KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/4607 E., 2025/11166 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/2532 E., 2024/2192 K.
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 21. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/196 E., 2024/318 K.
Karar Metni
452 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkiline 5434 sayılı Kanun kapsamında emekli aylığı bağlandığını ne var ki 506 sayılı Kanun kapsamında aylık bağlanması gerektiğinin tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile idari yargının görevli olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, taleplerinin 506 saylı Kanun kapsamında aylık bağlanmasına ilişkin olduğunu, iş mahkemelerinin görevli olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 5434 sayılı Kanun kapsamında bağlanan aylığın iptali ile 506 sayılı Kanun kapsamında aylık bağlanması istemine ilişkindir.
1.Dosya kapsamı incelendiğinde, 05.08.1993-04.04.2018tarihleri arasında 5434 sayılı Kanun kapsamında hizmeti bulunan davacının, iş mevzuatına tabi çalışmasına rağmen memur gibi kesenek yatırılması nedeniyle eksik aylık aldığını, fiili olarak işçi gibi çalıştırılması nedeniyle 506 sayılı Kanun kapsamında aylık bağlanması gerektiğinin tespitini talep ettiği anlaşılmaktadır.
2.İlk Derece Mahkemesince her ne kadar uyuşmazlığın idari yargıda çözülmesi gerektiğinden bahisle yazılı şekilde karar verilmiş ise de işbu davada verilecek kararın doğal sonucu olarak 5434 sayılı Kanun kapsamında bağlanan aylığın iptali gerekeceği, görev konusunun kamu düzeninden olması ve bu hususta görevli yargı kolunun idare mahkemeleri olması karşısında, Mahkemece, 5434 sayılı Kanun kapsamında bağlanan aylık yönünden tefrik kararı verilip tefrik edilen dosya hakkında yargı yolu uyuşmazlığı nedeniyle ret kararı verilmesi gerekmektedir.
3.Bu nedenle İlk Derece Mahkemesince, 5434 sayılı Kanun kapsamında bağlanan aylığın iptali yönünden tefrik kararı verilip tefrik edilen dosya hakkında yargı yolu uyuşmazlığı nedeniyle ret kararı verilmeli, 506 sayılı Kanun kapsamında aylık bağlanması talebi yönünden ise işin esasına girilerek elde edilecek sonuca göre karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, eksik incelemeyle yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/4607, K. 2025/11166, 2 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama