KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/3282 E., 2025/10428 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/2595 E., 2024/3269 K.
- İlk derece mahkemesi
- Antalya 2. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/121 E., 2024/133 K.
Karar Metni
459 kelime·2 dk okuma·9 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davacının 08.12.2021 tarihinde davalı Kuruma emeklilik aylığı almak için talepte bulunduğunu, Kurum tarafından 10.01.2022 tarihli yazısında davacının engellilik oranının %60'ı geçmediği gerekçesi ile talebinin reddedildiğini, ancak davacının 01.04.2014 tarihinde alınan kurul raporu uyarınca %66 özür oranlı sağlık raporu olduğunu, davacının babası .......'ın Mayıs 2021 tarihinde vefat ettiğini, annesinin 2008 yılında vefat ettiğini, davacının engelli raporu gereği babasından emekli aylığı alması gerektiğini ileri sürerek; davacının babasının vefat tarihinden itibaren malullük aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten önce sigortalının çalışma gücünün % 60'ını veya vazifesini yapamayacak derecede meslekte kazanma gücünü kaybettiği önceden veya sonradan tespit edilirse, sigortalı bu hastalık veya özrü sebebiyle malûllük aylığından yararlanamayacağını, 506 ve 5510 sayılı Kanunların ilgili maddesi gereği, davacı iddialarının haksız olduğunu ileri sürerek; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf isteminin esasdan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, hatalı karar verildiğini, Kurum işlemlerinin mevzuata uygun olmadığını beyan ile mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. Davalı Kurum vekili, Kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık malullük aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
Davalı Kurum vekili İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna gitmediğinden kararı temyiz etmesinde hukuki yarar bulunmadığından, temyiz talebinin hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/3282, K. 2025/10428, 23 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama