KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/5165 E., 2025/15651 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Kasım 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1717 E., 2025/122 K.
- İlk derece mahkemesi
- ... İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/85 E., 2023/125 K.
Karar Metni
1.595 kelime·8 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasındaki iş kazasından maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacılar vekili ve davalı ... ve Ticaret A.Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin ve ... ve Ticaret A.Ş. vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı ... ve Ticaret A.Ş. vekili tarafından temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması talep edilmiş ise de miktar itibariyle duruşmaya tabi işlerden olmadığı anlaşılmakla duruşma isteminin reddine karar verilmiş; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların murisi ...'in 15.10.2014 tarihinde davalı ... San. ve Tic. A.Ş.'ye bağlı ... Fabrikasında yapılan yeni ünite ve makina montaj işlerini yapan davalı ... ve Tic. A.Ş.'nin taşeron firması olan ... Ltd. Şti. işçisi olarak çalışmakta iken 26.11.2014 tarihinde fabrikanın iç kısmında ısınmada kullanılan ve tiner ile çalışan sobanın patlaması sonucu geçirdiği iş kazası sonucu vefat ettiğini, ...
Başsavcılığının 2014/15921 sor. no.lu dosyasında alınan bilirkişi raporuna göre iş kazasının oluşumunda işverenlerin asli kusurlu bulunduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle her bir davacı için ayrı ayrı 1.000,00 TL'den olmak üzere 7.000,00 TL maddi tazminatın, davacılar ... ve ... için ayrı ayrı 125.00,00 TL ve diğer davalılar olan ..., ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 50.000,00 TL olmak üzere toplam 500.000,00 TL manevi tazminatın hüküm altına alınmasını istemiş, yargılama aşamasında bedel arttırımı yoluyla davacı ... için talep ettiği maddi tazminat talebini 127.015,94 TL'ye,
davacı ... için talep ettiği maddi tazminat talebini 155.926,79 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... .. Tic. A.Ş. savunması; davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, manevi tazminatın zenginleşme aracı olarak kullanılmasının hukuka aykırı olduğunu, kardeşin kardeşe destekliği için çok özel şartların bulunması ve bunların kanıtlanması gerektiğini, iş kazasının meydana gelmesinde şirketin herhangi bir kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... ve Tic. A.Ş. vekili; muris ... 'in ... ve Tic. Ltd. Şti. çalışanı olup şirket çalışanlarının emir ve talimatı altında çalışmadığını, ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile akdedilen sözleşme gereği gerek ihmal, gerekse dikkatsizlikten veya ehliyetsiz işçi çalıştırmaktan doğacak kazalardan dolayı her türlü cezai ve hukuki sorumluluğun ... Makine Şirketine ait olduğunu, iş kazasının meydana gelmesinin kazazedenin kendi kusurundan kaynaklandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalılar ... ve ... ve Tic. Ltd. Şti. vekili; ... ... ...'in sadece ...Firmasının çalışanı olduğunu, davalı ...'un ...
Firmasının yetkilisi ve hissedarı olduğunu, TTK 'nun açık hükümleri gereği limited şirketlerde ortakların ya da şirket yetkililerinin şirketin borç ve maddi yükümlülüklerinden dolayı herhangi bir sorumlulukları bulunmadığını, bu nedenle ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, müteveffanın işvereninden ve amirlerinden herhangi bir talimat almadan ve henüz öğlen mesaisi başlamadan, dinlenme yerinden ayrılıp kaza mahalline giderek,
sırf ısınmak için teneke içinde ateş yakıp sonra yaktığı bu ateşin içine tiner dökmesi sonucu meydana gelen kaza nedeniyle işverenin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, kusuru olmamasına rağmen işveren firma ve yetkilisinin müteveffanın tedavisi ve sonrasında maddi manevi elinden gelen tüm imkanları seferber ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; "..davanın kısmen kabulü ile
1- a) 111.206,70 TL maddi tazminat ile 40.000,00 TL manevi tazminatın 26.11.2014 tarihinden itibaren yasal faizleri ile birlikte davalılar ... İnş. ve Tic. A.Ş., ... Tic. Ltd. Şti. ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine ,
b) 138.610,43 TL maddi tazminat ile 40.000,00 TL manevi tazminatın 26.11.2014 tarihinden itibaren yasal faizleri ile birlikte davalılar ... İnş. ve Tic. A.Ş., ...ve Tic. Ltd. Şti. ve ...dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine,
c) Her biri için ayrı ayrı 7.500,00 'er TL manevi tazminatın 26.11.2014 tarihinden itibaren yasal faizleri ile birlikte davalılar ... ve Tic. A.Ş., ... Ltd. Şti. ve ... 'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılar ..., ..., ... ..., ... ve ...'e verilmesine,
d) Davacıların fazlaya ilişkin maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine ,
2- Davalı ... ve Tic. A.Ş. yönünden davanın reddine ,.." karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... ve Ticaret A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "..1-Davacıların ve davalı ....'nin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı esastan reddine,." karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle. Mahkemenin; "davalı ... ve Tic.
A.Ş. yönünden davanın reddine" dair kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, meydana gelen zarardan müşterek ve müteselsilen sorumlu olduklarını, Mahkemece ... ...'in kusurunun fazla belirlendiğini ve davacı müvekkil ... ve ...'in destekten yoksun kalma maddi tazminatına ilişkin kararının eksik hesaplandığını, murisin aylık net aldığı maaşın 3.500,00 TL olmasına rağmen bilirkişinin 1.908,00 TL üzerinden hesaplama yaptığını, karar tarihine en yakın asgari ücrete göre hesaplama yapılması gerekirken bu hususun gözardı edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacılar lehine takdir olunan manevi tazminat miktarının düşük belirlendiğini,
davalılar vekalet ücreti; davacılar ..., ..., ... ..., ... ve ...'e ayrı ayrı 1.000,00 TL maddi tazminat talep edilmiş ve bu davacılar yönünden maddi tazminatın reddedildiğini, reddedilen maddi tazminat miktarının 5.000,00 TL olmasına rağmen Mahkemenin maddi tazminatın reddedilen miktarı olarak 9.200,00 TL vekalet ücretine hüküm ettiğini, oysa hüküm edilecek vekalet ücreti talep edilen maddi tazminatı geçemeyeceğini, buna rağmen fazladan vekalet ücretine hükmedildiğini, manevi tazminatın kısmen reddi nedeniyle reddedilen miktar yönünden davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini,
davalı ... yönünden ayrıca vekalet ücreti takdirinin hatalı olduğunu, davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğunu, bu nedenle her davacı için yargılama gideri bu doğrultuda avukatlık ücretinin de ayrı olması gerektiğini beyanla temyiz talep etmiştir.
Davalı ... ve Ticaret A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; meydana gelen iş kazasının gerçekleşmesine işçinin asli kusurunun sebebiyet verdiğini, dosya kapsamında tespit edilen kusur oranları ve ilgili kusur oranları esas alınarak kurulan hükmün hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, iş sahibi olan ... A.Ş.'nin kusuru bulunmadığından bahisle karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, hükme esas alınan hesap raporunun hatalı olduğunu, ... için ayrılan paylar Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre %30 dan az olamayacağını, Mahkemece hakkaniyete uygun bir maddi tazminata hükmedilmesi gerekirken aksine hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, hükmedilen manevi tazminatın davacıların zenginleşmesine neden olacağını, alacakların zamanaşımına uğradığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazası sonucu nedeniyle maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
1- Davacılar vekili ve Davalı ... ve Ticaret A.Ş. vekilinin hükmedilen ve reddedilen tazminat miktarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan kesinlik sınırının 544.470,00 TL olup hükmedilen ve reddedilen tazminata yönelik temyizi kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla temyiz itirazlarının miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacılar vekili ve davalı ... ve Ticaret A.Ş. Vekili tarafından hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelerle bozmaya uyulmakla taraflar yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı dikkate alınarak, temyiz kapsam ve nedenlerine göre davalı ... ve Ticaret A.Ş. vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Dosya kapsamından. Mahkemece 27.08.2020 tarihli hesap raporuna davacı vekili tarafından süresinde itiraz edildiği, mahkemece itirazların reddi ile ıslah için süre verildiği ve davacı tarafça sunulan ıslah dilekçesi üzerinden 21.01.2021 tarihinde karar verildiği iş bu kararın davacılar vekili tarafından da istinaf konusu yapıldığı ve hesap raporunun istinaf sebebi yapıldığı, Bölge Adliye Mahkemesince "..Açıklanan nedenlerle.
HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, açıklanan eksik hususlar gözetilerek delillerin toplanıp değerlendirilmesinden sonra usuli kazanılmış hakların da gözetilmesi suretiyle karar verilmesi için diğer istinaf nedenleri incelenmeksizin dosyanın,
İlk Derece Mahkemesine iadesine.." karar verildiği davacı vekilince Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararı sonrası 13.04.2023 tarihli ilk duruşmada istinaf ilamı doğrultusunda ek rapor aldırılması amacıyla dosyanın bilirkişiye tevdini talep ettiği ancak Mahkemece ilk kararın verilmesinden sonra BAM tarafından kararın kaldırılması arasında üç yıl süre geçmesine ve davacılar vekilinin bilirkişi raporuna süresinde itiraz ettiği ve kararı istinaf ettiği dikkate alınmaksızın karar tarihine en yakın asgari ücretin esas alınmaması bozmayı gerektirmiştir.
Bu durumun gerçek belli iken varsayıma gidilemez ilkesine uygun olduğu Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.05.1991 tarihli ve 1991/9-102 Esas, 1991/267 Karar ile 17.05.2022 tarihli ve 2019/(21)10-595 Esas, 2022/639 Karar sayılı kararlarında da belirtilmiştir. O halde Mahkemece yapılacak iş davacının, maddi tazminatının hesabında hüküm tarihine en yakın tarihteki asgari ücretin esas alınması gerektiği dikkate alınarak hesaplama yaptırılarak sonucuna göre karar vermesi gerekmektedir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedeni olup İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmalıdır
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1. Davacılar vekilinin ve davalı ... Ticaret A.Ş. vekilinin hükmedilen ve reddedilen tazminata yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE,
2. Davalı ...Ticaret A.Ş. vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,
3. Davacı vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
4.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA
5.Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden davacılara iadesine,
6. Aşağıda yazılı temyiz harcının davalı ...Tic. A.Ş.'den alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/5165, K. 2025/15651, 18 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama