KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/3455 E., 2025/9302 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/16 E., 2024/4346 K.
- İlk derece mahkemesi
- Konya 4. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/153 E., 2022/396 K.
Karar Metni
969 kelime·5 dk okuma·11 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı işverene ait paketleme faaliyeti işyerinde; bildirilen tarih aralığında, her ay aralıksız 30 gün bildirilmesi gerekirken, işveren tarafından puantaj kayıtlarına göre sadece fiilen çalıştığı günlerde bildirildiğini, oysa davacının çalışmaya çağrılmadığı gün işverenin emrine amade beklediğini belirterek hizmetlerinin her ay 30 gün olarak bildirilmesi gerektiğinin tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; hizmet tesipiti istemlerinin kamu düzeni ile ilgili olduğunu, hizmetin geçtiğinin açık ve net bir şekilde ispat edilmesi gerektiğini, davaya sebebiyet verilmediğini belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı işveren vekili cevap dilekçesinde; davacının bildirimlerinin yapıldığını, davanın haksız olduğunu belirterek reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili nce temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Üye ...'ın muhalefetine karşı; Başkan ... ile Üyeler ..., ... ve ...'ün oyları ve oy çokluğuyla 02.06.2025 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY GEREKÇESİ
I. TEMEL UYUŞMAZLIK
1. Çoğunluk ile aradaki temel uyuşmazlık, kısmi istihdam nedeni ile sigortalılık günleri çalışılan gün sayısı kadar bildirilen davacı sigortalının prim gün sayısının eksik bildirilip, bildirilmediği, ayda 20 gün üzerinden bildirim yapılan davacının kısmi süreli çalışıp çalışmadığı, bu kapsamda hizmet tespiti isteminde bulunup bulunmayacağı noktasında toplanmaktadır.
2. İlk derece mahkemesince “davacının 22.03.2017-31.12.2018 arası işyerinde alınan sipariş üzerine çalıştığı, kısmi süreli çalıştığı, bu çalışmaların bildirildiği, kesintisiz çalıştığı hususunu ispatlayamadığı” gerekçesi ile hizmet tespiti isteminin reddine karar verilmiştir.
3. Kararın bölge istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi “davacının sipariş alınması üzerine çağrı üzerine çalıştırıldığı, ilk derece mahkemesince verilen kararın isabetli olduğu gerekçesi ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
4. Kararın temyizi üzerine, çoğunluk görüşü ile kararın onamasına karar verilmiştir.
II. AÇIKLAMA VE DEĞERLENDİRME
5. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 13 ncü maddesine göre “İşçinin normal haftalık çalışma süresinin, tam süreli iş sözleşmesiyle çalışan emsal işçiye göre önemli ölçüde daha az belirlenmesi durumunda sözleşme kısmî süreli iş sözleşmesidir.” Kanun’da somut bir sınır belirlenmemiş, “önemli ölçüde az” ifadesi kullanılmıştır. İş Kanununa İlişkin Çalışma Süreleri Yönetmeliği’nde bu ifadeye açıklık getirilmiş ve tam süreli iş sözleşmesi ile yapılan emsal çalışmanın üçte ikisi oranına kadar yapılan çalışmaların kısmi süreli çalışma olacağı belirtilmiştir. Yani haftalık yasal çalışma süresi olan 45 saat çalışılan bir işyerinde, 30 saatin altındaki çalışmalar kısmi süreli çalışma olarak değerlendirilmektedir.
6. Aynı kanunun 14 ncü maddesine göre ise “Yazılı sözleşme ile işçinin yapmayı üstlendiği işle ilgili olarak kendisine ihtiyaç duyulması halinde iş görme ediminin yerine getirileceğinin kararlaştırıldığı iş ilişkisi, çağrı üzerine çalışmaya dayalı kısmi süreli bir iş sözleşmesidir. Hafta, ay veya yıl gibi bir zaman dilimi içinde işçinin ne kadar süreyle çalışacağını taraflar belirlemedikleri takdirde, haftalık çalışma süresi yirmi saat kararlaştırılmış sayılır. Çağrı üzerine çalıştırılmak için belirlenen sürede işçi çalıştırılsın veya çalıştırılmasın ücrete hak kazanır.
7. 5510 sayılı Kanunun 80 inci maddesinde, “İşveren ve sigortalı arasında kısmi süreli hizmet akdinin yazılı olarak yapılmış olması kaydıyla, ay içerisinde günün bazı saatlerinde çalışan ve çalıştığı saat karşılığında ücret alan sigortalının ay içindeki prim ödeme gün sayısı, ay içindeki toplam çalışma saati süresinin 4857 sayılı İş Kanununa göre belirlenen haftalık çalışma süresine göre hesaplanan günlük çalışma saatine bölünmesi suretiyle bulunur.
Bu şekildeki hesaplamada gün kesirleri bir gün kabul edilir.” hükmü yer almaktadır. Buna paralel olarak Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 101 inci maddesinde de, kısmi süreli çalışan sigortalıların ay içinde çalıştığı toplam sürenin, günlük olağan çalışma süresi olan 7,5 saate bölünmesiyle, bildirilmesi gereken prim ödeme gün sayısının hesaplanacağı belirtilmiştir.
Bu şekilde yapılacak hesaplamalarda 7,5 saatin altındaki çalışmalar, Kanun’da yer alan hüküm gereğince 1 güne tamamlanmaktadır.
8. Keza 4857 sayılı İş Kanunu’nun 46 ncı maddesine göre “Bu Kanun kapsamına giren işyerlerinde, işçilere tatil gününden önce 63 üncü maddeye göre belirlenen iş günlerinde çalışmış olmaları koşulu ile yedi günlük bir zaman dilimi içinde kesintisiz en az yirmidört saat dinlenme (hafta tatili) verilir. Çalışılmayan hafta tatili günü için işveren tarafından bir iş karşılığı olmaksızın o günün ücreti tam olarak ödenir. 9. Dosya içeriğine ve özellikle hizmet döküm cetveline göre davacının 22.03.2017-31.12.2018 arası hizmeti çalışılan gün sayısı kadar ve tam aylar dışında 6 (kısmi istihdam) kodu ile 18, 19, 20, 21, 23, 24, 25, 26 ve 27 gün üzerinden bildirimleri kuruma bildirilmiştir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/3455, K. 2025/9302, 2 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama