KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/43 E., 2025/3957 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mart 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Karar Metni
2.191 kelime·11 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, 01.12.1987 – 08.07.2011 tarihleri arasında davalılara ait işyerinde finansman müdürü olarak çalıştığını, işçilik alacaklarının tahsili amacıyla açılan Ankara 4. İş Mahkemesinin 2002/311 E. sayılı dosyasında ücretinin asgari ücretin 2,63 katı olduğunun tespit edildiğini ve buna göre işçilik alacaklarının hüküm altına alındığını, kararın kesinleşmesine müteakip Kuruma başvurarak ücretinin belirlenmesini ve maaşının yeni duruma göre düzeltilmesini talep ettiğini, ancak Kurum tarafından talebinin reddedildiğini ileri sürerek,
davacının fazla mesai, ulusal bayram genel tatil alacağı ve yıllık ücretinin dikkate alınarak prime esas gerçek ücretlerinin belirlenmesine ve belirlenen ücretler çerçevesinde aylık miktarının yeniden belirlenmesine karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı, hak düşürücü süre, derdestlik, husumet, görev ve yetki itirazında bulunduklarını, Kurum işlemlerinde herhangi bir hata bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir. 2.Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile 1-a)Davalı ... İnşaata ilişkin davanın husumet yönünden reddine, b)Davacının 01.03.1990-31.05.2010 tarihleri arasında 55120.06 sicil sayılı davalı Emniyet Boru işyerinden Kuruma bildirilen gün sayıları esas alınarak prime esas kazancın dönemin asgari brüt ücretinin 2.63 katı olduğunun ve Haziran 2010 ayı prime esas kazancının da bildirilen gün sayısına göre toplam 2.369,25 TL olduğunun tespitine, c)Emekli maaşının prime esas kazanca göre artırılmasına ilişkin talep yönünden karar verilmesine yer olmadığına, d)Fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; işbu davada Kurum fer'i müdahil sıfatın haiz olduğundan aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini, ücrete ilişkin iddiaların ise Kurum resmi kayıtlarına eşdeğer yazılı delillerle ispatlanması gerektiğini, kararın yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu belirterek, temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.
VI. KARAR
1.Davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2.Davalı Kurum vekilinin itirazının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Üye ...'ın muhalefetine karşı, Başkan ..., Üyeler ..., ... ve ...'ün oyları ve oy çokluğuyla, 11.03.2025 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
I. Daha önce Dairemizin 2020/11683 Esas, 2021/10353 Karar sayılı kararında yazılan karşı oy gerekçelerinde açıklandığı üzere;
1.Sigortalının prime esas kazancının tespitinde, Mahkemece re'sen araştırma ilkesi ve delil serbestisi kapsamında her türlü delil toplanmalı, tarafların vazgeçmesi ve kabulü ile bağlı olunmadığı gibi salt tanık beyanları ile de yetinilmemeli, 4857 sayılı İş Kanunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu hükümleri uygulanarak sigortalının yaptığı işin özellikleri (vasıflı olup olmadığı), işyerindeki ve meslekteki kıdemi, meslek ünvanı, yapılan işin niteliği, işyerinin özellikleri, emsal işçilere o işyerinde veya başka işyerlerinde ödenen ücretler,
örf ve adetler dikkate alındığında kayıtlarda görünen ücretle çalışmasının hayatının olağan akışına uygun bulunup bulunmadığı da değerlendirilerek ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından, sendikalardan, meslek odalarından emsal ücret araştırması yapılmalı, bu konuda açılmış işçilik alacakları davası var ve kesinleşmiş ise delil kabul edilmeli, dolayısı ile inandırıcı, ciddi deliller doğrultusunda ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonuca gidilmeli, ücretin işçinin yazılı onayı olmadan düşürüldüğü durumda ise yazılı muvafakati yoksa önceki yüksek ücreti esas alınarak prime esas kazanç saptanmalıdır.
2. Nitekim aynı hususlar Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 02.06.2020 tarih ve 2016/10-376 Esas, 2020/306 Karar, 09.07.2020 tarih ve 2016/21-904 Esas, 2020/554 Karar ve 16.07.2020 tarih ve 2016/10-2141 Esas, 2020/585 Karar sayılı kararları ile kabul edilmiştir.
3. Prime esas kazanç tespiti davası kamu düzeninden olduğuna göre kural olarak işçilik alacakları davasında saptanan ücret, prime esas kazanç tespiti davasında kesin delil niteliğinde kabul edilemez. Ancak bu işçi ile işveren arasında kesinleşmiş ve tahsil edildiğinde anılan ücret, fazla mesai, tatil ücret alacakları gibi alacaklarda sigorta primi kesintisi yapılarak kuruma ödeneceğinden, bir anlamda prime esas kazanç dolaylı olarak belirlenmiş olacaktır. Dolayısı ile unsur etkisi yaratarak kuvvetli (ciddi) delil niteliğinde kabul edilmesi kaçınılmazdır. İşçilik alacakları davasında tespit edilen ücretin, prime esas kazanç tutarı olarak kabulü gerekir (Y. HGK. 16.07.2020 tarih ve 2016/10-2141 Esas, 2020/585 Karar).
Nitekim Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru üzerine verdiği kararda:
“Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere hizmet tespiti davalarıyla işçilik alacakları davaları birbirini etkileyebilecek bağlantılı davalardır. Nitekim Yargıtaya göre işçilik alacakları davasında -açılmış ise- kural olarak hizmet tespiti davasının sonucu beklenmelidir. Yine Yargıtay kararlarında her iki davanın birbirlerini etkilemesi mümkün ise de davaların niteliği gereği farklı sonuçlara varılabileceğinin kabul edildiği görülmektedir.
Zira hizmet tespiti davalarında - kamu düzenine ilişkin olduğundan- resen araştırma ilkesinin, işçilik alacaklarıyla ilgili davalarda ise taraflarca hazırlama ilkesinin geçerli olduğu kabul edilmektedir. Bu nedenle işçilik alacakları davasında verilen karar hizmet tespiti davasında kesin delil değil güçlü delil olarak kabul edilmektedir.
Hemen belirtmek gerekir ki delil değerlendirmesi derece mahkemelerinin takdirinde olup bariz takdir hatası veya açık bir keyfîlik içermedikçe Anayasa Mahkemesinin bu takdire müdahalesi söz konusu değildir.
Bununla birlikte bağlantılı davalarda birbirine aykırı karar verilmesi hâlinde bu aykırılığın -taraflarca ileri sürülmesi durumunda- gerekçesinin açıkça ortaya konması anayasal bir yükümlülüktür ve bu husus Anayasa Mahkemesinin inceleme alanı kapsamındadır.” gerekçesi ile hizmet tespit davasında işçilik alacaklarına ilişkin ücret tespitinin delil olarak dikkate alınmamasını, gerekçe yapılmamasını hak ihlali olarak kabul etmiştir (B. No: 2017/23739, 20.10.2021).
4.Belirtmek gerekir ki sigortalı aynı zamanda bireysel iş hukuku kapsamında işveren aleyhine işçilik alacakları davası açmış ve bu davada işçilik alacaklarına esas hizmet süresi veya prime esas kazanç ücreti belirlenmiş ise bu tespit davasında unsur etkisi yaratacak şekilde bir kuvvetli delil niteliğinde kabul edilecektir. II.Dairemizin 2021/7772 E, 2021/11456 Karar sayılı ilamında yazılan karşı oy gerekçelerinde açıklandığı üzere;
5.5510 sayılı Kanun'un 80/1.d maddesindeki son aya mal etme uygulaması, yanlış bir yorumla yapılmaktadır. Zira maddeye göre “Ücretler hak edildikleri aya mal edilmek suretiyle prime tabi tutulur.
Diğer ödemeler ise öncelikle ödendiği ayın kazancına dahil edilir ve ücret dışındaki bu ödemelerin yapıldığı ayda üst sınırın aşılması nedeniyle prime tabi tutulamayan kısmı, ödemenin yapıldığı ayı takip eden aydan başlanarak iki ayı geçmemek üzere üst sınırın altında kalan sonraki ayların prime esas kazançlarına ilâve edilir.
Toplu iş sözleşmelerine tabi işyerleri işverenlerince veya kamu idareleri veya yargı mercilerince verilen kararlara istinaden, sonradan ödenen ücret dışındaki ödemelerin hizmet akdinin mevcut olmadığı veya askıda olduğu bir tarihte ödenmesi durumunda, 82. madde hükmü de nazara alınmak suretiyle prime esas kazancın tabi olduğu en son ayın kazancına dahil edilir”. Görüldüğü gibi son aya mal edilecek ödeme, ücret dışındaki ödemelerdir.
Oysa burada karar altına alınan ücret olduğuna göre son aya değil, tüm hizmet süresine mal edilmesi ve ödenip ödenmemesine bakılmaması gerekecektir.
6.Kanunun 80. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin bir numaralı alt bendi gereğince prime esas kazançların hesabında, “hak edilen ücretlerin brüt toplamı” esas alınmaktadır. Aynı maddenin (d) bendi, “Ücretler hak edildikleri aya mal edilmek suretiyle prime tabi tutulur”, düzenlemesi gereğince ücretler, hak edilen ay esas alınmak sureti ile prime tabi tutulur.
Ücretlerin, hak edildiği ayın prime esas kazancına dâhil edilmesi için hak edilmesi yeterli olup, ödenip ödenmediğine bakılmaz (Bünyamin, B.O. Yargı Kararları ile Sigortalılara Yapılan Ödemelerin Prime Tabi Tutulması. (NEÜHFD). Cilt 6. Sayı: 2 2023. s: 553-580, .... Sosyal Sigortalar Uygulaması. . .... 2017. s.464. Sümer, H. H. Sosyal Güvenlik hukuku. 3... .... 2022. s.109; .... 5510 Sayılı Kanuna Göre Sigor-ta Primine Esas Kazançların Hesaplanması. ... Dergisi. Sayı.
93. 2009. s.316; .../Ekmekçi, Sosyal Güvenlik Hukuku Dersleri. 20. .... 2019. s.176; .../.../..., Sosyal Güvenlik Hukuku. 18. .... ... ... 2020. s.236; ..., M. F. Sosyal Güvenlik Hukukunun Esasları. 2... 2009, s.135; ...Güvenlik Hukuku. 11. ... 2020. s.166.).
6.Çoğunluk görüşü ile somut uyuşmazlıkta, "yazılı delil aranması, kesinleşen işçilik alacaklarının ücrete ilişkin kararının kuvvetli delil kabul edilmemesi ve davacının kesinleşmiş ve dönemlerine göre de işçilik alacakları tespitine esas olmuş belirlenen ücreti işçilik alacaklarında ödeme olgusuna bağlı olarak son aya tavanı geçmemek sureti ile mal edilmesi ve bu kapsamda ödeme olgusuna bağlı olarak son aya mal edilmesinin isabetli olduğu, ancak tüm aylar için ise yazılı delil aranması gerektiği, işçilik alacaklarından her ay aldığı ücretin 2,63 katı alınarak prime esas kazancın tespitinin hatalı olduğu" gerekçesi ile verilen yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
7.Belirtmek gerekir ki karar altına alınan ücret olduğuna ve ücretler hak edildikleri aya mal edileceğine göre Mahkemenin kararı yerindedir. Çoğunluğun yazılı delil araması, kesinleşmiş işçilik alacaklarındaki ücrete ilişkin tespiti kuvvetli delil kabul etmemesi ve ayrıca işçilik alacaklarında belirlenen ücreti ise ödenmesi halinde son aya mal etme gerekçesi yasanın açık düzenlemesine aykırı olup, temel sosyal güvenlik hakkını ortadan kaldırmaktadır. Kararın bu gerekçe ile bozulması gerekir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/43, K. 2025/3957, 11 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama