KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/5390 E., 2025/13626 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ekim 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1790 E., 2024/2523 K.
- İlk derece mahkemesi
- Bakırköy 1. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/80 E., 2022/388 K.
Karar Metni
1.766 kelime·9 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... Turizm Gıda İnşaat Pazarlama San. ve Tic. Ltd. Şti ile ... ve ... vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl ve birleşen dosyada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...'un 07.09.1991 doğumlu olup mesleğinin kuaförlük olduğunu, 23 Temmuz 2016 günü davalılar yanında çalıştığı sırada meydana gelen iş kazası sebebiyle tüm vücudunun felç olup, iki sene hastanede yatarak tedavisini sürdürdüğü, halen fizik tedavi ve konuşma egzersizlerine devam eden bir tedavi sürecine girdiğini, bu süre içerisinde davacının ağır geçen tedavi süreci nedeniyle dava sürecinde gecikme meydana geldiğini, davacı ...'un kendisini temsil edemeyecek şekilde yaralanması sebebiyle Küçükçekmece 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/1147E.
2017/161K. 07.03.2017 tarihli kararı ile babası ... vasi olarak atandığını, davacı ...'un davalıların yanında, .... Mahallesi, ...Sokak, .... Cad.
No:....... .../Bakırköy/İstanbul adresinde çalıştığı sırada, iş yeri dışında bir müşterinin gelin saçını yapmak üzere yola çıktığında, davalılar tarafında kullanımına tahsis edilmiş olan 34... plakalı motorsikletle yolda giderken kaza yaptığını ve boyun kısmından aşağısı felç olacak şekilde yaralandığını, hayati fonksiyonlarını yerine getiremez olduğunu, davacının kaza sonrasında, kaza sebebiyle davalılardan ... tarafından 28.07.2016 tarihinde 2.000,00 TL'si, 10.08.2016 tarihinde ... tarafından 1.473,75 TL'si, 16.08.2016 tarihinde 695,00 TL'si, 22.08.2016 tarihinde 945,00 TL'si, 07.09.2016 tarihinde 495,00 TL'si,
26.09.2016 tarihinde 495,00 TL'si, davalılardan ... tarafından 05.08.2016 tarihinde 1.595,00 TL'si, gönderildiği, ancak ondan sonra davacının zararını karşılamak için herhangi bir girişimde bulunulmadığını, sonrasında davacının yanlarında çalıştığını dahi inkar ettiklerini, davacının sigortalılığının SGK hizmet dökümünden belli olduğunu, davacı müvekkilinin 5510 sayılı Kanun'un 13/c maddesi gereğince iş kazası geçirdiğini, ancak bu durumun davalılar tarafından kabul edilmediği gibi SGK Kurumuna da bildirilmediğini, davacının davalı işyerinde çalışırken işveren tarafından sigortasının yapılmadığını,
sonradan geriye dönük sıgorta bildirimi yapıldığını, müvekkilinin kaza yaptığı motorsikletin kime ait olduğunun bile belli olmadığını belirterek, davacının geçirdiği kazanın iş kazası olarak tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalılar ... ve ... yanında çalışmadığını, bahsedilen işyerinin bir tüzel kişiliğe ait olup müvekkillerine yönlendirilen işbu davanın öncelikle husumet yönünden reddi gerektiğini, davacının ... Turizm Gıda İnş. Paz. ve Tic. Ltd.
Şti.'ye ait işyeri bünyesinde 18.07.2016 tarihinde çalışmaya başlayıp iş akdinin imzalanması, sabıka kaydı ve özlük dosyası ile ilgili belgelerin işverene getirilmesi için süre verildiğini, ancak bu belgeler davacı tarafından henüz getirilmemişken işe girdiği tarihten 6 gün sonra 23.07.2016 tarihinde izinli olduğu günde trafik kazası geçirdiğini, davacının geçirmiş olduğu kazaya üzülen çalışanların işyerinde kampanya başlatıp davacı için yardım parası topladıklarını ve bu paraları parça parça davacının babasına gönderdiklerini, bu para yardımı durumunun 8 ay devam ettiğini,
olayın iş kazası olmadığın SGK birimlerince yapılan ayrıntılı inceleme ile sabit kılındığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum kayıtlarında iş kazasına ilişkin her hangi bir kayda rastlanmadığını, bu tür davalarda davanın Kurum kayıtlarına eş değer nitelikte resmi belge ve deliler ile ispatlanması gerektiğini, davanın Kurum teftiş raporuna eş değer nitelikte belge ve deliller ile ispatlanması gerektiğini, davacının sigortalı çalışması bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Birleştirilen dosyada davalı ... Turizm Gıda İnşaat Pazarlama Sanayi ve Tic. Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalılar ... ve ... yanında çalışmadığını, müvekkili şirketi bünyesinde çalıştığını, bu nedenle diğer davalılar hakkında öncelikle husumet yönünden davanın reddi gerektiğini, davacının ... Turizm Gıda İnş. Paz. ve Tic. Ltd.
Şti.' ne ait işyeri bünyesinde 18.07.2016 tarihinde çalışmaya başlayıp iş akdinin imzalanması, sabıka kaydı ve özlük dosyası ile ilgili belgelerin işverene getirilmesi için süre verildiğini, ancak bu belgeler davacı tarafından henüz getirilmemişken işe girdiği tarihten 6 gün sonra 23.07.2016 tarihinde izinli olduğu günde trafik kazası geçirdiğini, davacının geçirmiş olduğu kazaya üzülen çalışanların işyerinde kampanya başlatıp davacı için yardım parası topladıklarını ve bu paraları parça parça davacının babasına gönderdiklerini, bu para yardımı durumunun 8 ay devam ettiğini,
olayın iş kazası olmadığın SGK birimlerince yapılan ayrıntılı inceleme ile sabit kılındığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “1-)Davacının açmış olduğu asıl dava olan Mahkememizin 2019/80 E. Sayılı dava dosyası yönünden; açılan asıl davanın reddine,
2-)Davacının açmış olduğu Mahkememizin işbu dosyasıyla birleşen Bakırköy 17. İş Mahkemesinin 2019/586 E.- 2019/291 K. sayılı dosyası yönünden açılan birleşen davanın kabülü ile
a-)Birleşen dosya davalısı ... Turizm Gıda İnş. Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti. yönünden; davacının geçirdiği 23.07.2016 tarihli kazanın iş kazası olduğunun tespitine,...” karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 06.01.2023 tarihli tavzih kararı ile “...1-) Davacı vekilinin tavzih talebinin yukarıda açıklanan nedenden dolayı kabulü ile 7251 Kanun numaralı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 27. maddesiyle "Hükmün Tamamlanması" kenar başlıklı olarak HMK'ya 305/A maddesinin eklendiği hususu dikkate alınarak; Mahkememizce verilen 21.11.2022 tarihli gerekçeli kararın hüküm kısmının 2. maddesinin a bendinin;
"a-)Birleşen dosya davalısı ... Turizm Gıda İnş. Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti. yönünden; davacının geçirdiği 23.07.2016 tarihli kazanın "trafik- iş kazası" olduğunun tespitine," şeklinde "trafik" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün bu şekilde tavzihine, işbu tavzih şerhinin gerekçeli kararın eki sayılmasına,...” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalılar ... Turizm Gıda İnşaat Pazarlama San. ve Tic. Ltd. Şti. ile ... Doğun ve ... vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz başvuru dilekçesinde.
Kanun metni ile açık olduğu üzere 6552 sayılı yasanın yürürlüğe girmesi ile birlikte 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Sosyal Güvenlik Mevzuatından kaynaklı bir hakkının ihlal edildiğini düşünen taraf dava açmadan önce ilgili SGK’ya başvurmak zorunda olduğunu, tarafın yapmış olduğu başvuruya Kurum tarafından 60 gün içerisinde cevap verilmesi gerektiğini, Kurumca kanunda öngörülen sürede cevap verilmediği takdirde talep reddedilmiş sayılacak ve tarafın dava açma hakkı doğmuş olacağını, Kuruma başvurulmaksızın dava açılamayacağını,
başvuru olmaksızın dava açılması halinde davanın dava şartı noksanlığı sebebi ile reddedilmesi gerektiğini, Kurum dava açılmasına sebebiyet vermediğinden, davanın kabulü halinde aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken müştereken ve müteselsilen Kurumun vekalet ücretinden sorumlu tutulduğunu, hukuka ve yasaya aykırı kararın kaldırılması gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
Davalılar ... Turizm Gıda İnşaat Pazarlama San. ve Tic. Ltd.
Şti ile ... ve ... vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; davacı yan, işe girdiği tarihin 6. gününden sonra izinli olduğu günde alkollü olarak işyerine gelip başka bir personelin şahsi motorunu rızası hilafında alarak eve gitmeye çalışırken kaza geçirdiğini, olayın iş kazası olmadığının bağcılar sosyal güvenlik merkezi iş kazası birimince yapılan ayrıntılı inceleme ile sabit kılındığını, gelin başı yapılması işi en az üç kişinin yapabileceği bir iş ve işyerinin kıdemli çalışanları tarafından yapılan bir görev olup, alet ve edevatların bir motorsikletle taşınabilmesinin mümkün olmadığını,
...'un gizlice aldığı motorsikleti evine gitmek için kullanırken kaza yaptığını, kaza yerinin ikamet adresine giden yolda olduğu gözetildiğinde, olayın işyeri ile ilgili bir şey olmadığı ispat edilmesine rağmen ilk derece mahkemesince bu hususta hiçbir araştırma yapılmadan eksik incelemeye dayalı karar tesis edildiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazası tespitine ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Eldeki davaya konu olayın meydana geldiği tarih itibari ile davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesidir. Maddenin birinci fıkrasında iş kazası,
“a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,
b) (Değişik bend:17.04.2008-5754 S.K./8.mad) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle,
c) Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,
d) (Değişik bend: 17.04.2008-5754 S.K./8. mad) Bu Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,
e) Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen özüre uğratan olaydır.” şeklinde tanımlanmıştır.
İş kazası nedeniyle sosyal sigorta yardımlarının yapılabilmesi öncelikle Kurumun zararlandırıcı sigorta olayının iş kazası olduğunu kabul etmesine bağlıdır. İş kazası olgusu Kurumca kabul edilmezse somut olayda olduğu gibi sigortalının ya da hak sahiplerinin olayın iş kazası olduğunu dava yolu ile tespit ettirmesi gerekmektedir.
İş kazasını meslek hastalığından ayıran en önemli husus iş kazasının ani meydana gelen bir olay olmasıdır. Ani olayın gerçekleşmesinden sonraki bir vakitte sigortalıda bedenen veya ruhen zararlar meydana gelebilmektedir. Burada önemli olan husus meydana gelen zarar ile ani olay arasında illiyet bağının olup olmadığı meselesidir. Kanunda iş kazası tanımlanırken dıştan gelen bir etkinin varlığından bahsedilmemiştir.
Bu nedenle sigortalının kalp krizi veya beyin kanaması geçirmesi ile intihar etmesi de iş kazası kapsamında değerlendirilmektedir. Burada önemli olan bir husus, olayın iş kazası sayılması ile işverenin kazanın meydana gelmesinde kusuru olup olmadığı halinin karıştırılmaması gerektiğidir. Zira bir olayın iş kazası sayılması ile işverenin kusurunun bulunması durumu aynı değildir.
Önemine binaen belirtmek gerekir ki illiyet bağının varlığı için sigortalının yaptığı iş ile gerçekleşen kaza arasında bir bağ olması gerekmektedir (Özdemir, Halil, Türk Mevzuatında İş Kazasının Tespiti Davaları, Yargıtay Dergisi, Temmuz 2018, cilt 44, sayı 3).
3. Eldeki davada davacının kaza tarihinden bir hafta önce davalı iş yerinde çalışmaya başladığı, dosya kapsamına göre davacıya ait kalfalık/ustalık belgesinin bulunmadığı, tanık beyanlarına göre davacının davalı işyerinde çırak olarak işe başladığının da anlaşılması karşısında Kurumsal bir işyeri olan davalı işyerinden gelin başı yapmak üzere çırak olarak bir hafta önce çalışmaya başladığı beyan edilen davacının görevlendirilmesi hususunun açıklığa kavuşturulamadığı görülmüştür.
Mahkemece yapılacak iş; davacının görevlendirildiğini iddia ettiği gelin başı yapma işi konusundaki yetkinliği yöntemince araştırılmalı, ustalık/kalfalık belgeleri ve mesleki tecrübesi sorulmalı, davacının beyanının alınması mümkün ise davacıdan sorulmak suretiyle hangi adrese gelin başı yapmak üzere gittiği belirlenmeli, işyeri randevu kayıtlarından bu husus araştırılmalı, söz konusu işe davacının tek başına mı ekip ile mi gittiği, iş için gerekli malzeme ve ekipmanların davacı tarafından götürülüp götürülmediği, götürülüyor ise bunların motorda ne şekilde taşındığı,
motorda taşındı ise bu malzemelerin kazadan sora kime teslim edildiği ceza dosyasındaki tutanaklar incelenmek suretiyle belirlenmeli, sonuç itibariyle kaza tarihinde davalı işyeri tarafından davacıya dair bir görevlendirme yapılıp yapılmadığı hususu hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/5390, K. 2025/13626, 13 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama