İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/2145 K.2025/7670

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ...…

Esas2025/2145Karar2025/7670Tarih7 Mayıs 2025Okuma7 dk · 1.484 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2025/2145 E., 2025/7670 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Mayıs 2025
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Sayısı
2024/274 E., 2024/411 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.484 kelime·7 dk okuma·14 bölüm

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının babası ...'ın 04.04.2003 tarihinde vefat ettiğini, eşinden aldığı aylığın yanı sıra ölen babasının ölüm tarihinden itibaren hem babasının hem de eşinin maaşlarına hak kazandığını, buna rağmen davalı Kurumca yalnızca eşinden dolayı dul aylığı bağlandığını, oysa davacının muris babası ...'ın da maluliyet geliri ile emekli aylığı aldığını, ancak davacıya eşinden almakta olduğu dul aylığı sebebiyle bu aylık ve gelirin davacıya bağlanmadığını,

davalı Kurumun 02.07.2011 tarihli cevabı ile talebinin reddedildiğini belirterek babasından dolayı ölüm aylığına ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla babası ...'dan meslek hastalığı sebebiyle gelir bağlanmasını, 02.07.2011 tarihinden itibaren bağlanması gereken maaştan fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10,00 TL'sinin ölüm tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; hem eşinden hem de ana-babasından aylığa hak kazanan kız çocuklarına yüksek olan aylığın ödenmesine ilişkin hüküm gereğince Kurum işleminin yerinde olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 24.11.2015 tarihli kararı ile davacının davasının kısmen kabulü ile davacının babasından dolayı ölüm geliri bağlanmasına ilişkin talebinin reddine dair Kurum işleminin iptali ile davacının babası ...'dan dolayı 01.10.2008 tarihinden itibaren ölüm geliri bağlanması gerektiğinin tespitine, tarafların ortak talebi doğrultusunda 10,00 TL'lik eda talebinde ise davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. İlk Bozma Kararı

Mahkemenin 24.11.2015 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairece; "... Eldeki davada ise, davacının talebinin açıkça 02.07.2011 tarihinden itibaren ölüm geliri bağlanmasına yönelik olmasına rağmen, mahkemece daha önceki bir tarih olan 01.10.2008 tarihinden itibaren gelire hak kazanıldığına dair karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

2-10.11.1994 tarihinde vefat eden 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olan eşi üzerinden ölüm geliri ve ölüm aylığı alan davacının, babası...’in 04.04.2003 tarihinde vefatından sonra bu davayı açtığı anlaşılmış, ölüm geliri bakımından, davanın yasal dayanağı, 5510 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi delaletiyle 506 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesi olup, anılan maddede,

iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün %50 veya daha fazlasını kaybederek sürekli iş göremezlik geliri almakta iken ölenlerin de ölümün maluliyete esas olan iş kazası veya meslek hastalığına bağlı olup olmadığına bakılmaksızın hak sahiplerine gelir bağlanacağı hükme bağlanmıştır.

Ne var ki davacının babası...’in meslek hastalığı nedeniyle kazanma gücü kaybının %44 olarak belirtilmesi karşısında, 506 sayılı Kanun kapsamında davacıya ölüm geliri bağlanması için yasal şartların gerçekleşmediği anlaşılmaktadır.

Diğer taraftan, bazı maddeleri dışında 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un 20/3 maddesinin "İş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünü % 50 oranının altında kaybetmesi nedeniyle sürekli iş göremezlik geliri bağlanmış iken ölenlerin, ölümün iş kazası veya meslek hastalığına bağlı olmaması halinde sigortalının almakta olduğu sürekli iş göremezlik geliri, 34 üncü madde hükümlerine göre hak sahiplerine gelir olarak bağlanır.” hükmü karşısında, sigortalılar lehine yapılan bu düzenleme nedeniyle,

davacının bu madde ve 5510 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesindeki hükümlere göre ölüm gelirine müstahak olup olmadığı hususunun irdelenmesi gerekli olup, anılan 34 üncü maddede sigortalının evli olmayan, boşanan, dul kalan kızlarına ölüm aylığı bağlanabilmesi,

bu Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmama veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olma koşullarına bağlanmış, aynı şekilde “Aylık ve gelirlerin birleşmesi” başlıklı 54 üncü maddede ise bu Kanuna göre bağlanacak aylık ve gelirlerin birleşmesi durumunda, hem eşinden, hem de ana ve/veya babasından ölüm aylığına hak kazananlara, tercihine göre eşinden ya da ana ve/veya babasından bağlanacak aylığının bağlanacağı hüküm altına alınmıştır.

Eldeki davada, davacının 5510 sayılı Kanun'un 34 üncü ve 20/3 üncü maddeleri kapsamında babası üzerinden ölüm gelirine müstahak olduğu anlaşılmakta ise de, bu kez de, 5510 sayılı Kanun kapsamında bağlanması gereken aylıklar bakımından geçici 7 nci maddede yer alan hükümlerin dikkate alınması gereklidir.

Bu nedenle, 5510 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi gereğince “Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce birden fazla dosyadan gelir veya aylık alınması ve Kanunun yürürlük tarihinden sonra yeni dosyadan gelir veya aylık alınmasına hak kazanılması durumunda yeni bağlanacak dosyadaki gelir ve aylık miktarı da dâhil olmak üzere mukayese yapılarak en düşük miktarlı dosya kapsamdan çıkarılır.” hükmünün değerlendirilmesi ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

Mahkemece açıklanan hususlar çerçevesinde, davacının talebinin gözetilmesi ile davanın yasal dayanağının 5510 sayılı Kanun'un 34 ve 20/3 üncü maddesi olduğunun dikkate alınması ile aynı yasa kapsamında bağlanacak olan aylık nedeniyle 54 üncü madde ve geçici 7 nci madde hükümlerinin de dikkate alınarak bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı değerlendirme ile karar tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir." gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar

Mahkemenin 15.04.2021 tarihli kararı ile davacının davasının kısmen kabulü ile davacının babası ...'ın meslek hastalığı sürekli maluliyeti %44 olup sürekli iş göremezlik geliri almakta iken 01.10.2008 tarihinden önce (04.04.2003) ölmesi nedeniyle sağlığında almakta olduğu iş bu sürekli iş göremezlik gelirinin 5510 sayılı Kanun'un 34. maddesi ve 54. maddesi ve geçici 7. maddesi dikkate alınarak 5510 sayılı Kanun'un 55/2 fıkrasındaki güncelleme işlemi yapılarak davamız davacısına 02.07.2011 tarihinden itibaren gelir olarak bağlanması gerektiğinin tespitine, tarafların ortak talebi doğrultusunda 10,00 TL'lik eda talebinde ise davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

C. 2. Bozma Kararı

Mahkemenin 15.04.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairece "...Eldeki davada ise, bozmaya uyulmuş ise de, bozma gereklerinin yerine getirildiğinden bahsedilmesi mümkün görünmemektedir.

Hükmüne uyulan bozma ilamı ve usuli kazanılmış hak gereği ile birlikte özellikle 5510 sayılı Kanun'un “Aylık ve gelirlerin birleşmesi” başlıklı 54 üncü maddesindeki “bu Kanuna göre bağlanacak aylık ve gelirlerin birleşmesi durumunda, hem eşinden, hem de ana ve/veya babasından ölüm aylığına hak kazananlara, tercihine göre eşinden ya da ana ve/veya babasından bağlanacak aylığının bağlanacağı” hükmünün dikkate alınması suretiyle davacı bakımından yapılacak değerlendirme sonucuna göre bir karar verilmesi tesisi gereğinin gözetilmemesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir." gerekçesiyle Mahkemece verilen karar bozulmuştur.

D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar

Mahkemenin 23.05.2023 tarihli kararı ile davacı 5510 sayılı Kanun ile birlikte babasından ve eşinden maluliyet aylığı (ölüm geliri) almaya hak kazandığı, ancak aynı Kanun'un 54 ve geçici 7. maddesi uyarınca bunlardan birini talep edebileceği, üç farklı aylık veya gelirin aynı anda söz konusu olduğu bir durumda bunlardan en küçük olanının kapsamdan çıkacağı, davacının eşinden ölüm aylığı, babasından ölüm geliri almakta olması ve eşinden alabileceği ölüm gelirinin babasından almakta olduğu ölüm gelirinden daha düşük olması nedeniyle 5510 sayılı Kanun'un geçici 7. maddesi uyarınca eşinden de ölüm geliri bağlanmasının mümkün olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

E. 3. Bozma Kararı

Mahkemenin 23.05.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairece "Dairenin 24.11.2015 tarihli ilk bozma ilamı gereği yapılan yargılama sırasında davalı Kurum tarafından düzenlenen 16.03.2021 tarihli yazı içeriği ile davacının 10.11.1994 tarihinde dul kalması sebebiyle babasından 18.06.2012 tarihli tahsis talebine istinaden 28.09.2008 tarihinden itibaren 9/77289 sayılı tahsis dosyasından ölüm geliri bağlandığının ve gelirlerin ödenmesine devam edildiğinin bildirilmesi,

gerekse Dairenin 28.02.2024 tarihli 2023/88836 Esas, 2024/1949 Karar sayılı geri çevirme ilamı sonrası dosyaya eklenen 21.05.2024 tarihli Karaelmas Sosyal Güvenlik Merkezi yazısında davacının eşinden gelir almakta iken, gelir tercihinde bulunduğundan gelirinin 05.12.2017 tarihinde kesilerek babasından tarafına 9430077289 tahsis numaralı dosyadan gelir bağlandığının bildirilmesi karşısında, davacının dava dilekçesindeki talebinin de babası ...'dan meslek hastalığı sebebiyle gelir bağlanmasına ilişkin olduğu gözetildiğinde Mahkemece,

Kurum tarafından ihtilafın sona erdirilmiş olup olmadığı araştırılarak davanın konusuz kalıp kalmadığı gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir." gerekçesiyle Mahkemece verilen karar bozulmuştur.

F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Dördüncü Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasının konusuz kaldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davanın açılmasına Kurumun sebebiyet vermediğini, davanın açıldığı tarihte konusuz kalmasına gerektiren bir durum olmadığını, bu nedenle Kurum aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davanın reddi gerektiğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, aksine Kurum işlemlerinin iptali ile 02.07.2011 tarihinden itibaren vefat eden babasından ölüm geliri bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

07.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/2145, K. 2025/7670, 7 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. A. İlk Bozma Kararı
  8. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
  9. C. 2. Bozma Kararı
  10. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar
  11. E. 3. Bozma Kararı
  12. F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Dördüncü Karar
  13. V. Temyiz
  14. A. Temyiz Sebepleri
  15. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  16. VI. Karar
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2145
Karar No
2025/7670
Tarih
7 Mayıs 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2025/2146 K.2025/3551
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/2146 K.2025/2618
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2025/2146 K.2025/7427
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2025/2147 K.2025/7165
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/2148 K.2025/8093
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2025/2148 K.2025/6847

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.