçelerinin kesinlik nedeniyle REDDİNE, 2.Davacı ve davalılar ... ... A.Ş. ile ... vekillerinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Temyiz yoluna başvuru harcı ve aşağıda yazılı temyiz harcının ilgili davacıdan alınmasına, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgili davalılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/20151, K. 2026/1360, 12 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  8. A. Bozma Kararı
  9. Vı.temyiz
  10. A. Temyiz Sebepleri
  11. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  12. VII. Karar
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/20151
Karar No
2026/1360
Tarih
12 Şubat 2026

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/20210 K.2026/1309
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/20226 K.2026/770
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/20229 K.2026/840
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/20256 K.2026/1538
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/20257 K.2026/1561
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/20352 K.2026/1272

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.