KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/5606 E., 2025/7335 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/2976 E., 2025/15 K.
- İlk derece mahkemesi
- Konya 4. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/298 E., 2024/317 K.
Karar Metni
954 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının, 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığının işe giriş bildirge tarihi olan 01.02.1998 tarihinde başladığının tespiti ile işe giriş bildirgesi tarihi itibari ile 01.02.1998 tarihinde 1 gün çalıştığının tespitine ve aksi Kurum işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, davanın hak düşürücü süreye maruz kaldığını, işe giriş bildirgesinin varlığının çalışmanın gerçek ve fiili olduğunun kanıtı olmadığını, hizmet belgelerinin verilme yükümlülüğünün işverene ait olduğunu ayrıca davacının Kuruma başvurusu ile ilgili olarak gereken cevabın verilmiş olduğunu, talebinin mümkün olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının ...sicil sayılı işyerinde 01.02.1998 tarihinde 1 gün çalıştığının ve 506 sayılı Kanun kapsamında sigorta başlangıcının 01.02.1998 tarihinde olduğunun tespitine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, eksik araştırma ile hüküm kurulduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının ve sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.
1.Davanın yasal dayanakları 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un 2., 6., 9., 79., 108. madde hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Yasanın belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı Kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Yasalar ile Yargıtayın Yerleşik İçtihatları gereğidir.
2.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, Mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
3.Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacı adına dava dışı ... Nakl. ve Otom. San. Ltd. Şti. ünvanlı işverenin ... sicil no.lu işyerinden 01.02.1998 tarihli işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, kamyon ile nakliye mahiyetli işyerinin 21.01.1995-07.11.2001 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğu ve dava konusu 1998/1.
Dönem ile 2 ve 3. dönemde tek sigortalı olarak ...'ın bildirildiği, anılan sigortalının beyanında kendisinin işyerinde kalfa olduğu, aracın sökme-takma işi yaptığını, davacının ise çırak olduğunu belirttiği ancak o dönemde davacının 19 yaşında olduğu ve işyeri mahiyetinin kamyonla nakliye olmasına karşın tanığın beyanının işyeri mahiyetiyle uyuşmadığı, bu çelişkilerin ise Mahkemece giderilmediği, öte yandan komşu işyeri araştırmasının sadece emniyet aracılığıyla yapıldığı ve bir tespitin yapılamadığının bildirildiği,
davacı tanığı olarak işyerine komşu işyerinde çalıştığını belirten ancak ne işyerinin komşu olduğu ne de tanığın kayıtları getirtilmediği için beyanı denetlenemeyen ...'nın beyanının alındığı, işverenin karayolu ile şehirlerarası yük taşımacılığı faaliyet konusunda 20.12.1994- 07.11.2001 tarihleri arasında vergi kaydı olduğu, komşu işyeri araştırmasının sadece emniyet vasıtasıyla yapıldığı ve bir tespit yapılmadığı, Mahkemece anılan tanık beyanları ve dosyadaki diğer deliller değerlendirilmek suretiyle, eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
4.Buna göre Mahkemece, tek bordro tanığı olan ...'ın ayrıntılı olarak beyanı tekrar alınarak işyerinde ne iş yapıldığı, kendisinin ne iş yaptığı, davacının ne iş yaptığı, işyerinin yük taşımacılığı mı yoksa araç tamiri-torna işi vb. gibi mi bir iş yapıldığı hususunda beyanı alınmalı, işyerinin niteliği, kimlerle birlikte çalıştığı, işyerinde ne iş yaptığı hususlarında ayrıntılı beyanı alınmalı, ayrıca işyerine dava konusu dönemdeki komşu işyeri ve kayda geçmiş çalışanları, SGK, vergi dairesi ve belediye aracılığıyla da yapılacak araştırmayla yöntemince saptanarak,
sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle re’sen bilgi ve görgülerine başvurulmalı, davacının birlikte çalıştığını beyan ettiği kişilerin de hizmet döküm cetvelleri ve işe giriş bildirgeleri celbedilerek dinlenmeli, komşu işyeri ve çalışanlarının tespit edilememesi halinde tarafların da beyanları alınarak davacının çalışmasını bilebilecek olan kişiler tespit edilerek sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle beyanları alınmalı, bozma öncesi davacı tanığı olarak dinlenen ...'nın sigortalılık kaydı ile dava konusu dönemde çalıştığını belirttiği işyerinin tescil bilgileri,
vergi kaydı ile bu işyerinin dava konusu işyerine uzaklığı tespit edilmek suretiyle tanığın beyanı denetlenmeli, böylelikle toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının işyerinde çalışıp çalışmadığı hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/5606, K. 2025/7335, 30 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama