KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/2587 E., 2025/9327 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Haziran 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/3943 E., 2024/3878 K.
Karar Metni
731 kelime·4 dk okuma·10 bölüm
vekili Avukat ...
İLK DERECE MAHKEMESİ
...1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI
2020/740 E., 2023/909 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair karar verilmiştir. Kararın, davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili özetle; müvekkilinin 17.09.1998 ile 15.12.2006 tarihleri arasındaki eksik bulunan çalışma sürelerinin tespiti ve davalı işveren tarafından bildirilmeyen sigortaya esas günlerin sigortaya tesciline karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili, davanın reddini talep etmiştir. 2.Fer’i müdahil SGK Başkanlığı vekili, eylemli ve gerçek çalışmanın ispat edilmesi gerektiğini beyan ederek, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davacının davasının kabulü ile davacı ...'un (... TC Kimlik no.lu, 08.10.1976 doğumlu) davalıya ait ...İlçesi... Köyünde bulunan fabrika işyerinde 17.09.1998 tarihinden 15.12.2006 tarihine kadar asgari ücret üzerinden 1801 gün çalışmasının bildirilmediğinin tespitine dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine, dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, fiili ve tam zamanlı çalışmasının varlığının ispat edilemediğini, kararın kaldırılması gerektiğini, beyan etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili, Kurum kayıtlarının aksinin aynı nitelikte belgeler ile ispatlanması gerektiğini, hizmet akdine dayalı fiili ve tam zamanlı çalışmasının varlığının ispat edilemediğini beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur.
Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli,
aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, işyerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli,
bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.
Eldeki dava, davacının 17.09.1998 ile 15.12.2006 tarihleri arasında çalışmanın tespitini talep ettiği, Mahkemece, davacının salça üretiminde hiç ara vermeden çalıştığına ilişkin beyanlara istinaden davanın kabul edildiği anlaşılmakla hükme esas alınan tanıklar da davacı gibi çalışmaları dönemsel bildirilen çalışanlar olup kendi bildirimlerinin olmadığı dönemler yönünden de davacının çalışmasına ilişkin beyanları olmuştur. Bu kapsamda Mahkemece, davacının talep ettiği dönemler kapsamında bildirimleri olan bordro tanıkları kendi dönemleri de açıkça gösterilmek suretiyle re'sen tespit edilerek beyanlarına başvurulmalı sonucuna göre karar verilmelidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI.KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/2587, K. 2025/9327, 2 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama