KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/252 E., 2025/11575 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/2017 E., 2024/1880 K.
- İlk derece mahkemesi
- Bursa 1. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/219 E., 2023/399 K.
Karar Metni
490 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle; davacının davalı işyerinde 25.08.1999-01.12.1999 tarihleri arasındaki bildirilmemiş çalışmalarının ve sigortalılık başlangıç tarihinin 25.08.1999 olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile talep edilen dönemde yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmediği veya çalıştığı Kurumca tespit edilmediği, hizmet tespitini istediği tarih ile dava tarihi arasında 5 yıllık sürenin fazlasıyla geçtiği anlaşılmakla; davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda; davacının 25.08.1999 tarihinde çalışmaya başladığına ilişkin işe giriş bildirgesi düzenlenerek Kuruma verilmemesi ve tespiti istenen 25.08.1999-01.12.1999 tarihleri arasında davacı adına bildirim yapılmaması, davalıya ait iş yerinin belirtilen dönemi kapsayan dönem bordrolarında da davacının isminin bulunmaması,
dava konusu çalışmaya ilişkin olarak yönetmelikte belirtilen ve hak düşürücü sürenin işlemesine engel teşkil edebilecek nitelikte herhangi bir belgenin düzenlenmemiş ve Kuruma verilmemiş olması, hak düşürücü sürenin işlemesini önleyecek nitelikte başkaca bir durumun varlığının da davacı tarafından iddia ve ispat edilememesi, eldeki davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığının ve dolayısıyla davacı adına işe giriş bildirgesi verildiği ve hizmet bildirimde bulunulmaya başlanıldığı 01.12.1999 tarihinden önceki dönem yönünden tespite hükmedilmesinin mümkün bulunmaması karşısında Mahkemece verilen kararın yerinde olduğu anlaşılmakla;
davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet ve sigorta başlangıç tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya kapsamı incelendiğinde, davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanun'un 79. maddesinin 10. fıkrası ile 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesinin 9. fıkrası ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında kararın yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/252, K. 2025/11575, 10 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama