KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/5770 E., 2025/16509 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Aralık 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/670 E., 2023/776 K.
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 25. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/14 E., 2022/844 K.
Karar Metni
842 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 08.12.2018 tarihli iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin gerçekleşen olayda herhangi bir kusurunun olmadığını, uygun illiyet bağı bulunmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı murisinin çalıştığı geminin yabancı bayraklı gemi olduğunu, donatanı olan ... Ltd.'nin de yabancı bir şirket olduğunu, ... gemisinin donatanının yabancı bir şirket olması nedeniyle davanın, donatan şirkete izafeten geminin işleteni ... Gemi İşletmeciliği Ltd.
Şti.'ye karşı açıldığını, iş kazasının da Fransa'da gerçekleşmiş olup, Türkiye'de gerçekleşen bir iş kazasının varlığından da söz edilemeyeceğini, 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılmadığından,
yaşanan iş kazası bakımından da SGK'nın iş kazasına yönelik tahkikat yapamayacağını, SGK aleyhine iş kazası tespit davası açılmasının sonuçsuz kalacağını, SGK'nın bu kazayla ilgili bir soruşturma yapması veya bu kaza ile ilgili mahkemede tespite ilişkin bir değerlendirme yapılması mümkün değil iken, mahkemece ara karardan rücu edilmemesi ve davanın reddi kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık iş kazası iddiasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Dosya kapsamından, yargılamanın aşamalarında Kurumun 24.12.2021 tarihli " 2013/ 11 sayılı Genelgeye göre yabancı bayraklı gemilerin ülkemizde kurulu işyeri niteliği bulunmadığından, sözü geçen işyerinde çalışan kimselerin 4/a kapsamında sigortalı sayılmasına imkan bulunmadığı,
Panama bayraklı gemide yaşandığı iddia edilen iş kazasının, çalışanın 4/a kapsamında sigortalı sayılamayacağı anlaşıldığından 55 10... . maddesi kapsamında iş kazası olarak kabul edilemeyeceği" şeklindeki cevabi yazısının dosyaya intikal etmesinden sonra İlk Derece Mahkemesince “ davacı vekiline iş kazası tespiti davası açmak üzere gelecek celseye kadar kesin süre verilmesine,
gelecek celseye kadar iş kazası tespit davası açılmadığı takdirde davanın usulden reddine karar verilebileceği hususunun ihtarına” şeklindeki 16.3.2022 tarihli ara kararı üzerine davacı vekilinin 2.12.2022 tarihli celsede, davacı yabancı bir gemide çalıştığı için SGK bünyesinde sigortası bulunmadığını, SGK'yı davalı göstererek dava açmasının mümkün olmadığını, ara karardan rücu edilmesini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince 7036 sayılı Kanun'un 4/1. maddesi gereğince Kuruma başvuru şartı gerçekleşmediğinden bahisle dava şartı eksikliğinden dolayı davanın usulden reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Dairemizin 2025/4464 Esas sayılı 25.11.2025 tarihli ilamında da açıklandığı üzere; dava şartları, mahkemenin davanın esası hakkında yargılamaya devam edebilmesi için gerekli olan şartlardır. Diğer bir anlatımla; dava şartları, dava açılabilmesi için değil Mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır. HMK’nın 115/2. maddesindeki kurala göre “Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir.
Ancak dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder”. Düzenleme gereğince, eksik olan bir dava şartı, belirli bir süre verilerek giderilebilecek ise hâkim tarafından eksikliğin giderilmesi için kesin süre verilmesi gerekir.
Bu süre içinde dava şartı eksikliği tamamlanmaz ise dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilmelidir."
Öte yandan 11.09.2014 tarihli Mükerrer Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 6552 sayılı Kanunu'nun 64. maddesi ile değişik 5521 sayılı Kanunu'nun 7/3 ve daha sonra 25.10.2017 tarihinde 5521 sayılı Kanun'u yürürlükten kaldıran 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 4. maddesinde açıkça “5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve ... Kanunu ile diğer sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talepleri hariç olmak üzere, dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna başvurulması zorunludur” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda, eldeki iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasının 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve ... Kanunu ile diğer sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklardan biri olmadığı, bilakis 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417/3. maddesine göre işverenin borçlar kanununda düzenlenen hükümler dâhil, kanuna ve sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle işçinin ölümü, vücut bütünlüğünün zedelenmesi veya kişilik haklarının ihlaline bağlı zararların tazminine ilişkin olduğu ve sözleşmeye aykırılıktan doğan sorumluluk hükümlerine ve dolayısıyla Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabi olduğu belirgin olduğuna göre eldeki tazminat dava dosyasında Kurum'a başvurunun dava şartı olmadığı gözden kaçırılarak yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/5770, K. 2025/16509, 1 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama