İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/3974 K.2025/12641

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılardan ... Taah. Ltd. Şti vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik…

Esas2025/3974Karar2025/12641Tarih29 Eylül 2025Okuma11 dk · 2.139 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2025/3974 E., 2025/12641 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
29 Eylül 2025
Mahkemesi
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
Sayısı
2023/951 E., 2024/1506 K.
İlk derece mahkemesi
Gaziantep 8. İş Mahkemesi
Sayısı
2021/405 E., 2023/179 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.139 kelime·11 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılardan ... Taah. Ltd. Şti vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıların eşi ve babası olan ...'in 23.08.2019 tarihinde davalı yanında çalışırken iş kazası geçirerek vefat ettiğini, bu nedenle destekten yoksun kaldıklarını beyan ederek cenaze gideri, destekten yoksun kalma ve manevi tazminat taleplerinin kabulünü talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; müteveffanın ölümü ile ilgili kusuru ve sorumluluğunun bulunmadığını, davacılara işveren tarafından ödeme yapıldığını ve bu nedenle hak ve alacaklarının kalmadığını taleplerin haksız ve fahiş olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.

Davalı .... San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; husumet itirazlarının bulunduğunu, müvekkilinin eser sözleşmesi ile anlaşma yaptığından alt iş veren asıl işveren ilişkisi bulunmadığını ve olaydan da müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, müvekkilinin tüm sorumluluklarını yerine getirdiğini, kusuru bulunmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.

Davalı .... San. Tic. A. Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacılar arasında maddi ve manevi tazminat konusunda arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlandığını, anlaşma belgesinde yer alan tutarın banka kanalı ile ödendiğini, daha sonra bu tutarın haksız iadesinin yapıldığını, kendilerinin tevdi mahali kararı alarak ödemeyi yatırdıklarını, kesin hüküm olan anlaşma belgesi nedeni ile davanın reddinin gerektiğini, müvekkilinin ve çalışanının kusurunun bulunmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.

Davalılar ... Ltd. Şti. ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının talepleri doğrultusunda anlaşma belgesi düzenlendiğini, ödemelerin yapıldığını, kesin hüküm nedeni ile davanın reddinin gerektiğini, maddi manevi taleplerin haksız ve fahiş olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " davanın kısmen kabulü ile

1.000,00 TL cenaze giderinin kaza tarihi olan 23.08.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile bilikte davalılar .... Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile ...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine,

554.988,47 TL net maddi tazminatın kaza tarihi olan 23.08.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile ...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine,

126.268,79 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 23.08.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile ...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine,

150.000,00 TL net manevi tazminatın kaza tarihi olan 23.08.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile ...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine,

150.000,00 TL net manevi tazminatın kaza tarihi olan 23.08.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile ...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, diğer davalılar yönünden davanın reddine " karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde.... Ltd.Şti vekili ve ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

... Ltd.

Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın beton dökümü için çimento firması ile anlaştığını ve beton dökümü için ileri bir tarihe gün verildiğini o gün geldiğinde şantiyede kimse olmadan beton firmasının, kendisine yer teslimi yapılmadan gerekli tedbirler alınmadan bir an önce betonu döküp bitirerek gitmek amacıyla beton dökülecek alana kendiliğinden kurulum yaparak betonu dökmeye başladığını, bu nedenle müvekkili firmaya kusur atfedilmesinin yanlış olduğunu, diğer davalı ... firması çalışanı operatör ...'in beton pompasını elektrik hattının altına kurduğunu,

elektrik hattını kesmek için elektrik dağıtım şirketine müracaat etmediğini ve beton pompasının bom diye tabir edilen kolunu hareket ettirirken hareket alanını kontrol etmediğini, asli ve tam kusurlu olup müvekkili firmanın hiçbir kusuru bulunmadığını, tazminat, rücu ve tahkikat raporları arasında çelişkiler olup bu çelişkilerin neden kaynaklandığı, taraflardan hangisinin daha kusurlu olduğu belirlenmeden hüküm kurulmasının usul ve yasalara aykırı olduğunu, arabuluculuk görüşmesinde anlaşma sağlanarak,

anlaşılan tutarın ödendiğini, dava şartı gerçekleşmediği gibi arabuluculuk görüşmesi sonucu anlaşma belgesi ilam niteliği taşıdığından ve anlaşma sağlanan hususlarda dava açma imkanı da bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, hesap yönünden karara dayanak olarak kabul edilen bilirkişi raporunun da haksız, fahiş, yanlış hesaplamalar içerdiğini, yanlış yaşam tablosunun alındığını, hesaplamaya esas alınan oran ve rakamlar ile diğer tüm miktarların yanlış ve fahiş olduğunu, yine Mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu belirterek temyize başvurmuştur.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dosya kapsamından; davacıların murisi ...'in, davalı ... Ltd.Şti'nin sigortalısı olarak inşaatta çalıştığı, inşaat sahasında ... San AŞ sigortalısı olan beton pompası operatörü ... tarafından beton pompası ile döküm yapıldığı sırada davacılar murisinin de beton pompasının hortumunu tuttuğu ve pompa borusunun yakından geçen elektrik hattına teması sonucu elektrik akımına kapılarak vefat ettiği anlaşılmaktadır.

Dosya içeriğinde bulunan arsa sahibi .... Hizm..Ltd. Şti. ile müteahhit .... Taah. Hafriyat ..Ltd. Şti. arasında imzalanan İnşaat Yapım Sözleşmesinde, arsa üzerine yapılacak binanın müteahhit tarafından plan ve projesine uygun olarak inşa edilmesinin taahhüt edildiği, SGK Denetmen Raporunda olayın iş kazası olarak kabul edildiği ve işveren sıfatıyla ...Ltd. Şti.'nin pompa kollarının açılmasında ve toplanmasında çevredeki bina, elektrik iletim hattı gibi tesislerin oluşturduğu risklerin ortadan kaldırılması, enerji nakil hattına temasın olmaması için gerekli önlemleri almaması nedeniyle %40 kusurlu olduğu, üçüncü kişi sıfatıyla ... Beton A.Ş.'ye bağlı çalışan ...in aynı gerekçe ile %60 kusurlu olduğu, sigortalının kusuru bulunmadığının tespit edildiği görülmektedir.

Gaziantep 1.İş Mahkemesinin 2020/216 Esas sayılı istinaf incelemesinden geçmeden kesinleşen rücuen tazminat dava dosyasında, Mahkemece, 27.05.2021 havale tarihli bilirkişi heyeti raporu değerlendirilerek, davaya konu iş kazasının meydana gelmesinde, davalı .... Taah. Harf. Teks.ve Konfeksiyon Ltd.

Şti.'nin ağır ihlal ve ihmalinin olduğu, dava dışı şantiye şefi ...'ün dolaylı ihlal ve ihmallerinin olduğu ve bu kusurun işveren kusuru içerisinde değerlendirilmesi gerektiği, ...'in ciddi ve ağır ihlal ve ihmallerinin olduğu, ... ...'in teknik ihlal ve ihmalinin olmadığı, SGK inceleme raporunda işveren .... Konfeksiyon Ltd.

Şti.'nin %40 oranında kusurlu olduğu, 3. kişi konumunda bulunan davalı ...'in %60 oranında kusurlu olması ihtimaline göre dava dışı kazazedenin gerçek zararlarının tespiti yönünde alınan 15.12.2021 tarihli hesap bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulduğunun belirtildiği.

Gaziantep 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/1536 Esas sayılı ceza dava dosyasında 30.04.2023 tarihli bilirkişi raporuna göre, sanık ... 'ün asli kusurlu, sanık ...'in asli kusurlu sanık ...'ün ise tali kusurlu olduğu kabul edilerek sanıkların mahkumiyetine karar verildiği belirlenmiştir.

Eldeki dosyada alınan 14.07.2021 tarihli bilirkişi raporunda, kusur oranı konusunda belirleme yapılmadığı, .... Ltd. Şti.'nin asıl işveren sıfatıyla ağır ihmali olduğu, ... Çimento A.Ş.'nin alt işveren sıfatıyla elektrik çarpmasının kendi çalışanı beton pompası operatörü ...’e elektrik hattına yakın çalışmanın tehlike arz edeceği konusunda eğitim vermediği, hat kesilmeden çalışma yapılmaması nedeniyle ihmali olduğu, olayda başka kimsenin kusuru bulunmadığı, ayrıca SGK denetim raporu ile uyuşmadıkları, şahıslara verilen kusur oranlarının firmanın ihmali olarak değerlendirilmesi ve bu nedenle kusur oranlarının tam tersi olması gerektiği kanaatinin bildirildiği anlaşılmaktadır.

İnsan yaşamının kutsallığı çevresinde işverenin, işyerinde işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesinin açık buyruğu iken 4857 sayılı Kanun'un 77. devamı bir kısım maddeleri 30.06.2012 tarih ve 28339 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 37. maddesiyle 01.01.2013 tarihinde yürürlüğe girmek üzere yürürlükten kaldırılmış olup 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, işverenin sağlık ve güvenlik önlemlerini alma yükümünü daha ayrıntılı bir biçimde düzenlemiştir.

Buna göre, 6331 sayılı Kanun’un "İşverenin Genel Yükümlülüğü" kenar başlıklı 4. maddesinde:

"İşveren, çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü olup bu çerçevede;

a)Mesleki risklerin önlenmesi, eğitim ve bilgi verilmesi dahil her türlü tedbirin alınması, organizasyonun yapılması, gerekli araç ve gereçlerin sağlanması, sağlık ve güvenlik tedbirlerinin değişen şartlara uygun hale getirilmesi ve mevcut durumun iyileştirilmesi için çalışmalar yapar.

b)İş yerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine uyulup uyulmadığını izler, denetler ve uygunsuzlukların giderilmesini sağlar.

c)Risk değerlendirmesi yapar ve yaptırır.

ç)Çalışana görev verirken, çalışanın sağlık ve güvenlik yönünden işe uygunluğunu gözönüne alır.

d)Yeterli bilgi ve talimat verilenler dışında ki çalışanların hayati ve özel tehlike bulunan yerlere girmemesi için gerekli tedbirleri alır." hükmü düzenlenmiştir.

Aynı Kanun’un 5 inci maddesinde de risklerden korunma ilkeleri düzenlenmiştir. Buna göre maddede, "İşverenin yükümlülüklerinin yerine getirilmesinde aşağıdaki ilkeler göz önünde bulundurulur:

a)Risklerden kaçınmak,

b)Kaçınılması mümkün olmayan riskleri analiz etmek,

c)Risklerle kaynağında mücadele etmek,

ç)İşin kişilere uygun hale getirilmesi için iş yerlerinin tasarımı ile iş ekipmanı, çalışma şekli ve üretim metotlarının seçiminde özen göstermek, özellikle tekdüze çalışma ve üretim temposunun sağlık ve güvenliğe olumsuz etkilerini önlemek, önlenemiyor ise en aza indirmek,

d)Teknik gelişmelere uyum sağlamak,

e)Tehlikeli olanı, tehlikesiz veya daha az tehlikeli olanla değiştirmek,

f)Teknoloji, iş organizasyonu çalışma şartları, sosyal ilişkiler ve çalışma ortamı ile ilgili faktörlerin etkilerini kapsayan tutarlı ve genel bir önleme politikası geliştirmek,

g)Toplu korunma tedbirlerine, kişisel korunma tedbirlerine öncelik vermek,

ğ)Çalışanlara uygun talimatlar vermek." hükmü yer almaktadır.

Görüldüğü üzere işverenin çalışanlarla ilgili sağlık ve güvenliği sağlama yükümünün genel çerçevesi, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 4. maddesinde çizilmiştir. Bu çerçevede işverenin, “çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü” olduğu belirtildikten sonra, yapacağı ve uymakla yükümlü bulunacağı birtakım esaslara yer verilmiştir. Bunun gibi 5. maddede, işverenin anılan yükümlülükle gerçekleştireceği korunma sırasında uyacağı ilkeler belirlenmiştir. 10 uncu maddede ise işyerinde sağlık ve güvenlik sağlanırken, işverenin yapacağı risk değerlendirmesi çalışmasında dikkate almakla yükümlü bulunduğu hususlar belirlenmiştir (Hukuk Genel Kurulunun 09.10.20 13... /21-1 02... /1456 sayılı kararı).

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 4 ve 5. maddeleri ile bunu uygun olarak çıkarılan iş güvenliği yönetmelikleri hükümleri, işverenin sorumluluğunu objektifleştiren kriterler olarak değerlendirilmelidir. Bu sebeple mevzuatta yer alan teknik iş güvenliği kurallarına uyulmaması işverenin kusurlu davranışı olarak kabul edilmelidir. Ancak işveren sadece anılan yazılı kurallara değil, yazılı olmayan ve teknolojinin gerekli kıldığı önlemlere aykırı davrandığında da kusurlu görülerek oluşan zararı karşılamalıdır.

Öte yandan, objektifleştirilen kusur, kusur sorumluluğunu kusursuz sorumluluğa yaklaştırsa da onu kusursuz sorumluluk haline dönüştürmez. Çünkü, bu halde dahi işverenin sorumluluğu için kusurun varlığı şarttır. Kusurun objektifleştirilmesi kriterinin yanısıra, Türk Borçlar Kanunu’nun 417/2. maddesinin, Anayasa hükümleri ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 4. maddesi kapsamında yorumlanması da işverenin sorumluluğunu oldukça genişletecektir.

Yukarıda belirtilen açıklamalar doğrultusunda; işvereni zararlandırıcı olay nedeniyle sorumluluk halinden kurtaracak olan durum iş sağlığı ve güvenliği alanındaki ihmalleri ile oluşan zarar arasındaki uygun nedensellik bağının kesildiğini ispat etmekten ibarettir. Hukuk Genel Kurulunun 20.03.20 13... /21-1121 E. 2013/386 sayılı kararında da belirtildiği üzere uygun nedensellik bağı üç durumda kesilebilir. Bunlar mücbir sebep, zarar görenin kusuru ve üçüncü kişinin kusurudur. Bu hallerden birinin varlığı halinde işverenin sorumluluğuna gidilmesi mümkün değildir.

İş kazası hukuki sebebine dayalı tazminat davalarında olayın gerçekleşme şeklinin tarafların gösterdiği deliller dikkate alınarak her türlü şüpheden uzak bir şekilde ortaya konulması ve giderek kusur oranlarının bu olaya uygun şekilde belirlenmesi gerektiği açıktır.

Somut uyuşmazlıkta; İlk Derece Mahkemesince aldırılan kusur bilirkişi raporunda, kusurluluk konusunda asli-tali kusurlu-kusursuz, yüzdelik kusur oranı olarak herhangi bir değerlendirme yapılamayacağının bildirildiği, SGK inceleme raporundaki olayın oluşumu ve kusur nedenleri hakkındaki görüş ve değerlendirmelere ve tespitlere ise katılınmadığının belirtildiği anlaşılmaktadır. Buna göre öncelikle teknik açıdan iş kazasında iş sağlığı ve güvenliği kuralları yönünden kusurları bulunan kişilerin hangi ihlalleri yaptıklarının açıkça belirlenmediği, öte yandan aynı olaya ilişkin olarak SGK denetim raporu, ceza dava dosyası ve rücuen tazminat dava dosyasında gerek kusur oran ve aidiyetleri gerekse kusur verilenlerin sıfatları konusunda oluşan çelişkilerin giderilmediği anlaşılmaktadır.

O halde hükme dayanak kılınan bilirkişi raporunda sadece etkisi üzerinde durularak, ayrıca hukuki olduğu gerekçesi ile kusur oranı belirlenmeden karar verilmesinin istikrarlı içtihatlara aykırı olduğu dikkate alınmaksızın ve SGK denetim raporu, ceza dava dosyası ve rücuen tazminat dava dosyalarında kusur oran ve aidiyetleri ile kusur verilenlerin sıfatları arasında yukarıda açıklanan şekilde oluşan farklılıklar gözetilerek A sınıfı iş güvenliği uzmanlarından oluşturulacak bilirkişi heyetinden çelişkileri ortadan kaldıran bir rapor alınmaksızın karar verilmesi bozma sebebidir.

Mahkemece yapılacak iş; aynı olaya ilişkin SGK tarafından açılan rücu dava dosyasını ce ceza dosyasını celp etmek, işbu dosyalardaki kusur oranlarını da değerlendirmek suretiyle, A sınıfı iş güvenliği uzmanlarından oluşturulacak bilirkişi heyetine tarafların olayın meydana gelmesindeki kusur oranını belirlettirmek, bu kusur oranını Mahkemece hükme esas alınan hesap raporuna uygulamak,

davacı tarafından temyiz yoluna başvurulmaması nedeniyle davalılar lehine oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilirek bu hesap raporundaki bilinen devre sonu olarak esas alınan tarihi ileri çekmemek ve bu tarihten sonra yürürlüğe giren asgari ücretteki farkları rapora yansıtmamak ve raporda esas alınan diğer verileri değiştirmemek, bu suretle alınacak raporu hükme esas alarak ve taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış hakları da gözeterek (özellikle ...

Çimento ..A.Ş. tarafından temyiz yoluna başvurulmaması nedeniyle davacı lehine oluşan usuli kazanılmış hak ) davacının talepleri doğrultusunda karar vermekten ibarettir.

Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalı .... Haf. Teks... Ltd. Şti. vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve bu aşamada bozma sebebine göre temyiz itirazlarının sair yönleri incelenmeksizin verilen hüküm bozulmalıdır.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde temyiz eden ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,29.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/3974, K. 2025/12641, 29 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3974
Karar No
2025/12641
Tarih
29 Eylül 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/3974 K.2025/7156
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2025/3975 K.2025/11427
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/3975 K.2025/4133
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/3975 K.2025/7157
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2025/3975 K.2025/6276
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/3976 K.2025/7158

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.