KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/5761 E., 2025/16152 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/635 E., 2023/793 K.
- İlk derece mahkemes
- ... 3. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/149 E., 2023/259 K.
Karar Metni
1.924 kelime·10 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararının taraf vekillerinin temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA
1. Asıl davada davacı vekili dava dilekçesi ile müvekkilinin davalı işyerinde makine işçisi olarak çalışmakta iken, 01.05.2014 tarihinde halı sıkma makinasına eli sıkışarak iş kazası geçirdiğini, davacının kaza nedeniyle sağ kolunun koptuğunu ve işlevsiz hale geldiğini, davacının iş güvenliği ve iş sağlığı tedbirleri alınmadan çalıştırıldığını, davacının meslekte kazanma gücünü büyük oranda kaybettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 2.000 TL maddi, 100.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesi ile bakiye 54.553,99 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
3.Davacı vekili asıl davadaki talebini 31.01.2019 tarihli bedel artırım dilekçesi ile maddi tazminat talebini 200.850,43 TL'ye, 01.11.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile 456.689,74 TL'ye artırmıştır.
II. CEVAP
Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesi ile dava konusu iş kazasından müvekkil şirketin hiçbir kusurunun bulunmadığını, kazaya davacının sebebiyet verdiğini, davacının her türlü iş güvenliği eğitimini aldığını, davalı işverenin kaza tarihinden itibaren davacıya her türlü maddi ve manevi destekte bulunduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir. Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesi ile davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile"....Asıl dava yönünden.
SGK’ya Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararı doğrultusunda %21,2 oranına göre ilk peşin sermaye değeri sorulmasına rağmen %39,2 oran üzerinden 77.619,07 TL peşin sermaye değeri oluşturulduğu %21,2’ye göre herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığını dair 11.10.2022 tarihinde cevap verdiği görülmüş adli tıp raporunda belirtilen maluliyet oranının Kurumun iç işleyişinde dikkate alınmadığı anlaşılmıştır. ...
Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezinin 20.02.20 15... sayılı Kararı ile davacının iş göremezlik derecesinin %39.02 olarak belirlendiği, Adli Tıp Kurumunun 13.03.2020 tarihli raporunda davacının meslekte kazanma gücünün %21.02 olarak kaybettiği tespit edilmiştir. Dosyamızdan alınan 26.11.2018 tarihli kusur raporunda işverenin %70 oranında, davacının da %30 oranında kusurlu olduğu görülmüştür.
01.05.2014 tarihinde davalı işyerinde makinacı olarak çalışan davacının işe başladığı kumaşı rulo halinde sararak kesen rewinder makinasında ruloya gelen kumaşı maket bıçağı ile kestiği sırada sol kolunu kaptırması neticesinde yaralandığı iş kazasında malüliyetinin %21.02 olarak belirlendiği, kusur raporunda işverenin %70 oranında, davacının da %30 oranında kusurlu olduğu bu suretle maddi zararın oluştuğu gözetilerek maddi tazminat talebinin ıslah ve talep artırım dilekçesi de dikkate alınmak suretiyle kısmen kabulüne karar verilmiştir. 05.05.2023 tarihli bilirkişi raporunda peşin sermaye değeri tenzil edilmediğinden usul ekonomisi gereğince Mahkememizce hesaplama resen yapılmıştır.
77.619,07 TL (peşin sermaye) + 3.951,77 (geçici iş göremezlik ödeneği) = 81.570,84 TL x 0,70 (kusur) = 57.099,50 TL tenzil edilmesi gereklidir.
Davacının kusur ve maluliyet derecesine tekabül eden 492.836,69 TL – 57.099,50 TL = 435.737,19 TL maddi tazminat alacağı olduğu 13.12.2019 tarihinde 12.000,00 TL geçici ödeme talebi kabul edildiğinden daha önce ödenen bu miktarında maddi tazminattan indirilmesiyle 435.737,19 – 12.000,00 TL = 423.737,19 TL hüküm altına alınmıştır...
Birleşen dava yönünden; davacının 07.03.2019 tarihinde ıslah dilekçesi verdiği, 24.09.2020 tarihinde Mahkememizce karar verildiği, davacının da istinaf talebi olduğu görülmekle 02.11.2022 tarihli dilekçe ile de değer artırım talebinde bulunduğu anlaşılmakla belirsiz alacak davasında alacağın tamamı dava konusu edildiğinden aynı dava konusu ile ilgili ek dava açılması halinde dersdestlik söz konusu olacağından birleşen dava yönünden, ortada derdest bir dava varken davacı tarafın aynı konuda yeni bir dava açtığı anlaşıldığından, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." gerekçesiyle
1.Asıl dava yönünden,
Davanın kısmen kabulüne,
a.423.737,19 TL net maddi tazminatın, iş kazası tarihi olan 01.05.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
b.25.000,00 TL net manevi tazminatın, iş kazası tarihi olan 01.05.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2.Birleşen dava yönünden,
Davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerinin istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde, ek davanın reddinin hatalı olduğunu, PSD ve geçici işgöremezliğin mükerrer mahsup edildiğini, geçici işgöremezlik ödemesinin tamamının mahsubunun ve peşin sermaye değeri hesabının tartışılmaksızın tamamının mahsubunun hatalı olduğunu, daha yüksek manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirterek belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde, davalı müvekkili şirketin kusuru bulunmadığını, kazaya dikkatsiz ve basiretsiz davranışları sonucunda davacı işçinin sebebiyet verdiğini, davacı işçinin maluliyet aylığı bağlanması beklentisinde olduğundan tedaviyi reddettiğini, tazminat hesaplamalarının eksik incelemeler ve hatalı tespitlerle yapıldığından işbu rapor/raporlar denetime elverişli olmamakla birlikte yasaya, usule ve hakkaniyete aykırı olduğunu bu bilirkişi raporlarında SGK tarafından ödenen peşin sermaye değerleri, geçici ödeme,
peşin ödeme vb. hususlar raporda dikkate alınmadığını ve hesaplamalardan mahsup edilmesi gereken tutarların mahsup edilmediğini, davaya konu olay sonrası hastane masrafları ve sair giderlerin tamamının müvekkili şirket tarafından karşılandığını, bu giderlerin tamamının da hesaplanan tutardan düşülmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeple; 1.Davacı vekilinin davacı yararına hükmedilen manevi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, 2.Davacı vekili ile davalı vekilinin davacı yararına hükmedilen maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/5761, K. 2025/16152, 26 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama