KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/4448 E., 2025/10709 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1076 E., 2025/30 K.
- İlk derece mahkemesi
- Diyarbakır 3. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/182 E., 2024/308 K.
Karar Metni
561 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, 1995/9. ayından 1997/5. ayına kadar davalı işyerinde çalıştığını, 1997/5. ayında askerlik görevi nedeniyle işten ayrıldığını, 1999 yılında yine aynı işverene bağlı olarak 17.09.2013 tarihine kadar çalıştığını, ancak işverence davacının sigorta girişinin 2007/4. ayda yapıldığını, bu nedenle davacının davalı işyerinde 1995 Eylül ayından 1997 Mayıs ayına kadar ve 1999 yılından 2007 Nisan ayına kadar çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, davacının davalı işyerinde 2007/4. ayda işe başladığını, işyerinin 2004 yılında ticari faaliyetine başladığını, 2007 tarihinden önceki süreçlerin hak düşürücü süreye uğradığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını beyan etmiştir. Davalı Kurum vekili, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini, davacının çalıştığı tüm sürelerin Kuruma bildirildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında:
"Davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile;
1-) Davacının davalı iş verene ait iş yerinde;
- 01/09/1995-31/12/1995 tarihleri arasında 120 gün,
- 01/04/1996-31/12/1996 tarihleri arasında 270 gün,
- 01/04/1997-20/05/1997 tarihleri arasında 50 gün,
- 01/04/1999-31/12/1999 tarihleri arasında 270 gün,
- 01/04/2000-31/12/2000 tarihleri arasında 270 gün,
- 01/04/2001-31/12/2001 tarihleri arasında 270 gün,
- 01/04/2002-31/12/2002 tarihleri arasında 270 gün,
- 01/04/2003-31/12/2003 tarihleri arasında 270 gün,
- 01/04/2004-31/12/2004 tarihleri arasında 270 gün,
- 01/04/2005-31/12/2005 tarihleri arasında 270 gün,
- 01/04/2006-31/12/2006 tarihleri arasında 270 gün,
- 01/04/2007-10/04/2007 tarihleri arasında 9 gün, olmak üzere toplam 2609 gün çalıştığının, ancak bu çalışmaların Kuruma bildirilmediğinin tespitine," karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde temyiz isteminde bulunmuştur. Temyiz dilekçesinde:
a.Şirketin Ticaret Sicil kayıtlarının 2004 yılından başladığını daha öncesine dair tespit yapılamayacağını, talebin hak düşürücü süreye uğradığını, davacının talep ettiği dönemde okula gittiğini ve tanık beyanlarının hükme esas alınamayacağını kararın bozulmasını davanın reddini savunmaktadır.
2. Davalı Kurum vekili Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde temyiz isteminde bulunmuştur. Temyiz dilekçesinde:
a.Eksik araştırma ile karar verildiğini, davacının işe giriş bildirgesi veya dönem bordrosunun verilmediğini, davanın reddini savunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının 01.09.1995-10.04.2007 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili ve davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/4448, K. 2025/10709, 26 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama