KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/5295 E., 2025/13609 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ekim 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/3038 E., 2024/3448 K.
- İlk derece mahkemesi
- Alanya 1. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/460 E., 2024/246 K.
Karar Metni
575 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 28.8.2019 tarihli iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğradığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere 10.000,00 TL maddi ve 90.000 TL manevi tazminatın davalıdan kaza tarihinden itibaren faizi ile tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında maddi tazminata ilişkin talebini 2.356.196,56 TL olarak arttırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde kusurlu tarafın davacı olduğunu, bel ve omurgasında yaşanan hasarın sonradan da oluşma ihtimalinin mevcut olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; iş yerinde kat görevlisi olarak çalışan davacı ...'in çamaşırhaneyi su basması üzerine bu suyun tahliye edilmesi için görevlendirildiği esnada elektrik akımının etkisiyle yere düştüğü ve omurgasında kırıklıklar
meydana gelecek şekilde yaralandığı, SGK Kurum Sağlık Kurulunun 02.03.2020 tarihli kararında ve Yüksek Sağlık Kurulunun 06.12.2021 tarihli kararında sürekli iş göremezlik derecesinin %38,2 olduğu, yardıma muhtaç olmadığı ve kontrolünün gerekmediğinin belirtildiği, Adli Tıp 3. İhtisas Kurulunun 21.12.2022 tarihli raporunda; kazalı işçinin sürekli iş göremezlik derecesinin E cetveline göre %38,2 olduğu, başka birinin yardımına ihtiyacı olmadığının ifade edildiği, bu haliyle maluliyet oranları arasında çelişki bulunmadığından davacının maluliyet derecesi bakımından tespit edilen orana itibar edildiği,
hükme esas alınan 22.08.2023 tarihli bilirkişi raporu ve SGK tahkikat raporuna göre, meydana gelen iş kazasında, davalı işverenin %95 oranında kusurlu olduğu, davacının ise %5 oranında kusurunun bulunduğunun belirlendiği gerekçesiyle "Davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, maddi tazminat talebi yönünden. 2.356.196,56 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 28.08.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Manevi tazminat talebi yönünden; 85.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 28.08.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine " karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacıda meydana gelen maluliyet ile iş kazasının ilgisinin bulunmadığını, daha önceki hastalıkları ile ilgili hiçbir araştırma yapılmadan ve bu konuda itirazları gözetilmeden karar verilmiş olduğunu, davalı işverenin hiçbir kusurunun bulunmadığını, davacının çamaşırhanenin temizliği için talimat aldığı kişinin işveren, işveren vekili veya birim amiri olmadığını, tüm kusurun davacıda olduğunu belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/5295, K. 2025/13609, 13 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama