KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/6207 E., 2025/12774 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/3192 E., 2025/219 K.
- İlk derece mahkemesi
- Antalya 9. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/308 E., 2024/167 K.
Karar Metni
377 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalılara ait iş ortaklığının işlettiği ... Şubesinde 18.02.2020-18.06.2020 tarihleri arasında sürdürmüş olduğu hizmetinin tespit edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Fer'i müdahil SGK vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının davalı işverene ait ... sicil numaralı iş yerinde 18.02.2020-18.06.2020 tarihleri arasında tam zamanlı ve kesintisiz olarak 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamında çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile fer'i müdahil kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya kapsamı incelendiğinde, davanın yasal dayanaklarından olan 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesinin 9. fıkrası ile bordro tanık beyanları, faturalar ile ürün teslim tutanakları ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında kararın yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/6207, K. 2025/12774, 1 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama