KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/6042 E., 2026/1214 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2026
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1946 E., 2024/3211 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 50. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/474 E., 2023/155 K.
Karar Metni
400 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili davalı Şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı şirket nezdinde 21.11.2019-08.01.2020 tarihleri ve 01.06.2020-08.07.2020 tarihleri arasında tam süreli olarak gerçek maaşı üzerinden çalışmasının tespitine, çalışma süreleri boyunca hiç ve/veya eksik ödenen SGK primlerinin ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket vekili; davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile davacının 02.12.2019-07.01.2020 tarihleri arasında davalı şirkete ait iş yerinde asgari prime esas kazanç üzerinden hizmet akdi ile çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin isteklerin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık hizmet ve prime esas kazanç tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya kapsamı incelendiğinde, davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanun'un 77. maddesi ve 79/10. ve 5510 sayılı Kanun’un 80. maddesi ile 86/9. maddesi hükümleri ile bodro tanık beyanları, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında kararın yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı-fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/6042, K. 2026/1214, 11 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama