KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/4471 E., 2025/15412 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Kasım 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2498 E., 2023/1783 K.
- İlk derece mahkemesi
- ... 13. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/7 E., 2022/124 K.
Karar Metni
812 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; davacının, işyerinde 25.01.2012 tarihinde dokuma tezgahında çalışırken, tezgahtan kopan ipi bağlamak için çıktığı tezgah merdiveninden düşerek iş kazası geçirdiğini beyanla fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminatın ve 75.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizleri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davacı vekili 25.08.2014 tarihli dilekçesiyle asıl dosyada talebini 81.759,57 TL olarak arttırmıştır.
Birleşen ... 2. İş Mahkemesi 2017/123 Esas sayılı dosyasında, yargılama sırasında alınan 1. ek raporda asgari ücrette uygulanan artış dolayısıyla güncellenmiş alacağın 142.430,00 TL olduğunun tespit edildiğini belirterek, fark 60.670,43 TL maddi tazminat alacağının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Birleşen ... 15.İş Mahkemesi 2022/9 Esas sayılı dosyasında, asıl dosyada alınan 06.01.2022 tarihli ek raporda zararın 611.867,58 TL olduğunun hesaplandığı belirterek, hesaplanan maddi zarardan, dava dosyasına konu edilmeyen 469.437,58 TL maddi tazminat alacağının kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya işyerinde, çalışacağı makine ile ilgili olarak işyeri yetkilileri ve ustalar tarafından gerekli eğitimlerin verildiğini, makinede çalışabilecek bilgi ve tecrübeye sahip olduğu görüldükten sonra çalışmaya başlatıldığını, işyerinde işin gereği olan tüm güvenlik önlemlerinin alındığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Asıl davanın kısmen kabul kısmen reddine, birleşen davaların kabulü ile 1- 611.867,58 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 25.01.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 2- 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 25.01.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, asıl davada manevi tazminat yönünden fazlaya ilişkin talebinin reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, hükme esas alınan kusur raporlarının iş kazasının meydana geldiği alandan seçilen ve aynı zamanda iş sağlığı ve güvenliği uzmanı bilirkişiler tarafından ve ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak düzenlendikleri, gerekçeli hüküm tesisine elverişli ve yeterli oldukları, kusur aidiyet ve oranlarının dayanakları belirtilmek suretiyle tespit edildiği,
gerek birbirleri ile gerekse 16.10.2012 tarihli Sosyal Güvenlik Denetmen Raporu ile uyumlu oldukları anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesince anılan raporlara itibar edilerek kusur oranlarının belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmediği, ancak her iki tarafın da 18.08.2014 tarihli hesap raporuna itiraz etmemesi nedeniyle taraflar lehine karşılıklı olarak usulü kazanılmış haklar oluştuğu gözetilerek;
davacının, SGK tarafından karşılanmamış maddi zararının 81.759,57 TL olduğunun kabulü ile bu miktara hükmedilmesi gerekirken 06.01.2022 tarihli ikinci ek hesap raporu esas alınmak suretiyle maddi tazminata hükmedilmesinin yerinde görülmediği gerekçesiyle, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına "asıl davanın kısmen kabulü ile 81.759,57 TL maddi tazminatın iş kazasının meydana geldiği 25.01.2012 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
50.000,00 TL manevi tazminatın iş kazasının meydana geldiği 25.01.2012 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine, birleştirilen ... 2. İş Mahkemesinin 2017/123 E. 2017/121 K. sayılı dosyası yönünden davanın reddine, birleştirilen ... 15. İş Mahkemesinin 2022/9 E. 2022/6 K. sayılı dosyası yönünden davanın reddine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ilk rapora itiraz edilmemesinin sebebinin raporda teknik ya da hesap hatası bulunmaması olduğunu, asgari ücret, kamu düzeni ile ilgili olduğundan, davanın her aşamasında uygulanmasının zorunlu olduğunu, davacı, bilirkişi raporuna itiraz etmemiş olsa dahi, sonradan yürürlüğe giren asgari ücretlerin uygulanması kamu düzeni gereği ve zorunlu olduğundan, davalı yararına usuli kazanılmış hak oluşmayacağı, yargılamanın devamında davalı tarafça maluliyet oranına itiraz edilerek iş göremezlik oranı tespiti davası açıldığını,
dava sonucunda maluliyet oranının hiç değişmemiş olması nazara alındığında İlk Derece Mahkemesince hükmün kurulmasının geciktirilmesine sebebiyet veren davalı bakımından kazanılmış hakkın korunmasından bahsedilemeyeceğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/4471, K. 2025/15412, 17 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama