KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/5511 E., 2025/12031 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1839 E., 2025/264 K.
- İlk derece mahkemesi
- Şanlıurfa 2. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/75 E., 2024/324 K.
Karar Metni
556 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacının, davalıya ait iş yerinde çalışmakta iken 06.03.2010 tarihinde iş kazası geçirmiş olduğunu, sağ eli ile belinde sakatlık meydana geldiğini ve maluliyetinin kesinleştiğini, iş kazasının meydana gelmesinde kusurun tamamen işverene ait olduğunu, davalı işverenin ilgili mevzuatta yer alan işçi sağlığı ve iş güvenliğine ilişkin yükümlülüklerine aykırı davrandığını, davacının hiçbir eğitim verilmeden çatı temizlik işine verildiğini ve hiçbir tedbir alınmadığı için iş kazasının meydana geldiğini beyan ederek iş kazasının ve kaza neticesi oluşan maluliyet oranının tespitini talep etmiştir. Maluliyet oranının tespiti ile ilgili dava 30.03.2021 tarihli celsede tefrik edilerek başka bir esasa kaydedilmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı SGK vekili, cevap dilekçesinde özetle; davacının Kuruma herhangi bir başvuruda bulunmadan dava yoluna başvurduğunu, zamanaşımı, yetki ve görev itirazında bulunduklarını, davacının tek dava ile hem maluliyet hem iş kazası tespiti davası açtığını, bu istemlerin iki ayrı dava konusunu teşkil ettiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. 2.Davalı şirket vekili, cevap dilekçesi vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalı şirkete karşı 06.03.2010 tarihinde meydana gelen olayın 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesi kapsamında iş kazası olduğunun tespiti talepli olarak açtığı davada, Mahkemece davalı şirket bakımından olayın oluş şekli ve 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesinde belirlenen şartları taşıdığı ve iş kazası olduğuna dair kabulünün yerinde olduğu,
ancak Kurum tarafından olay nedeniyle yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 19.02.2015 tarihli ünite kararıyla olayın iş kazası olduğunun kabul edilmesi nedeniyle davanın konusuz kaldığı, davacının bu talebi yönünden, davanın açılmasına sebebiyet vermeyen davalı Kurumun vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu olmadığı, Kurum yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçelerine dayalı olarak davalı Kurumun istinaf isteminin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına yeniden hüküm kurulmak suretiyle Davalı SGK yönünden konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı ...
Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; aleyhe vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık 06.03.2010 tarihli olayın iş kazası olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/5511, K. 2025/12031, 17 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama