KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/2851 E., 2025/9094 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1710 E., 2024/2998 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 41. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/6 E., 2023/176 K.
Karar Metni
671 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı işyerinde 14.09.2009 - 09.02.2015 tarihleri arasında 4 yıl 4 ay 26 gün çalışması olduğunu, toplam 15 işçi adına seri olarak açılan işçi alacağı davalarında Ankara 28. İş Mahkemesinin 2016/307 E sayılı dosyasında verilen kararda davacının brüt aylık ücretinin davalı şirketin prime esas olarak bildirdiği ücretten fazla olarak tespit edildiğini, fazla çalışma ücreti olarak brüt 4.924,93 TL, UBGT ücreti olarak brüt 434 ,47 TL, hafta tatili alacağı olarak brüt 1.355,85 TL'ye hükmedildiğini, ücretin 3.650,97 TL olarak hesaplandığını, kararın kesinleştiğini,
davacının davalı tarafça Kuruma bildirilen ücretin üstünde ücretle çalıştığı hususunun kesinleşen karar ile sabit olduğunu, davalı taraftça Mahkeme kararına göre Kuruma ek bildirimde bulunulmamış olduğunu, davacının prime esas kazancının belirlenen ücret üzerinden yatırılmasının sosyal güvenlik hakları ve emeklilik dönemi yönünden etkili olduğunu beyanla davacının çalıştığı sürelerde hak kazandığı halde eksik bildirilen ücretlerinin kesinleşen karara göre prime esas kazanç olarak tespiti sonucunda davalı şirkete prim tahakkuk ettirilip SGK nezdinde kayıt altına alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1- Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının talebini yıllar ve aylar bazında somutlaştırması gerektiğini, davalı tarafça imzalı ücret bordrolarına göre SGK'ya gerekli bildirimlerin yapıldığını, davacının ücretinin eksik bildirilmediğini, imzalı ücret bordrolarının kesin delil niteliğinde olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere işçi alacağı dosyasında alınan bilirkişi raporuna dayanılarak geçmiş aylara ve yıllara ilişkin talepte bulunulamayacağını, emsal içtihatlara göre de işçi alacağı dosyasında alınan rapordaki ücretin sadece çalışmanın geçtiği son ayın kazancı açısından dikkate alınabileceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
2- Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; yetki, husumet, derdestlik, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının sigorta dosyasında kesinleştiği belirtilen Ankara 28. İş Mahkemesi kararı ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi kararına rastlanılamadığını, çalıştırılan işçilerin sigorta primlerini gösterir kayıt ve belgelerin Kuruma bildirimesi yükümlülüğünün işveren ait bir yükümlülük olduğunu, Kurumun kendiliğinden araştırma yapma veya eksik yapılan bildirimleri takip etme yükümlülüğü olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının, ... sicil numaralı ".. Ev Aletleri San. ve Tic. A.Ş." ünvanlı işyerinde hizmet akdiyle çalıştığı ve davacının davalı işyerinde 2015/2 döneminde prime esas kazancının 2.342,97 TL olduğu ve bildirilen kazancın 1.984,38 TL olması nedeniyle fark kazancın 358,59 TL olarak tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar vekillerinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğincee esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1- Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde; Mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamaya ayni olarak sunulan yol ve yemek ücretinin dahil edilmesinin de hukuka aykırı olduğunu beyan etmektedir.
2- Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, Mahkemece yeterli araştırma ve inceleme yapılmaksızın hüküm kurulduğunu, Kurumca yapılan işlemlerde bir hata bulunmadığını, yasal mevzuata uygun olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının prime esas kazancının tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/2851, K. 2025/9094, 28 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama