KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/2154 E., 2025/15638 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Kasım 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1474 E., 2024/1811 K.
- İlk derece mahkemesi
- ... İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/575 E., 2023/276 K.
Karar Metni
491 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmek ve de duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 18.11.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü murafaalı temyiz eden davacı adına Avukat ... ile davalı adına Avukat ... geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun 40. ve Yargıtay İç Yönetmeliği’nin 18. maddeleri uyarınca yapılan ön incelemede; Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından temyiz edildiği; temyiz dilekçesinin davalı vekiline tebliğ edilmesinden sonra adı geçen davalı vekilinin 21.01.2025 tarihli temyize cevap dilekçesi ibraz ettiği, dilekçede müvekkilinin kusursuz olduğu, kaçınılmazlık ilkesinin değerlendirilmesi gerektiği hususlarının da ileri sürüldüğü, bu dilekçe ile temyiz harçları da yatırılmadığı belirlenmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 366. maddesinin yollaması ile temyizde de uygulanan 348. maddesine göre istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, vereceği cevap dilekçesi ile istinaf yoluna başvurabilir. İstinaf yoluna asıl başvuran taraf, buna karşı iki hafta içinde cevap verebilir.
Somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından temyiz edildiği; temyiz dilekçesinin davalı vekiline tebliğ edilmesinden sonra adı geçen davalı vekilinin 21.01.2025 tarihli temyize cevap dilekçesi ibraz ettiği, dilekçede müvekkilinin kusursuz olduğu, kaçınılmazlık ilkesinin değerlendirilmesi gerektiği hususlarının da ileri sürüldüğü anlaşıldığına göre, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinden 21.01.2025 tarihli dilekçelerinin katılma yoluyla temyiz dilekçesi olup olmadığının sorularak, dilekçenin hukuki niteliğinin tereddüte yer bırakmayacak şekilde kesin olarak tespit edilmesi gerekir.
21.01.2025 tarihli dilekçenin katılma yoluyla temyiz dilekçesi niteliğinde olduğunun anlaşılması halinde mahkemece 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 32. maddesi uyarınca; yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılmayacağı hükmünü ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 344. maddesi hükümlerini göz önünde bulundurulmak suretiyle;
a) Temyiz harçlarının bir haftalık kesin süre içerisinde tamamlanması, aksi hâlde temyiz başvurusundan vazgeçmiş sayılacağı hususunun katılma yoluyla temyiz yoluna başvuran tarafa yazılı olarak bildirilmesi,
b) Verilen kesin süre içinde temyiz harçları tamamlanmadığı takdirde temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilerek ilgilisine tebliğ edilmesi, tebliğ tarihinden itibaren bir hafta içinde temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına dair bu ek kararın temyiz edilmesi durumunda ise temyiz harç ve giderleri de yatırıldıktan sonra dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Daireye gönderilmesi gerekir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/2154, K. 2025/15638, 18 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama