KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/4898 E., 2025/16928 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/3298 E., 2023/1055 K.
- İlk derece mahkemesi
- Yozgat İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/304 E., 2021/250 K.
Karar Metni
582 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ... sicil numarası ile 4B zorunlu sigortalı olarak 1978 yılından itibaren sigortalı olduğu, 30.09.2003 yılında ise emekli olduğu, emekli olduktan sonra emsallerine göre maaşının düşük kaldığı, birçok defasmda sigorta ile görüşmesine rağmen sonuç alamadığı, aynı dönem birlikte sigortası olan arkadaşı yüksek maaş alırken davacının 1.465,40 TL maaş almış olması yasaya aykırı olduğu iddiasıyla davacının aylık emekli maaşının tespiti ile eksik ödenen maaşların davalıdan alınarak tarafına ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum Müdürlüğünde davacının 0...6 sicil numaralı dosyası incelendiği, şahsın 01.01.1983 tarihinde Bağ-Kur tescil edildiği, 30.09.2003 tarihine kadar tescilinin devam ettiği ve 01.10.2003 tarihi itibarıyla yaşlılık aylığı bağlandığı, Bağ-Kur prim gün sayısı 7469 gün olduğu, şahsın hizmetine 3000 gün de yurtdışı fiili hizmet günü eklenerek 10469 günden emekli olduğu, emektar programı üzerinden aylığının tekrar güncellendiği ancak herhangi bir hataya rastlanmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla davacının Bağ-Kur sigortalısı olduğu, 10469 gün prim ödeme gün sayısı bulunduğu, davacıya 01.10.2003 tarihinden başlamak üzere emekli maaşı bağlandığı, davacının basamak intibaklarının hatasız şekilde yapıldığı, 01.10.2003 tarihi itibariyle davacıya bağlanması gereken yaşlılık aylığının 242,67 TL olduğu, davacıya aynı tarih itibariyle 244,99 TL aylık bağlandığı, bu farklılığın ülkeler arasındaki sosyal güvenlik sözleşmesinde kaynaklandığı, yine bu farklılığın davanın lehine olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava ve istinaf dilekçelerini tekrar ederek bilirkişi raporuna göre davanın reddine karar verildiği, verilen bu kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, dava dilekçesinde belirttikleri hususlarda araştırma yapmaksızın eksik inceleme sonucu davayı reddetmiş olduğu, hatalı olarak hesaplanan yaşlılık aylığı üzerinden davanın reddine karar verilmesi hukuka uygun olmadığı, yapılan hesaplamalarda yurtdışında çalışma hususu ve sigortalılığın başlangıcı tam olarak incelenmemiş olduğu,
yine bilirkişi raporunda da yapılan basamak hesabına bu hususun katılarak hesaplanması gerekirken bu duruma katılmaması da yine hukuka aykırılık teşkil ettiği, ödenen yaşlılık aylığı emsallerine göre oldukça az olduğu, benzer durumda olanlar ile davacı arasındaki yaşlılık aylığı bakımından oluşan bu farkın da dikkate alınması gerektiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, yaşlılık aylığı tutarı hesaplanarak fark aylıkların tahsiline ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/4898, K. 2025/16928, 9 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama