KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/5254 E., 2025/7364 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/3649 E., 2024/192 K.
- İlk derece mahkemesi
- İzmir 12. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/272 E., 2023/336 K.
Karar Metni
853 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde davacının, ... Meyve Sebze San. ve Tic. A.Ş.’ye ait işyerinde 01.10.1986 tarihinde bir gün çalışmış olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde, işe giriş bildirgesinin sigortalı konumunda çalışmanın varlığını kabul için yeterli olmadığını; davacının, bildirgede belirtilen tarihteki eylemli çalışmasının Yargıtay içtihatlarında öngörülen yönteme uygun biçimde araştırılıp kanıtlanması gerektiğini beyanla, davanın reddi gereğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının Davacının ... sicil sayılı ... Meyve Sebze San. ve Tic. A.Ş.’ye ait işyerinde 01.10.1986 tarihinde işe başladığı ve asgari ücretle en az 1 gün fiilen çalışmış olduğu ve davacının sigortalılık başlangıç tarihinin, 01.10.1986 tarihi olduğunun tespitine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, eksik araştırma ve inceleme ile sonuca gidildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
1.Davanın yasal dayanakları 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un 2., 6., 9., 6., 79. ve 108. hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanunlar ile Yargıtayın yerleşik içtihatları gereğidir.
2.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, Mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
3.Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır. Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacı adına dava dışı ... Meyve Sebze San. ve Tic. A.Ş. ünvanlı işverenin ... sicil no.lu işyerinden 01.10.1986 tarihli işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, paketleme tesisi mahiyetli iş yerinin 10.11.1981-30.11.1981 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğu,
şirketin gıda maddeleri toptan satışını yapan aracılar faaliyet alanında 01.01.1981-31.12.1999 tarihleri arasında vergi mükellefiyetinin olduğunun bildirildiği,her ne kadar işyerinin kanun kapsam dönemi 1981 olarak bildirilmişse de,1986/1 ve 2. dönemi için dönem bordrosu verildiğinin ancak dava konusu 3.dönem içi bordro verilmediğinin öte yandan 1987 ve 1988 yıllarından bordro verildiğinin bildirildiği,1986/1 ve 2. dönemi ile 1987 ve 1988 yıllarından bildirilenler arasından dinlenen ..., ...'nun davacıyı tanımadıklarını beyan ettikleri,davacı tanığı olarak dinlenen ve aynı işyerinde çalıştıkları yönünde beyanda bulunan ...,
... ile ...'ın işyerinden hiç bildirimlerinin olmadığı,işyerinden dava konusu dönemde adlarına verilmiş işe giriş bildirgelerinin olup olmadığının araştırılmadığı,sadece emniyet vasıtasıyla komşu işyeri araştırması yapıldığı,herhangi bir komşu işyerinin tespit edilemediği,geniş çapta komşu işyeri araştırması yapılmadığı ,böylelikle anılan tanık beyanları ile dosyadaki diğer deliller değerlendirilmek suretiyle eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
3.Buna göre Mahkemece, dava konusu dönemde işyerine komşu işyeri ve kayda geçmiş çalışanlarının,vergi dairesi, SGK ve belediye aracılığıyla da yapılacak araştırmayla yöntemince saptanarak,sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle re’sen bilgi ve görgülerine başvurulmalı, komşu işyeri ve çalışanlarının tespit edilememesi halinde tarafların da beyanları alınarak davacının çalışmasını bilebilecek olan kişiler tespit edilerek sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle beyanları alınmalı,dinlenen davacı tanıkları ...,
... ile ...'ın dava konusu döneme ait işe giriş bildirgelerinin olup olmadığı araştırılarak beyanları denetlenmeli, böylelikle, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının işyerinde çalışıp çalışmadığı hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir.
4.Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular gözönünde bulundurulmaksızın, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmesi, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
VII. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/5254, K. 2025/7364, 30 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama