KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/606 E., 2025/5079 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mart 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1546 E., 2024/2775 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 41. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/89 E., 2023/139 K.
Karar Metni
595 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı işverene ait matbaada geçen geçen ve bildirilen çalışmaları için itibari hizmet süresi verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı işveren vekili cevap dilekçesinde; davacının bildirimlerinin süresinde ve usulüne uygun olarak yapıldığını, işyerinde ağır ve yıpratıcı çalışma koşullarının bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne Davacının, ... sicil numaralı "...-..." unvanlı işyerinde hizmet akdiyle çalıştığı ve davacının davalı iş yerinde 506 sayılı Kanun'un Ek 5. maddesi II. bendi kapsamında 02.01.1991-31.07.1992 ve 01.01.1996-07.12.2000 tarihleri arasındaki toplam 2.342 gün fiili hizmeti üzerinden (2.342x 0,25 =585,5) 586 gün itibari hizmet süresi bulunduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur.
Davalı ... Mirasçıları; ..., ..., ... vekili temyiz dilekçesinde: davaya konu iş yerinin bulunduğu keşif yapılan alanda esaslı değişiklikler yapılması, keşif tarihinde mevcut durumdaki iş yeri ile davacının çalışma yaptığı iş yerinin hiçbir benzerlik bulunmaması,
davacının iş yerinde kullandığı makinelerin hiçbirinin keşif alanında mevcut olmaması sebepleriyle eksik, hatalı ve tamamen gerçeklikten uzak tesitler içeren bilirkişi raporunun da hükme esas alınmaması gerektiğini, uyuşmazlığa konu iş yerinin davacının çalıştığı dönemde adi ortaklık olarak işletildiğini, adi ortaklığın davalı ...'dan başka birden fazla ortağının bulunduğunu, söz konusu kişilerin de davaya dahil edilmesi gerektiğini, ayrıca davacının,
03.03.2023 tarihli Resmi Gazete'de Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun yürürlüğe girmesi ile emekli olduğu için davada hukuki yararın bulunmadığını ve davanın konusuz kaldığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, itibari hizmet süresi tespiti istemine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Eldeki davada, davanın kabulüne ilişkin verilen karar yerinde olmakla birlikte; davacının davalı işverenler nezdinde geçen çalışmalarının geçtiği yıllara ait bilgiler, hizmet döküm cetveli ve çalışmalarının başlangıç ve bitiş tarihlerini içeren iş yeri kayıtları birlikte değerlendirildiğinde, hüküm altına alınması gereken itibari hizmet süresi 585,5 gün olması gerekirken 586 gün olarak belirlenip buna göre hüküm kurulması kurulması usûl ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2. Hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/606, K. 2025/5079, 27 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama