KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/448 E., 2025/4074 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mart 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Karar Metni
958 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Vekâletnamesinde davadan feragat yetkisi bulunan davacı vekili davadan feragat ettiğini bildirmiştir.
7251 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'u ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 29. maddesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 310. maddesine eklenen üçüncü fıkrasına göre feragatin, dosyanın temyiz incelemesine gönderilmesinden sonra yapılması hâlinde, Yargıtay temyiz incelemesi yapmaksızın dosyayı feragat hususunda ek karar verilmek üzere hükmü veren mahkemeye gönderir.
Diğer taraftan, dava hizmet tespiti istemine ilişkin olmakla, sosyal güvenlik hakkından feragatin olanaksız olduğu gözetilmek kaydıyla, işbu davada davacının ancak HMK nin 123. ve 150. maddeleri kapsamında haklarının olduğunun gözetilmesi gerekmektedir.
Buna göre temyiz incelemesi aşamasında ortaya çıkan feragat hususunda Mahkemesince ek karar verilmesi gerekir.
KARAR
Açıklanan sebeple; Dosyanın hükmü veren İlk Derece Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, Üye ...'ın muhalefetine karşı, Başkan ..., Üyeler ..., ... ve ...'nun oyları ve oy çokluğuyla, 12.03.2025 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
I. TEMEL UYUŞMAZLIK
1. Çoğunluk ile aradaki temel uyuşmazlık, hizmet tespiti olarak açılan davada, temyiz aşamasında davadan feragat halinde 6100 sayılı HMK.'un 123. maddesi uyarınca davayı geri alma ve aynı Kanun'un 150. maddesi uyarınca açılmamış sayılma kararı verilmesi için kararın gönderilmesi gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
2. İlk Derece Mahkemesince davacının hizmet tespiti istemli açıtığı davada yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, istinaf istemi esastan reddedilmiş, temyiz aşamasında ise davacının davasından feragat ettiğine dair dilekçe gönderilmiştir.
3. Çoğunluk görüşü ile her ne kadar sigortalının sosyal güvenlik hakkından faragat edemeyeceği, bu nedenle feragat olanaklı değilse de sigortalının 6100 sayılı HMK.'un 123. maddesi uyarınca davayı geri alabileceği, ayrıca takip etmeyerek aynı Kanun'un 150. maddesi uyarınca açılamamış sayılmasını sağlayabileceği gerekçesi ile feragat konusunda karar verilmesi için İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
II. KARŞI OY GEREKÇELERİ
4. Anayasasının 12. maddesine göre; "Herkes kişiliğine bağlı, dokunulmaz devredilmez, vazgeçilmez, temel hak ve hürriyetlere sahiptir” 60. maddede ise "Herkes sosyal güvenlik hakkına sahiptir" hükmüne yer verilmiştir. Bu iki hüküm birlikte değerlendirilecek olursa, sosyal güvenlik hakkının kişiye sıkı sıkıya bağlı dokunulmaz ve feragat edilemez bir hak olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.
5. Diğer taraftan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 92. maddesinde de bu ilke aynen benimsenerek, çalışanların işe alınmalarıyla kendiliğinden sigortalı olduğu, bu suretle sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamayacağı ve vazgeçilemeyeceği, sözleşmelere sosyal sigorta yardım ve yükümlerini azaltmak veya başkasına devretmek yolunda hükümler konulamayacağı belirtilmiştir. Bu nedenle, sigortalılık hakkından feragat edilemez. Sigortalılık hakkı zorunlu olduğundan bu hak üzerinde kişi tasarrufta bulunamaz.
6. Kamu düzenini ilgilendiren sigortalılık hakkını içeren tespit davalarında hâkimin feragat nedeniyle davayı reddetmeyip delilleri kendiliğinden toplaması ve sonucuna göre karar vermesi gerekir. Zira hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır.
7. Anayasanın 60/2 maddesi uyarınca da “Devlet, sosyal güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri almak ve teşkilatı kurmak zorundadır”. O halde devlet sigortalıların sosyal güvenlik haklarını korumak için önlemler almak zorundadır.
8. Sosyal güvenliğin finansmanı genel olarak dünyada işçi, işveren ve devletten tahsil edilen prim veya katkı payları ile sağlanmaktadır. Sosyal güvenlikte prim, işçi ve işverenden tahsil edilen ve genelde hak edilen ücretin belli bir oranı üzerinde alınan bir finansman kaynağıdır. Sosyal sigorta primi, kanunun kendilerine karşı güvence sağladığı sosyal risklerden birinin gerçekleşmesi halinde yapılacak sigorta yardımları ile kurum giderlerinin karşılığı olarak kanuna göre belirlenen oranlar üzerinden sigortalının kazancından bir meblağ üzerinden alınan parayı ifade eder. 5510 sayılı Kanun'un 79. maddesi uyarınca prim gelirleri iki alanda kullanılmalıdır. Bu düzenleme emredici bir kuraldır. Buna göre prim gelirleri;
a) Sigorta kollarının gerektirdiği yardım ve ödemeler ile
B) Kurumun yönetim giderlerinde kullanılmalıdır(.../.../.... Sosyal Güvenlik Hukuku. Yenilenmiş 17. Bası. s: 226). Bu nedenle prim alacağı kamu alacağıdır.
Sigortalı hizmet tespiti davasının açılması ile Sosyal Sigortalar Kurumu bir çalışma ilişkisinden haberdar olacak, gerektiğinde müfettiş incelemesi yaparak resen prim tahakkuk ettirip, tahsil edecektir. Görüldüğü gibi hizmet tespiti davaları kurumun hak alanını da doğrudan ilgilendirmektedir.
9. Her ne kadar gerek 6552 ve gerekse 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nda “Hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebi ile işveren aleyhine açılan davalarda, dava Kuruma resen ihbar edilir. İhbar üzerine davaya davalı yanında ferî müdahil olarak katılan Kurum, yanında katıldığı taraf başvurmasa dahi kanun yoluna başvurabilir.
Kurum, yargılama sonucu verilecek kararı kesinleştikten sonra uygulamakla yükümlüdür (madde 4/2)” hükmüne yer vermiş ise de aslında olması gereken hak alanını da ilgilendirip sigortalının sosyal güvenlik hakkını korumak olduğundan ve resen de 5510 sayılı Kanun kapsamında hizmet tespiti yapabileceğinden, burada asli müdahil sıfatı ile sigortalı yanında yer alması gerekir. Zira sonuçta hizmet tespiti ile birlikte alınacak prim alacağı Kurum alacağı olacaktır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/448, K. 2025/4074, 12 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama