KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/5110 E., 2025/11276 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/453 E., 2024/2424 K.
- İlk derece mahkemesi
- ... 9. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/20 E., 2023/258 K.
Karar Metni
627 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya davalı Kurum tarafından 01.11.2015 tarihinden itibaren %70 oranla maluliyet aylığı bağlandığını, davacı maluliyet aylığı almakta iken davalı Kurum tarafından 05.11.2018 tarih ve 14723665 sayılı yazı ile yeniden maluliyet tespitinin istendiğini, kontrol muayenesi neticesinde davacının malul olmadığına karar verilerek aylığının durdurulduğunu, Yüksek Sağlık Kuruluna yapılan itirazlarının reddedildiğini, ancak ...Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi tarafından verilen 21.06.2019 tarih ve 2019621143255866867 rapor numaralı Erişkinler için Engelli Sağlık Kurulu Raporu verildiğini,
bu raporda engel oranının %75 olarak tespit edildiğini belirterek, davacının maluliyetinin tespitine, aylık durdurma işleminin iptali ile maluliyet aylığının durdurulduğu tarih itibariyle yeniden bağlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, dava açılmadan önce başvuru şartının yerine getirilmediğini, davacının davasını ispatlamakla yükümlü olduğunu, davanın açılmasına müvekkili Kurumun sebebiyet vermediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacının 02.10.2015 olan tahsis talep tarihini takip eden aybaşı olan 01.11.2015 tarihinden itibaren malulen emekliliğe hak kazandığının tespiti ile aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 58. ve 95. maddesinde malûl sayılmayı gerektirecek hastalık veya arızanın bulunup bulunmadığının tespitinde izlenecek yol açıklanmıştır.
Buna göre Kurum sağlık tesislerince düzenlenen raporlara dayanılarak verilen kararlara karşı Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulundan rapor alınmalı, söz konusu Kurul raporlarının Kurumu bağlayacağı, ancak, diğer ilgilileri bağlamayacağı dikkate alınarak, itiraz halinde, Adli Tıp Kurumundan alınacak rapora göre karar verilmeli.
Yüksek Sağlık Kurulu Raporu ile Adli Tıp Kurumu raporu arasında çelişki bulunması halinde ise, Adli Tıp Genel Kurulundan alınacak raporla, bu çelişki giderilip, varılacak sonuca göre karar verilmelidir.
6754 sayılı Kanun'un 30'ncu maddesi ile değişik Adli Tıp Kurumu Kanunu 30. maddesi ile başlıkta bulunan “Genel Kurulunun” ibaresi “Üst Kurullarının” ve birinci fıkrasında yer alan “Genel Kurulu” ibaresi “Üst Kurulları” şeklinde değiştirilmiş olup, yapılan değişiklikle birlikte Adli Tıp Genel Kurula yapılacak itirazların üst kurullara yapılması gerekmektedir.
Somut olayda, öngörülen prosedür çerçevesinde yöntemince alınan ve birbiriyle uyumlu raporlara göre karar verildiğinden, davanın kabulüne dair Mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmıştır." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, temyiz dilekçesinde özetle, davanın açılmasına müvekkili Kurumun sebebiyet vermediğini, Kurumun herhangi bir hatasının da bulunmadığını, bir kamu kurumu olan müvekkili Kurumun yapmış olduğu tüm işlemlerin doğru ve yasal mevzuata uygun olduğunu, buna karşılık İlk Derece Mahkemesinin tesis ettiği kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacıya maluliyet aylığı bağlanıp bağlanamayacağına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/5110, K. 2025/11276, 3 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama