KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/5352 E., 2025/13203 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1769 E., 2024/2235 K.
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 29. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/368 E., 2022/615 K.
Karar Metni
608 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı Kurumda ... sigorta sicil numarası ile 4/a sigortalısı, 1...4 Bağ-Kur Numarası ile 4/b sigortalısı olarak işlem gören müvekkilinin asıl mesleğinin Yüksek İnşaat Mühendisliği olduğunu, 1978 yılında ... A.Ş. unvanlı firmanın sigortalısı olarak Libya'ya gittiğini, burada bulunduğu sırada ....
A.Ş. unvanlı bir inşaat firmasının ortağı olarak faaliyette bulunduğunu, bu şirketin kaydının 1980 - 1995 tarihleri arasında İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde bulunduğunu, 01.09.1985-26.02.1999 tarihleri arası 0... ... no ile SGK nezdinde iş yeri kaydının yapıldığını ve bu dönemde çalışan sigortalıların primlerinin ödendiğini, müvekkilinin yurt dışında bulunduğu sürenin emekliliğine yetecek kadarını 3201 sayılı Kanun'a göre borçlanıp 01.04.2010 tarihinde emekli olduğunu, ...
Sosyal Güvenlik Merkezinin 14.12.20 11... 636 sayılı yazısı ile Kurum müfettişlerince yapılan bir incelemede Libya'daki hizmetlerinin gerçeği yansıtmadığı, ...'daki şirketin sahte olduğu gerekçesiyle maaşının bağlandığı tarih itibariyle kesildiğini, kesilen aylıklarının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması gerektiğinin tespiti ile birikmiş emekli aylıklarının işleyecek yasal faizi ile birlikte müvekkile ödenmesi gerektiğine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle.
Sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklı uyuşmazlıklarda hizmet tespiti haricinde Kuruma başvuruda bulunma şartı olduğunu, davacının 29.03.2010 tarihli tahsis talebine istinaden 3.4 15... /1/b, 4 50... /1/c (emekli sandığı) ve 38 05... /1/a hizmeti olmak üzere toplam 7.670 gün üzerinden 01.04.2010 tarihi itibari ile kendisine yaşlılık aylığı bağlandığını, hizmetlerinin gerçeğe dayanmayan belgelere dayandığı gerekçesi ile Kurum zararı oluşmaması amacıyla Kurum Başmüfettişinin 02.11.2011 tarihli ve 20507480 sayılı yazısı ile aylığının durdurulmasının bildirildiğini, 2011 tarihi itibari ile aylıklarının durdurulduğunu,
17.08.2012 tarih ve 1046/44/srş/O1 sayılı rapor gereği 19.11.2012 tarih ve 14773100 sayılı başkanlık oluru ile geçeriz sayılan 4/1-a kapsamındaki 3.805 günün iptal edildiğini, buna bağlı olarak yaşlılık aylığı şartlarının sağlanamaması nedeniyle aylıkların başlangıç tarihi itibari ile iptal edildiğini, kişi hatası nedeni ile yersiz ödemelerin iadesi için takip başlatıldığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kurum işleminin hatalı olduğunu, müvekkilin 01.09.1985 - 30.04.1995 süresindeki sigortalı bildirimlerinin iptalinin mümkün olmadığını, davacının yaşlılık aylığı koşullarını taşıdığını, Mahkemece eksik araştırma sonucu karar verildiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık davacının ortağı olduğu şirket üzerinden bildirilen 4/a sigorta bildirimlerinin iptali ile kendisine bağlanan aylığın kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali ile birikmiş emekli aylıklarının işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/5352, K. 2025/13203, 8 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama