KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/5999 E., 2025/10679 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2025
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/211 E., 2025/20 K.
Karar Metni
1.283 kelime·6 dk okuma·14 bölüm
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 2009-2010 yılları arasında güvenlik görevlisi olarak ... Konfeksiyon İmalat ve Paz. Ltd. Şti.’de çalıştığını, 01.01.2011 tarihinde emekli olduğunu, bu işyerindeki 528 günlük hizmetinin iptal edildiğini ve 5150 günlük prim gün sayısı şartını taşmadığından aylığının kesildiğinin bildirildiğini belirterek Kurum işleminin iptal edilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, Kurum tarafından yapılan araştırmada davacının çalıştığı işyerinde fiili bir çalışmasının bulunmadığının müfettiş raporuyla tespit edildiğini, bunun üzerine davacıya yapılan yaşlılık aylığı ödemesinin kesildiğini, ... Konfeksiyon İmalat ve Paz. Ltd. Şti. unvanlı iş yerince 5510 sayılı Kanun'a istinaden Kuruma yapılan sigortalı bildirimlerinin esassız olduğu, aylık prim ve hizmet bildirim belgelerinde bulunan kişiler adına yapılan sigortalı hizmet beyanlarının gerçeği yansıtmadığının anlaşıldığını, bu nedenle Kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 26.02.2015 tarihli ve 2013/611 - 2015/39 Esas ve Karar sayılı kararıyla dosya kapsamına göre davacının adına prim tahakkuku yapılan dönemlerde ... Konfeksiyon İmalat ve Paz. Ltd. Şti. unvanlı iş yerinde fiili ve sürekli olarak çalıştığı, bu çalışmasının 5510 sayılı Kanun kapsamında 4/a sigortalısı olması gerektiği kanaatine varıldığından davacının 20 09... yıllarında ... Konfeksiyon İmalat ve Paz. Ltd. Şti. unvanlı iş yeri kayıtlarından tahakkuk ettirilen primlerin iptaline ilişkin Kurum kararının yerinde olmadığı, kanaatine varılmakla davanın kabulüne dair karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairece 17.03.2016 tarih ve 2015/10868 - 2016/3584 Esas ve Karar sayılı ilamı ile " ...Kurum tespit ve bulgularının aksinin aynı derecede somut, inandırıcı, gerçeklere dayalı delillerle kanıtlanması gereğinden hareketle uyuşmazlık konusu dönemler yönünden, aylık prim ve hizmet belgelerinde kayıtlı olup sigortalılıkları Kurumca geçersiz sayılmayan kişilerin bilgi ve görgülerine başvurulmalı, aynı çevrede faaliyet yürüten işverenler ve çalışanlar yöntemince belirlenerek dinlenilmeli, belirdiği takdirde tanık anlatımları arasındaki çelişkiler giderilmeli, iş yerinin faaliyeti ve kapasitesi, çalışma şekli ve düzeni,
davacının yaptığı işin ne olduğu, nasıl yerine getirildiği, günlük/haftalık çalışma saatleri saptanmalı, gerektiğinde iş yerine ait elektrik ve su faturaları ilgili kurumlardan, işverenin ödediği vergilerde esas alınan kazanç miktarlarını gösteren vergi kayıtları ilgili vergi dairelerinden getirtilerek irdelenmeli, iş yerinin faal olup olmadığı belirlenmeli, işyerinin ticari faaliyetinin kapsamına, ticaret ve çalışma hayatının gerçeklerine göre Kuruma bildirildiği kadar sigortalının çalışıp çalışamayacağı ortaya konulmalı,
toplanan tüm kanıtlar değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır. " gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. İlk Bozma İlamı Sonrası Mahkeme Kararı
Mahkemenin 28.12.2021 tarih ve 2016/268 -2021/265 Esas ve Karar sayılı kararı ile dosya kapsamı, toplanan deliller, aldırılan bilirkişi raporları içeriği ve Yargıtay bozma ilamı hep birlikte değerlendirildiğinde; Kurum işlemine esas olan 08.03.2013 tarihli, CP-21 sayılı tanzim olunan denetmen raporu aksinin davacı tarafından aynı derecede somut, inandırıcı delillerle kanıtlanmadığı anlaşılmakla davalı Kurum tarafından yapılan işlemlerin yasaya uygun olduğu anlaşılmakla sübut bulmayan davanın reddine dair karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairece 27.10.2022 tarih ve 2022/10099 -2022/13229 Esas ve Karar sayılı ilamı ile "1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
3.Somut olayda, her ne kadar Mahkemece davacının çalışmalarının filli olmadığına yönelik tespit yerinde ise de aylık koşulları değerlendirilirken yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler göz önünde bulundurularak, davacının iptal edilen sigortalılık süresi dışında, mevcut prim ödeme gün sayısı belirlenerek irdeleme yapılmalı ve davacının borçlu olup olmadığı hususunda oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir." denilmek suretiyle Mahkemece verilen kararın bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozma İlâmına Uyularak Verilen Üçüncü Karar
Mahkemenin 28.12.2021 tarih ve 2016/268 -2021/265 Esas ve Karar sayılı kararı ile incelenen dosya kapsamı, toplanan deliller, aldırılan 21.07.2023 tarihli bilirkişi ek raporu içeriği ve Yargıtay bozma ilamı hep birlikte değerlendirildiğinde; Kurum işlemine esas olan 08.03.2013 tarihli, CP-21 sayılı tanzim olunan denetmen raporu aksinin davacı tarafından aynı derecede somut, inandırıcı delillerle kanıtlanamadığı ve davacının aylık bağlanma yasal koşularının da oluşmadığı anlaşılmakla davalı Kurum tarafından yapılan işlemlerin yasaya uygun olduğu anlaşılmakla sübut bulmayan davanın reddine dair karar verilmiştir.
E. Üçüncü Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairece 22.04.2024 tarih ve 2024/1752 -2024/1686 Esas ve Karar sayılı ilamı ile "1.Eldeki davada, 28.12.1963 doğumlu davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 01.01.1983 olduğu, 19 83... yıllarında 120 günlük 5434 sayılı Kanun hükümleri kapsamındaki iştirakçiliği, 1987 – 26.12.2010 tarihleri arasında 5.259 günlük 506 sayılı Kanun'a/5510 sayılı Kanun'un 4/1-(a) maddesine tabi zorunlu sigortalılığı olmak üzere toplam 5.379 prim ödeme gün sayısı üzerinden 506 sayılı Kanun'un geçici 81/B-(d) maddesi gereğince 01.01.2011 tarihinden itibaren kendisine yaşlılık aylığı bağlandığı,
davacının, davalı Kurumca yapılan denetim ve araştırma sonrasında 08.03.2013 günü düzenlenen rapora dayanılarak 2013 yılının Mayıs ayında, ... Konfeksiyon İmalat ve Pazarlama Ltd.
Şti.’ye ait ... sicil numaralı iş yerinden 19.06.2009 – 30.06.2010, 22.07.2010 – 26.12.2010 dönemlerinde tam gün üzerinden eksiksiz gerçekleştirilen 528 günlük sigortalılık bildirimlerinin fiili çalışmaya dayanmaması nedeniyle geçersiz sayılıp giderek tahsis koşullarını da yitirdiğinden aylığının iptal edilerek yersiz ödenen aylıklar nedeniyle borç tahakkuk ettirilmesi üzerine eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
2.Somut olayda, aylık koşulları değerlendirilirken yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler ışığında davacının iptal sonrası 4851 prim günü bulunduğu, 28.12.1963 doğumlu olan davacının 28.12.2023 tarihi itibariyle 60 yaşını doldurmuş olduğu anlaşıldığından bu tarihi takip eden 01.01.2024 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazanacağı anlaşılmakla aylık talebinin reddi konusunda verilen karar usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir." denilmek suretiyle Mahkemece verilen kararın bozulmasına karar verilmiştir.
F. Mahkemece Bozma İlâmına Uyularak Verilen Son Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile incelenen dosya kapsamı, toplanan deliller, aldırılan 21.07.2023 tarihli bilirkişi ek raporu içeriği ve yargıtay bozma ilamı hep birlikte değerlendirildiğinde; davacı, zorunlu sigortalılık bildirimlerinin geçersiz sayılarak yaşlılık aylığının iptali yönündeki Kurum işleminin iptali ile aylığın yeniden bağlanması gerektiğinin tespitini talep etmiş olup.
Kurum işlemine esas olan 08.03.2013 tarihli, CP-21 sayılı tanzim olunan denetmen raporun aksinin davacı tarafından aynı derecede somut, inandırıcı delillerle kanıtlanamadığından davacının yaşlılık aylığının iptaline yönelik Kurum işleminin iptaline yönelik talebinin reddine, öte yandan davacının yaşlılık aylığı bağlanması talebi bakımından Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda davacının iptal sonrası 4851 prim günü bulunduğu,
28.12.1963 doğumlu olan davacının 28.12.2023 tarihi itibariyle 60 yaşını doldurmuş olduğu anlaşıldığından bu tarihi takip eden 01.01.2024 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazanacağı anlaşılmakla tahsis koşulları yargılama aşamasında gerçekleştiğinden davacının 01.01.2024 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine,
öte yandan davalı Kurum dava açılmasına sebebiyet vermediğinden ve davacının yaşlılık aylığı tahsis koşullarının yargılama aşamasında gerçekleşmesi nedeniyle davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına ve lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili emyiz dilekçesinde; redde ilişkin kararın eksik incelemeye dayalı olduğunu beyan etmektedir. Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; kararın eksik incelemeye dayalı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 5510 sayılı Kanun hükümleri kapsamında gerçekleştirilen zorunlu sigortalılık bildirimlerinin geçersiz sayılarak yaşlılık aylığının iptali yönündeki Kurum işleminin iptali ile aylığın yeniden bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekili ve davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/5999, K. 2025/10679, 26 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama