İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/5761 K.2025/16152

Bölge Adliye Mahkemesi kararının taraf vekillerinin temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan…

Esas2025/5761Karar2025/16152Tarih26 Kasım 2025Okuma10 dk · 1.924 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2025/5761 E., 2025/16152 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Kasım 2025
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
Sayısı
2023/635 E., 2023/793 K.
İlk derece mahkemes
... 3. İş Mahkemesi
Sayısı
2022/149 E., 2023/259 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.924 kelime·10 dk okuma·7 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararının taraf vekillerinin temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;

I. DAVA

1. Asıl davada davacı vekili dava dilekçesi ile müvekkilinin davalı işyerinde makine işçisi olarak çalışmakta iken, 01.05.2014 tarihinde halı sıkma makinasına eli sıkışarak iş kazası geçirdiğini, davacının kaza nedeniyle sağ kolunun koptuğunu ve işlevsiz hale geldiğini, davacının iş güvenliği ve iş sağlığı tedbirleri alınmadan çalıştırıldığını, davacının meslekte kazanma gücünü büyük oranda kaybettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 2.000 TL maddi, 100.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte tahsilini talep etmiştir.

2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesi ile bakiye 54.553,99 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.

3.Davacı vekili asıl davadaki talebini 31.01.2019 tarihli bedel artırım dilekçesi ile maddi tazminat talebini 200.850,43 TL'ye, 01.11.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile 456.689,74 TL'ye artırmıştır.

II. CEVAP

Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesi ile dava konusu iş kazasından müvekkil şirketin hiçbir kusurunun bulunmadığını, kazaya davacının sebebiyet verdiğini, davacının her türlü iş güvenliği eğitimini aldığını, davalı işverenin kaza tarihinden itibaren davacıya her türlü maddi ve manevi destekte bulunduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir. Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesi ile davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile"....Asıl dava yönünden.

SGK’ya Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararı doğrultusunda %21,2 oranına göre ilk peşin sermaye değeri sorulmasına rağmen %39,2 oran üzerinden 77.619,07 TL peşin sermaye değeri oluşturulduğu %21,2’ye göre herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığını dair 11.10.2022 tarihinde cevap verdiği görülmüş adli tıp raporunda belirtilen maluliyet oranının Kurumun iç işleyişinde dikkate alınmadığı anlaşılmıştır. ...

Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezinin 20.02.20 15... sayılı Kararı ile davacının iş göremezlik derecesinin %39.02 olarak belirlendiği, Adli Tıp Kurumunun 13.03.2020 tarihli raporunda davacının meslekte kazanma gücünün %21.02 olarak kaybettiği tespit edilmiştir. Dosyamızdan alınan 26.11.2018 tarihli kusur raporunda işverenin %70 oranında, davacının da %30 oranında kusurlu olduğu görülmüştür.

01.05.2014 tarihinde davalı işyerinde makinacı olarak çalışan davacının işe başladığı kumaşı rulo halinde sararak kesen rewinder makinasında ruloya gelen kumaşı maket bıçağı ile kestiği sırada sol kolunu kaptırması neticesinde yaralandığı iş kazasında malüliyetinin %21.02 olarak belirlendiği, kusur raporunda işverenin %70 oranında, davacının da %30 oranında kusurlu olduğu bu suretle maddi zararın oluştuğu gözetilerek maddi tazminat talebinin ıslah ve talep artırım dilekçesi de dikkate alınmak suretiyle kısmen kabulüne karar verilmiştir. 05.05.2023 tarihli bilirkişi raporunda peşin sermaye değeri tenzil edilmediğinden usul ekonomisi gereğince Mahkememizce hesaplama resen yapılmıştır.

77.619,07 TL (peşin sermaye) + 3.951,77 (geçici iş göremezlik ödeneği) = 81.570,84 TL x 0,70 (kusur) = 57.099,50 TL tenzil edilmesi gereklidir.

Davacının kusur ve maluliyet derecesine tekabül eden 492.836,69 TL – 57.099,50 TL = 435.737,19 TL maddi tazminat alacağı olduğu 13.12.2019 tarihinde 12.000,00 TL geçici ödeme talebi kabul edildiğinden daha önce ödenen bu miktarında maddi tazminattan indirilmesiyle 435.737,19 – 12.000,00 TL = 423.737,19 TL hüküm altına alınmıştır...

Birleşen dava yönünden; davacının 07.03.2019 tarihinde ıslah dilekçesi verdiği, 24.09.2020 tarihinde Mahkememizce karar verildiği, davacının da istinaf talebi olduğu görülmekle 02.11.2022 tarihli dilekçe ile de değer artırım talebinde bulunduğu anlaşılmakla belirsiz alacak davasında alacağın tamamı dava konusu edildiğinden aynı dava konusu ile ilgili ek dava açılması halinde dersdestlik söz konusu olacağından birleşen dava yönünden, ortada derdest bir dava varken davacı tarafın aynı konuda yeni bir dava açtığı anlaşıldığından, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." gerekçesiyle

1.Asıl dava yönünden,

Davanın kısmen kabulüne,

a.423.737,19 TL net maddi tazminatın, iş kazası tarihi olan 01.05.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

b.25.000,00 TL net manevi tazminatın, iş kazası tarihi olan 01.05.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

2.Birleşen dava yönünden,

Davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerinin istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde, ek davanın reddinin hatalı olduğunu, PSD ve geçici işgöremezliğin mükerrer mahsup edildiğini, geçici işgöremezlik ödemesinin tamamının mahsubunun ve peşin sermaye değeri hesabının tartışılmaksızın tamamının mahsubunun hatalı olduğunu, daha yüksek manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirterek belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde, davalı müvekkili şirketin kusuru bulunmadığını, kazaya dikkatsiz ve basiretsiz davranışları sonucunda davacı işçinin sebebiyet verdiğini, davacı işçinin maluliyet aylığı bağlanması beklentisinde olduğundan tedaviyi reddettiğini, tazminat hesaplamalarının eksik incelemeler ve hatalı tespitlerle yapıldığından işbu rapor/raporlar denetime elverişli olmamakla birlikte yasaya, usule ve hakkaniyete aykırı olduğunu bu bilirkişi raporlarında SGK tarafından ödenen peşin sermaye değerleri, geçici ödeme,

peşin ödeme vb. hususlar raporda dikkate alınmadığını ve hesaplamalardan mahsup edilmesi gereken tutarların mahsup edilmediğini, davaya konu olay sonrası hastane masrafları ve sair giderlerin tamamının müvekkili şirket tarafından karşılandığını, bu giderlerin tamamının da hesaplanan tutardan düşülmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

B. Değerlendirme ve Sonuç

Uyuşmazlık, iş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

A) Davacı vekilinin davacı yararına hükmedilen manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden;

Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Dosya içeriğine göre temyize konu edilen manevi tazminat miktarı Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davacı vekilinin temyiz itirazının miktardan reddine karar verilmiştir.

B) Davacı vekili ile davalı vekilinin davacı yararına hükmedilen maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemleri yönünden; 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı vekili ile davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Dosya kapsamından.

Mahkemece asıl dava ile ilgili olarak, 26.05.2022 tarihli Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma ilamından önce alınan 03.07.2020 tarihli ek hesap raporunda davacının %21,2 sürekli iş göremezlik oranı, davalı işverenin %70, davacının %30 kusur oranı esas alınmak suretiyle ve %39,2 sürekli iş göremezlik oranına göre Kurumca bağlanan gelirin ve geçici iş göremezlik ödeneğinin davalı kusur karşılığının mahsubu ile hesaplanan 84.317,62 TL maddi tazminat miktarına göre hüküm kurulduğu, tarafların istinaf talebinde bulunması üzerine verile 26.05.2022 tarihli Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma ilamınında, davacının maluliyeti ile ilgili olarak,

SGK 11.04.2017 tarihli Sağlık Kurulu kararında ve Yüksek Sağlık Kurulunun 15.01.2018 tarihli raporunda %39,2 oranında tespit edilen oranın davalının itirazı üzerine Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinin 13.03.2020 tarihli raporu ile %21,2 olarak tespit edildiği, davacı vekilinin Adli Tıp Kurumu raporunu kabul etmedikleri ancak yeniden rapor taleplerinin şu aşamada olmadığına ilişkin yazılı beyanda bulunduğu gerekçesiyle maddi tazminat hesaplamasında %39,2 maluliyet oranına göre bildirilen ilk peşin sermaye değerinin rücu edilebilecek miktarının mahsubu yapılmakla yanılgıya düşüldüğü,

hesaplamada %21,2 oranına göre ilk peşin sermaye değerinin SGK'dan sorularak buna göre Kurumca rücu edilebilecek miktarın mahsubuyla maddi tazminata hükmedilmesi gerektiğinin belirtilmesi nedeniyle kaldırma kararından sonra alınan 20.10.2022 tarihli hesap raporunda PMF yaşam tablosu ve %10 iskonto oranı, %21,2 sürekli iş göremezlik oranı, %70 ,işveren %30 davacı kusur oranı uygulanmak suretiyle ancak ilk peşin sermaye değerli gelir düşülmeden belirlenen bakiye 456.689,74 TL tutarındaki maddi tazminata açık bir itirazda bulunmayarak ıslah dilekçesi ile talebini bu tutara göre ıslah ettiği,

öte yandan Mahkemece hükme esas alınan 04.05.2023 tarihli hesap raporunda PMF yaşam tablosu ve %5 iskonto oranı, %21,2 sürekli iş göremezlik oranı üzerinden ve bilinen dönem sonunun ileriye çekilerek yapılan hesaplamada 492.836,69 TL olarak belirlenen maddi tazminat tutarından ise Mahkemece resen %21,2 sürekli iş göremezlik oranına belirlenen ilk peşin sermaye değerli gelir ile geçici iş göremezlik ödemesinin kusur karşılıkları mahsup edilmek suretiyle bakiye 423.737,19 TL üzerinden hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.

Usuli kazanılmış hak davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrarı sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez ana ilkelerinden biri haline gelmiştir. Usulü müktesep hak, anlam itibariyle, bir davada, Mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.

Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usulü kazanılmış hak doğabileceği gibi bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usulü kazanılmış hak gerçekleşebilir. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan Mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak oluşturur (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).

Kazanılmış haklar “Hukuk Devleti” kavramının temelini oluşturan en önemli unsurlardandır. Kazanılmış hakları ortadan kaldırıcı nitelikte sonuçlara yol açan yorumlar Anayasanın 2. maddesinde açıklanan “Türkiye Cumhuriyeti sosyal bir hukuk devletidir” hükmüne aykırılık oluşturacağı gibi toplumsal kararlılığı, hukuksal güvenceyi ortadan kaldırır, belirsizlik ortamına neden olur ve kabul edilemez.

Yargıtay İçtihatları ile kabul edilen “usulü kazanılmış hak” olgusunun, bir çok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay İçtihatları ile geliştirilmiş istisnaları bulunmaktadır. Örneğin Mahkemenin bozmaya uymasından sonra yeni bir içtihadı birleştirme kararı (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı YİBK) ya da geçmişe etkili yeni bir Kanun çıkması karşısında, Yargıtay bozma ilamına uyulmuş olmakla oluşan usulü kazanılmış hak hukukça değer taşımayacaktır.

Usulü kazanılmış hakkın hukuki sonuç doğurabilmesi için bir davada ya taraflar ya Mahkeme ya da Yargıtay tarafından açık biçimde yapılmış olan ve istisnalar arasında sayılmayan bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş uyulması zorunlu olan bir hakkın varlığından söz edilebilmesi gerekir. (HGK.nun 12.07.2006 T., 2006/4-519 E, 2006/527 K, 03.12.2008 T., 2008/10-730 E., 2008/732 K.) Zira usulü kazanılmış hak ilkesi kamu düzeniyle ilgilidir. (09.05.1960 T., 21/9; 04.02.19 59... /5 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı)

Somut olayda davacı vekilinin, Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararından sonra alınan 20.10.2022 tarihli hesap raporuna davacı tarafından açık bir itirazda bulunulmadığı, bu nedenle 456.689,74 TL üzerinden davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu ve bu tutar üzerinden %21,2 sürekli iş göremezlik oranına göre belirlenen ilk peşin sermaye değerli gelirin ve geçici iş göremezlik ödemesinin kusur karşılığının düşülmesi gerektiği gözetilmeden yapılan hesaplamaya göre hüküm kurulmuş olması hatalı olmuştur.

Mahkemece yapılacak iş, 20.10.2022 tarihli bilirkişi raporundaki bilinen (iskontosuz), bilinmeyen (iskontolu) dönem başlangıç ve bitiş tarihlerinin değiştirilmemesi gerektiğini göz önünde bulundurmak, 456.689,74 TL üzerinden davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak da gözetilmek suretiyle %21,2 sürekli iş göremezlik oranına göre belirlenen ilk peşin sermaye değerli gelirin ve geçici iş göremezlik ödemesinin kusur karşılıklarının düşülmesi sonucu belirlenecek maddi tazminat tutarına göre bir karar vermekten ibarettir.

Ayrıca, birleşen davanın derdestlik nedeniyle usulden reddi karar da yerinde değilse de maddi tazminat tutarının 456.689,74 TL olarak davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hakkın varlığı nedeniyle birleşen davada davacının talebinin, kaldırma kararı sonrası alınan hesap raporlarından olan 23.01.2023 tarihli raporda belirlenen 511.243,73 TL olarak hesaplanan tutarın bakiyesi olduğundan, birleşen davanın derdestlik gerekçesiyle reddi kararı yerinde değilse de sonuca etkili olmadığından bozma nedeni sayılmamıştır.

VI.KARAR

Açıklanan sebeple; 1.Davacı vekilinin davacı yararına hükmedilen manevi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, 2.Davacı vekili ile davalı vekilinin davacı yararına hükmedilen maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/5761, K. 2025/16152, 26 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  9. Vı.karar
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5761
Karar No
2025/16152
Tarih
26 Kasım 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2025/5761 K.2025/7084
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2025/5763 K.2025/15381
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2025/5763 K.2025/7083
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/5763 K.2025/5473
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/5764 K.2025/16003
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2025/5764 K.2025/7062

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.