KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/5312 E., 2025/15698 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2025
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/835 E., 2024/439 K.
Karar Metni
545 kelime·3 dk okuma·9 bölüm
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı Kurum ve davalı ... İnş. Ltd. Şti. vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dilekçesinde özetle; kurum sigortalısı ...'ın 14.01.2015 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucunda sürekli iş göremez durumuna girmesi nedeniyle, yapılan masraf ve ödemelerin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... Tic. ve San. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazlarının olduğunu, müvekkili şirketin diğer davalı ile olan Adi Ortaklığı sebebiyle sorumluluğunun söz konusu olamayacağını, bu sebeple davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, bunların yanı sıra...'ın kaza geçirdiği şantiye Adi Ortaklığın şantiyesi de olmadığını, müvekkil şirketin kaza sebebiyle sorumluluğunun söz konusu olamayacağını beyanla; davanın reddini savunmuştur.
2.Davalı ... Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; iş kazası geçiren işçi ile müvekkili firma arasında görülen ... ... 1. İş Mahkemesi'nde 2016/442 esas numarası ile dava görüldüğünü ve bu davanın sonucunun beklenilmesi gerektiğini, davacı kurumun kendi müfettişlerince tayin ettiği kusur oranının isabetsiz olduğunu, müvekkili firmanın üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, işçiye gerekli ekipmanı sağladığını ve gerekli eğitimleri verdiğini, işçinin kendi kusuru ile iş kazası meydana geldiğini beyanla; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 25.09.2018 tarihli 2017/239 Esas, 2018/411 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 25.09.2018 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı Kurum ve davalılardan ... Ltd. Şti. vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 08.10.2020 tarihli 2019/ 501 Esas, 2020/1381 Karar sayılı kararıyla istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davacı Kurum ve davalı ... İnş. Ltd. Şti. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 08.03.2022 tarihli 2021/736 Esas, 2022/3216 Karar sayılı ilamında; Mahkemece eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiği gerekçesine dayalı olarak karar bozulmuştur. Bozma sonrası İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece iş kazasının meydana gelmesinde, sigortalının sorumlu tutulmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, sigortalı işçinin işveren kadar yeterli olgunluğa sahip olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı ... İnş. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; Kurum sigortalısının müvekkil şirket çalışanı olmadığını, iş kazasının meydana gelmesinde sorumluluklarının olmadığını, diğer davalı şirket ile aralarında asıl işveren alt işveren ilişkisi olmadığını, hükme esas alınan kusur raporunun hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık rücuan tazminat istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, davacı Kurum ve davalı ... İnş. Ltd. Şti. vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/5312, K. 2025/15698, 19 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama