KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/6554 E., 2025/8147 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/2378 E., 2025/94 K.
- İlk derece mahkemesi
- Trabzon 2. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/390 E., 2023/202 K.
Karar Metni
777 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 10.05.1997-31.12.2000 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "1-Davanın kabulü ile davacının 10.05.1997-31.12.2000 tarihleri arası 1479 sayılı Kanun gereğince Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline," dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, Kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık Bağ-Kur sigortalılık tespitine ilişkindir. 1.Dava dosyasının incelenmesinde, 04.08.2003 tarihinde Kuruma intikal eden Bağ-Kur giriş bildirgesine ve 21.01.2002-01.03.2005 tarihleri arasındaki vergi kaydına istinaden 21.01.2002 tarihinde Bağ-Kur tescili başlatılan davacının ilk prim ödemesinin 01.09.2003 tarihinde yapıldığı, 10.05.1997-31.12.2000 tarihleri arasına ilişkin talep yönünden ilgili dönemde vergi kaydının bulunması ve yasal sürede yükümlülüklerin yerine getirilmesinden hareketle davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
2.Bazı maddeleri dışında (01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunla) mülga 1479 sayılı Kanunda 506 sayılı Kanun’un 79. maddesine paralel nitelikte bir düzenleme bulunmadığı için kural olarak hizmet tespiti davası açılmasının mümkün olmadığını dikkate alan kanun koyucu, sigortalılık niteliğini taşıdıkları halde Kuruma tescil edilmemiş kişilere zaman zaman tescil imkânı tanınmış ve ayrıca istek halinde primi ödenmek şartıyla geçmişteki çalışmaların değerlendirilmesi sağlanmıştır.
3.Bu amaçla ilk defa 2654 sayılı Kanun ile 1972 – 1982 yılları arasındaki vergiye kayıtlı süreler için borçlanma imkânı getirilmiş (ek geçici 13. madde) ve daha sonra çıkarılan 3165 sayılı Kanun ile 2654 sayılı Kanunda öngörülen başvuru süresi uzatılmıştır.
4. Daha sonra bu kapsamda 619 sayılı Kanun hükmünde Kararname’nin geçici 1. maddesi ile kayıt ve tescilsiz sigortalılara 04.10.2000 tarihinden itibaren yeniden tescil imkânı getirilmiş, ancak söz konusu Kanun Hükmünde Kararname Anayasa Mahkemesince iptal edilmiştir.
Devamında 02.08.2003 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 4956 sayılı Kanun’un 47. maddesi ile 1479 sayılı Kanuna eklenen Geçici 18. maddede “Bu Kanuna göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde 04.10.2000 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olan sigortalıların sigortalılık hak ve mükellefiyetleri 04.10.2000 tarihinden itibaren başlar.
Ancak, bu Kanuna göre zorunlu sigortalı olarak tescil edilmiş olanların sigortalılıkları, bu Kanun'un yürürlük tarihinden itibaren altı ay içinde Kuruma yazılı olarak başvurmaları ve 20.04.1982 – 04.10.2000 tarihleri arasındaki vergi kayıtlarını belgelemek ve belgelenen bu sürelere ilişkin olarak 49. ve ek 15. maddelere göre hesaplanacak prim borçlarının tamamını, tebliğ tarihinden itibaren bir yıl içinde, ödeme tarihinde bulundukları gelir basamağının yürürlükte olan prim tutarı üzerinden ödemek kaydıyla bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilir.” düzenlemesine yer verilmiştir.
5.Belirtilen açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, davacının 02.08.2003 tarihinden sonra 04.08.2003 tarihinde Kuruma müracaat ettiği ve ilk prim ödemesinin 01.09.2003 tarihinde gerçekleştiği dikkate alındığında, söz konusu başvurunun ve yapılan prim ödemelerinin borçlanma iradesi kapsamında gerçekleşip gerçekleşmediği ile yine bu prim ödemelerinin hangi sigortalılık sürelerine ilişkin olduğu araştırılıp sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
6.Diğer taraftan, davacının 04.10.2000-31.05.2001 tarihleri arasında 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığının olduğu anlaşılmakla, talep ile çakışan 04.10.2000-31.12.2000 dönemi yönünden gerektiğinde çakışan sigortalılık yönünden araştırma yapılması gereklidir.
5510 sayılı Kanunun yürürlükte olmadığı 01.10.2008 tarihi öncesine ilişkin olarak bu tür çakışan (ikili) sigortalılığa ilişkin uyuşmazlıkların çözümü için, gerçek ve fiili çalışmanın, başka bir anlatımla baskın sigortalılık olgusunun hangi Kurum ve Kanun kapsamında gerçekleştiği belirlenmeli, aynı döneme rastlayan gerçek ve fiili çalışmalardan hangisinin sigortalının hayatında ekonomik olarak baskın çalışma niteliği taşıdığı ortaya konulmalıdır.
Baskın çalışma, aynı döneme rastlayan gerçek ve fiili çalışmalardan hangisinin kişinin hayatında ekonomik olarak baskın çalışma niteliği taşıdığı hususunda, vergi ve maliye kayıtları getirtilmek, belirtilen dönemde beyan edilen gelirler araştırılmak suretiyle belirlenen ve kişinin emek ve mesaisini ağırlıklı olarak hangi sigortalı çalışmaya tahsis ediyorsa, ekonomik yönden geçimini hangi çalışmadan sağlıyorsa o çalışmaya üstünlük tanınması gereken çalışmadır.
Mahkemece, bu hususlar nazarında araştırma yapılıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekmektedir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle, 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/6554, K. 2025/8147, 14 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama