KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/487 E., 2025/2423 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/973 E., 2024/3186 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 16. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/78 E., 2022/367 K.
Karar Metni
903 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı asil dava dilekçesinde özetle.
SGK'ya emekli olmak için yaptığı başvurunun 18.02.2022 tarihli dilekçesi ile reddedildiğini, askerden geldikten sonra Şubat 1986 tarihinden itibaren şirket sahibi.... olan .... ya da....olarak geçen işyerinde bir yıla yakın süre ile çalıştığını, sigortalı ilk işe giriş bildirgesinin yasal süre içinde Kuruma verildiğini, internet ortamında hizmet cetvelinde de ilk işe girişin 1986 yılı olarak göründüğünü, ancak, işveren tarafından, aylık sigorta prim bildirgesi ve dönem bordrosunun verilmediği gerekçesi ile sigortalılık başlangıcının Şubat 1986 olarak kabul edilmediğini, bu nedenle hak kaybına uğradığını belirterek, ....
Kalıp adlı işyerinde Şubat 1986 tarihinden itibaren 1 yıla yakın hizmet akdine dayalı günün asgari ücretiyle çalıştığının tespitine ve sigortalılık başlangıcının da 1986 olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı 16.06.2022 tarihli celsede; talebinin 1986 yılında işe giriş bildirgesinde belirtilen 01.08.1986 tarihinde bir gün süre ile çalıştığının, sigorta başlangıcı olarak tespitine ilişkin olduğunu, işyeri sahibinin ....... olduğunu beyan etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının 01.08.1986 tarihinde .... sicil sayılı ... ünvanlı işyerinde 1 gün süre ile hizmet akdine dayalı olarak çalıştığının, davacının sigortalılık başlangıcının 01.08.1986 tarihi olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, usulüne uygun olarak düzenlenen işe giriş bildirgesi salt işe alınmayı göstermekle birlikte çalışmanın mevcudiyetini ispat açısından tek başına yeterli olmayacağını, sigortalılıktan söz edebilmek için çalışmanın varlığının uygun biçimde belirlenmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.
1.Davanın yasal dayanakları 506 sayılı sosyal sigortalar Kanun'un 2., 6., 9., 79. ve 108. hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanunlar ile Yargıtayın yerleşik içtihatları gereğidir.
2.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
3.Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır.Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacı adına ... ünvanlı işyerinin ... sicil sayılı işyerinden 01.08.1986 tarihli işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu,
işyeri tescil bilgilerine göre ayakkabı imali mahiyetli bu işyerinin 01.04.1986-31.10.1989 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğu,işyerinden dava konusu 1986 yılı 2. döneminden bordro verilmediği,1986 yılına ilişkin sadece 1. dönemde bordro verildiği ve bu bordro kapsamında bildirilen tek sigortalı olan ve 01.04.1986 tarihinden itibaren 30 gün sigortalılığı bulunan ...'un davacı tanığı olarak dinlendiği,ayrıca aynı işyerinden dava konusu dönem sonrası 1988 -1989 yılları arasında sigortalılığı bulunan...'un davacı tanığı olarak dinlendiği, komşu işyeri araştırması yapılmadığı,
böylelikle anılan tanıkların beyanı ile dosyadaki diğer deliller değerlendirilmek suretiyle eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
3.Buna göre, Mahkemece, işyerine dava konusu dönemde komşu işyeri ve kayda geçmiş çalışanlarının, emniyet, SGK, vergi dairesi ve belediye aracılığıyla yapılacak araştırmayla yöntemince saptanarak,sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle re’sen bilgi ve görgülerine başvurulmalı, işverenin gerekirse diğer adreslerdeki işyerlerinin dava konusu döneme ilişkin bordroları da getirtilerek bordrolu çalışanlarının beyanları alınmalı,
bu şekilde komşu işyeri ve çalışanları ya da diğer işyeri çalışanlarının tespit edilememesi halinde tarafların da beyanları alınarak davacının çalışmasını bilebilecek olan kişiler tespit edilerek sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle beyanları alınmalı, böylelikle,toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının işyerinde çalışıp çalışmadığı hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir.
4.Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VII. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/487, K. 2025/2423, 19 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama