KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/3751 E., 2025/8696 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/155 E., 2024/155 K.
Karar Metni
568 kelime·3 dk okuma·10 bölüm
Taraflar arasında görülen rücuan alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı Kurum tarafından ... Eğitsel Yayım Bilim Kültür Merkezi hakkında açılan asıl davada; 28.04.2009 tarihinde meydana gelen iş kazasında vefat eden sigortalının hak sahiplerine ödenen gelir, geçici iş göremezlik ve tedavi giderinden 17.029.00 TL'nin tahsilini talep etmiştir. Davacı Kurum tarafından ... ve ... hakkında açılan birleşen davada; 28.04.2009 tarihinde meydana gelen iş kazasında vefat eden sigortalının hak sahiplerine ödenen gelir, geçici iş göremezlik ve tedavi giderinden 17.029.00 TL'nin tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar adına çıkartılan tebligatlar usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, ancak davalılar tarafından duruşmaya katılınmadığı gibi herhangi bir cevap dilekçesi sunulmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 02.06.2016 tarihli ve 2014/48 E. 2016/265 K. sayılı kararıyla; asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne, 10.417,86 PSD'nin 06.12.2013 tarihli onay tarihinden, 3.348,64 TL geçici işgöremezlik ödeneğinin 14.03.2013 olan ödeme tarihinden, 3.262,55 TL tedavi giderinin sarf tarihlerinden itibaren yasal faizi ile davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkeme kararına karşı davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin 10.04.2019 tarihli ve 2016/17917 E. 2019/3301K. sayılı ilamında; davacıya mirasçıların tespiti ile HMK’nın 124. maddesi gereğince davaya dâhil edilmeleri için süre verilmesi, davaya dâhil edilen mirasçıların gösterdiği delillerin toplanması ve elde edilecek sonuca göre hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece, asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne, 10.417,86 PSD'nin 06.12.2013 tarihli onay tarihinden, 3.348,64 TL geçici işgöremezlik ödeneğinin 14/03/2013 tarih olan ödeme tarihinden, 3.262,55 TL tedavi giderinin sarf tarihlerinden itibaren yasal faizi ile davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı Kurum, sigortalının kusurunun bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 28.04.2009 tarihinde meydana gelen iş kazasında vefat eden sigortalının hak sahiplerine ödenen gelir, geçici iş göremezlik, tedavi giderinin tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin 2. fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi, 438. maddesinin 7, 8, 9. fıkraları ile 439. maddesinin 2. fıkrası ve 5510 sayılı Kanun'un 21. maddeleridir.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin 2. fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davacı Kurum tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/3751, K. 2025/8696, 26 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama