İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/3766 K.2025/12716

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve…

Esas2025/3766Karar2025/12716Tarih30 Eylül 2025Okuma7 dk · 1.451 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2025/3766 E., 2025/12716 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
30 Eylül 2025
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Sayısı
2022/309 E., 2024/491 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.451 kelime·7 dk okuma·9 bölüm

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin miras bırakanı ...'in davalı şirkette 17.10.2008 tarihinde çalışmaya başladığını, davalı şirket adına Tanzanya'daki çalışmaları sırasında Malarya Hastalığına yakalanan murisin 21.07.2014 tarihinde fenalaşarak vefat ettiğini, muris ...'in vefatının davalı işverenin kusurundan kaynaklanması nedeniyle davacıların olaya bağlı maddi ve manevi zararlarından davalının sorumlu olduğunu beyanla, davacıların her biri için belirsiz alacak olarak (HMK 107) 100,00 TL olmak üzere toplam 300,00 TL maddi tazminatın,

davacı eş için 60.000,00 TL ve diğer davacı çocukların her biri için 40.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 140.300,00 TL tazminatın 21.07.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 29.05.2017 tarihli talep artırım dilekçesiyle maddi tazminat taleplerini artırarak davacı ...'in maddi tazminat alacağını 293.100,00 TL'ye, davacı ... 'nin maddi tazminat alacağını 29.700,00 TL'ye çıkarmıştır.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetkili mahkemenin İstanbul İş Mahkemeleri olduğunu, uygulanacak hukuk kuralının öncelikle belirlenmesi gerektiğini, müteveffanın ölümüne ilaçlarını almaması ve aşırı alkol kullanmasının sebep olduğunu, olayın bir iş kazası olmadığını, murisin kusurlu olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 17.06.2019 tarihli kararı ile özetle; davanın kısmen kabulü ile davacılar .... ve ... yönünden maddi ve manevi tazminatın hüküm altına alındığı, diğer davacı ... yönünden manevi tazminatın hüküm altına alınarak maddi tazminat talebinin ise reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin 10.03.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 10.03.2020 tarihli kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK 353/1–b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V.SON BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

İlk Derece Mahkemesinin 30.11.2021 tarihli kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...Somut olayda, İlk Derece Mahkemesince verilen kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm fıkrasında maddi tazminatların hesabı noktasında 09/03/2019 tarihli hesap raporuna itibar edildiği belirtilmesine karşın gerekçeli kararda 14/10/2021 tarihli hesap raporuna itibar edildiğinin belirtilmesi ve çocuk ... için maddi tazminat istemi “29.700,00 TL” olduğu halde talep aşılarak “45.012,52 TL’ye” karar verilmesi,

aynı zamanda manevi tazminat olarak kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm fıkrasında davacı ... lehine “29.700,00 TL’ye” hükmedildiği belirtilmesine karşın, gerekçeli kararda hataen bu şekilde karar verildiği belirtilerek davacı eş lehine “50.000,00 TL” manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğine işaretle karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.

Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı Kararı).

Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. Baki Kuru, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak) Dr. A. Recai Seçkin’e Armağan, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları No. 351 Ankara, 1974, sayfa 395 vd.)

Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).

Somut olayda İlk Derece Mahkemesince verilen ilk kararın Dairemizin 29.12.2020 tarihli kararıyla “davalı işverenin, malarya (sıtma) hastalığına maruz kalarak sigortalının ölümü ile sonuçlanan olayda %100 oranında kusurlu olduğunun kabul edilmesi, bu kusur oranına göre hesap bilirkişiden alınan 02/05/2017 tarihli raporun da dosya kapsamında bulunduğu gözetilerek davacıların maddi tazminat alacakları ile manevi tazminat alacaklarının belirlenmesi, öte yandan davanın maddi tazminat istemleri yönünden belirsiz alacak davası niteliğinde açılıp, alacağın belirlenmesine müteakiben talep artırımında bulunulduğu da dikkate alınarak,

bu tür davalarda fazlaya ilişkin talep hakkının saklı tutulup tutulamayacağının da hüküm de tartışılarak sonucuna göre usuli kazanılmış haklar da gözetilerek bir karar verilmesi” yönünden bozulduğu bozmaya uyan mahkemece işaret olunan 02/05/2017 tarihli hesap raporunda davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak teşkil eden hususlar değerlendirilmeden 09/03/2019 tarihli hesap raporuna itibar edilerek karar verilmesi öte yandan davanın hukuki niteliği hakkında bir değerlendirme yapılmadan,

fazlaya ilişkin talep hakkının saklı tutulmasına hükmedilmiş ise de bu hüküm gerekçesinin belirtilmeyerek uyulan bozma kararı gereklerine aykırı karar verildiği anlaşılmaktadır.

Bu aşamada davanın hukuki mahiyeti üzerinde durulması da faydalı olacaktır.

Dairemizin 19/04/2022 tarih ve 2021/3834 E-2022/5880 K sayılı ilamında da belirtildiği üzere “davanın açıldığı tarih itibariyle davacının maddi tazminat alacağını tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyecek olması halinde hukuki nitelendirmenin Hakime olduğu hususu da dikkate alınarak davayı 6100 sayılı H.M.K’nun 107.maddesine dayalı belirsiz alacak davası olarak değerlendirerek” karar verilmesi gerektiği açıktır.

Somut olayda da davanın açıldığı tarih itibariyle davacı hak sahiplerinin maddi tazminat alacaklarının belirlenebilir nitelikte olmadığı bu yönle davanın belirsiz alacak davası niteliğinde olduğu gibi alacağın belirlenebilir olması ile davacının HMK 10/2.maddesi kapsamında talebini artırabileceği gözetilerek bu tür davalarda fazlaya ilişkin talep hakkının saklı tutulmasının mümkün olmamasına göre; hüküm fıkrasında fazlaya ilişkin talep hakkının saklı tutulmasına karar verilmesi de hatalı olmuştur.

Önceki temyiz incelemesinde incelenmediği anlaşılarak, taraflar arasında hesaba esas alınan ücret noktasında da uyuşmazlık bulunduğu anlaşılmaktadır. Somut olayda olduğu gibi çalışmanın yurtdışında gerçekleştiği hallerde işçinin yurtdışındaki çalışma süresi belirlenip, bu süre için yurtdışında aldığı veya alması muhtemel olan emsal ücretler dikkate alınarak hesap yapılması, yurda dönüş tarihinden itibaren ise yurt içinde aldığı veya alması muhtemel emsal ücretler dikkate alınarak hesap yapılması Dairemizin yerleşmiş görüşlerindendir.

Bu açıklamalar doğrultusunda sigortalı ...’in davalı şirketin Tanzanya’daki şantiyesinde “fore kazık işinde” çalıştığı gözetilerek, bu ülkede zararlandırıcı sigorta olayına uğramasa idi ne kadar süre ile çalışabileceği hususunun iş sözleşmeleri ve taraflarca ibraz edilen delillere göre tespit edilip, bu dönemin yurtdışında elde ettiği ücretlere göre hesaplanması, zararlandırıcı sigorta olayına uğramasa idi ülkeye hangi tarihte döneceği belirlenerek bu dönemden aktif dönem sonu (60 yaşa kadar) ise yaptığı işe göre TÜİK, Çevre Şehircilik ve Meslek Odalarından ücret araştırması yapılarak ücretin belirlenmesi,

belirlenecek bu ücretlere göre hesaplanması, davalının talep artırım dilekçesinin dayanağı olan bu yönle davalı lehine usuli kazanılmış hak teşkil ettiği anlaşılan 02/05/2017 tarihli hesap raporuna uygulanması bu raporda esas alınan işlemiş devre tarihinden sonra yürürlüğe giren asgari ücret değişikliklerini rapora yansıtmadan yapılacak hesabı, taleple bağlılık ilkesi kapsamında davacı taleplerini de gözeterek hükme esas alarak sonucuna göre davacıların maddi tazminat istemleri hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.

Mahkemece, açıklanan bu maddi ve hukuki esaslar gözetilmeden yazılı biçimde hüküm tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " davanın kısmen kabulü ile davacılar ... ve ... yönünden maddi ve manevi tazminatın hüküm altına alındığı, diğer davacı ... yönünden manevi tazminatın hüküm altına alınarak maddi tazminat talebinin ise reddine,..." karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davalı taraf davayı takip etmediğinden sunulan belgelere muvafakat etmediklerini, davalı yönünden kazanılmış hak olmayacağını işbu kararın Anayasa Mahkemesi kararına aykırı olduğunu, ıslah için süre talep edilmiş olmasına rağmen verilmediğini, murisin yurda dönüş süresi ve ücretin hatalı hesplandığını, aktüerya hesap raporunun hatalı olduğunu, manevi tazminat yönünden verilen hükmün tam kabul olması gerektiğini belirterek temyiz talebinde bulunmuştur.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının sigortaya başvurmamasının dürüstlüğe aykırı olduğunu, kusurun hatalı belirlendiğini, ücret ve yurtdışı süresinin hatalı olduğunu, manevi tazminatın fahiş olduğu, faiz başlangıcının hatalı olduğunu belirterek temyiz talebinde bulunmuştur.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Fazla yatırılan temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/3766, K. 2025/12716, 30 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V.son Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  8. VI. Temyiz
  9. A. Temyiz Sebepleri
  10. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  11. VII. Karar
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3766
Karar No
2025/12716
Tarih
30 Eylül 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2025/3767 K.2025/7752
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/3768 K.2025/4174
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/3769 K.2025/3880
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2025/3769 K.2025/9040
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2025/3770 K.2025/3874
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2025/3771 K.2025/11589

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.