KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/5372 E., 2025/13162 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/2007 E., 2025/465 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 5. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/35 E., 2023/273 K.
Karar Metni
379 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının eşinin 01.09.2003-03.07.2014 tarihleri arasında sigortalı olarak çalıştığının tespitine ve sigorta başlangıç süresinin 01.09.2003 olarak kabul edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Feri müdahil SGK vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacıların murisi ...'in 01.01.2004 - 02.06.2006 tarihleri arasında davalı ...'e ait iş yerinde 03.06.2006 - 03.07.2014 tarihleri arasında davalı ... iletişim İnşaat Petrol Tarım Taahhüt Nakliyat ve Ticaret Limited Şirketi bünyesinde Kuruma bildirilen süreler hariç kesintisiz çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalılar ve feri müdahil Kurum vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Feri müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya kapsamı incelendiğinde, davanın yasal dayanaklarından olan 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesinin 9. fıkrası ile bordro tanık beyanları, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında kararın yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup feri müdahil Kurum vekilince tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/5372, K. 2025/13162, 8 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama