KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/2203 E., 2025/10167 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/2397 E., 2024/2763 K.
- İlk derece mahkemesi
- Antalya 2. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/72 E., 2024/42 K.
Karar Metni
552 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı işveren yanından 10.10.2015-02.10.2016 tarihleri arasındaki kesintisiz çalışmalarının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özet olarak; davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının iş yerinde 01.04.2013 ile 31.01.2015 tarihleri arasında devamlı olarak çalıştığını, iş akdini kendi yazılı dilekçesi gereğince emekliliği dolayısıyla 08 kodu ile feshettiğini, davacının sigortaya bildirilen bu süreler dışında 2015 Ekim ve 2016 Ekim arası dönemde hiçbir çalışması bulunmadığını, davacının 02.10.2016 tarihinde, 13.08.2020 tarihinde Kurumda belirli süre çalıştığını, sigorta giriş çıkış bildirgelerinde bu hususun görüleceğini,
belirtilen tarihler arasında işletme nezdinde çalışmaya başlayan davacının tüm çalıştığı dönemlerinde hizmetlerinin kuruma bildirildiğini ve primlerinin de eksiksiz olarak yatırıldığını, davalı işletmeye 13 Ağustos 2020 tarihinde Antalya ....
Noterliğinden 19192 no.lu yevmiye numarası ile göndermiş olduğu ihtarnamede davacının açıkça hangi tarihleri arasında çalıştığını belirttiğini, ihtarnamenin ilk satırında "02.10.2016 tarihinden itibaren işletmenizin bünyesinde bulunan .. ... Bulvarı seyir terası cafe ünvanlı işletmede işletme sorumlusu olarak çalışmaktaydım." demek suretiyle davacının ikrarda bulunduğunu ve bu hususun davacıyı bağlayacağını ileri sürerek; davanın reddini talep etmiştir.
Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; ...'nın, davalıya ait işyerinde 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesi a bendine istinaden 01.04.2013-31.01.2015 tarihleri arasında çalıştığına ilişkin kaydın bulunduğu, ancak dava konusu olan Ekim 2015-Ekim 2016 tarihleri arasında herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanmadığı, işyeri dosyasına dair bahsi geçen süre için herhangi bir denetim raporu bulunmadığı,
davacının bildirilmediğini iddia ettiği çalışmalarının resmi belgeler ile ispatı gerektiğini, iş yerindeki fiili çalışmanın varlığının yazılı belgelerle ispatının zorunlu olduğunu, davacının dava konusu dönemde davalı işyerinde çalıştığını ya da ücret aldığını gösterir belge araştırılması gerektiğini uyuşmazlık konusunda tereddüde mahal kalmayacak şekilde kanıtlanması yoluna gidilmesi gerektiğini ileri sürerek; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalıya ait işyerinde 10.10.2015-02.10.2016 tarihleri arasında SGDP'ne tabi olarak çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; a.Eksik inceleme ile karar verildiğini, b.Bordro tanıkları arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini, c.Usul ve kanuna aykırı kararın bozulmasını gerektiğini beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/2203, K. 2025/10167, 18 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama