KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/6589 E., 2025/13832 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/148 E., 2025/464 K.
- İlk derece mahkemesi
- Eskişehir 2. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/511 E., 2024/848 K.
Karar Metni
912 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 01.12.1969 doğumlu olduğunu, 1981 yılından itibaren davalı yanında çalışmaya başladığını, 03.03.1983 tarihinde ilk işe giriş bildirgesinin verildiğini, 1984/1. dönem bordrosunda davacıya ait 120 gün çalışma bildirildiğini, davacının emekliliği hak ettiğini düşünerek Kuruma müracaat ettiğini, Kurumun cevabi yazısı ile 7614 prim gün sayısının olduğu,
25... yaş ve 5600 gün prim ödeme koşullarını taşıması gerektiği, talep tarihi itibariyle 53 yaşını doldurmadığından talebinin reddedildiğini, davacının bu işyerinde sürekli çalışmasına rağmen sigortalılık başlangıç tarihi olarak 03.03.1983 tarihinin kabul edilmediğini, davalı Kurumca davacının uzun vadeli sigorta kollarına tabi çalışmasına rağmen 1984/1. dönemini kısa vadeli sigorta kollarından sayıldığını, işe giriş bildirgesi 1983 yılında verildiğinden sigortalılık başlangıcı 01.12.1987 olacağını, tespiti istenen günlerin prim gün sayısına ilave edileceğini, bu şekilde emekliliğe hak kazanacağını,
bu sebeple davacının 03.03.1983 tarihinde 1 gün süreyle çalıştığının tespiti ile bu tarihin sigortalılık başlangıç tarihi olarak tespitine, 1984/1 dönem çalışmalarının uzun vadeli sigorta kollarına tabi çalışma olduğunun tespitine aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline, davacının tahsis talep tarihi itibariyle yaşlılık aylığı almaya hak kazandığına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı tarafından davaya cevap verilmemiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; davalı tarafından 03.03.1983 tarihli işe giriş bildirgesinin düzenlenerek 16652 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal ettiğini, ancak dönem bordrosunun verilmediğini, işe giriş bildirgesinin Kuruma verilmesinin işçinin çalıştığına karine teşkil etmeyeceğini, Mahkemece gerekli araştırmanın yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının 03.03.1983 tarihinde bir gün süreyle çalıştığının tespiti ile bu tarihin sigortalılık başlangıç tarihi olarak tespitine yönelik talebinin ve 1984/1. dönem Kuruma bildirilen çalışmaların uzun vadeli sigorta kollarına tabi olduğunun tespitine yönelik talebinin reddine, Davacının 50 yaşını ikmal ettiği 01.12.2019 tarihi itibarı ile yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf istemlerinin 6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1- Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının 19.12.2017 tarihinde yaşlılık aylığına hak kazanacağını beyan etmektedir. 2- Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece hüküm kurmaya elverişli derecede delil toplanmadığını, taraflı ve duyuma dayalı tanık beyanlarına göre hüküm kurulduğunu, işe giriş bildirgesinin Kuruma verilmiş olmasının tespit açısından yeterli olmadığını, Kurum kayıtlarının resmi belge niteliğinde olduğunu, aksinin eş değerde belge ile ispatlanabileceğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının hizmet sürelerinin ve sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti ile aylık bağlanması istemine ilişkindir.
1. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesinde "Hüküm sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir", hükmü öngörülmüştür. Hükümlerin çelişkiden uzak ve infaza elverişli olması kamu düzeniyle ilgilidir.
Tarafların dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtayın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.
2. Belirtilen açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, davacının 03.03.1983 tarihinde 1 gün süreyle çalıştığını, kısa vadeli sigorta kollarından yapılan bildirimin gerçekte uzun vadeli sigorta kollarında geçtiğini belirterek bu tarihin sigortalılık başlangıç tarihi olarak tespiti ile davacının tahsis talep tarihi itibariyle yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitini talep ettiği, davacı adına düzenlenen 03.03.1983 tarihinde işe başladığına dair ilk işe giriş bildirgesinin ... sicil numaralı ... unvanlı işyerinden Kuruma verildiği, anılan işyerinden düzenlenen 1984/I. dönem bordrosunda davacının adının yer aldığı,
ancak söz konusu bordronun "Uzun Vadeli Sigorta Kollarına Tabi Olmayanlar" için düzenlendiğinin anlaşıldığı, Mahkemece verilen 21.11.2024 tarihli kısmen kabul kararının hüküm kısmının 1. bendinin ilk paragrafında "Davacının 03.03.1983 tarihinde bir gün süreyle çalıştığının tespiti ile bu tarihin sigortalılık başlangıç tarihi olarak tespitine yönelik talebinin ve 1984/1.
Dönem Kuruma bildirilen çalışmaların uzun vadeli sigorta kollarına tabi olduğunun tespitine yönelik talebinin" reddine karar verildiğinin belirtildiği, buna karşılık gerekçe kısmında "davacının davalı işyerinde 18 yaş öncesi uzun vadeli sigorta kolları olan malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi çalışmasının bulunduğu" denilerek davacının sigortalılığın 18 yaşını doldurduğu 01.12.1987 tarihi itibari ile başlayacağı değerlendirilerek,
toplam gün süreleri de hesaplanmak suretiyle 50 yaşını ikmal ettiği 01.12.2019 tarihi itibari ile yaşlılık aylığı şartlarının oluştuğuna dair kısmen kabul kararı verilmek suretiyle gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşturulup, davacının 03.03.1983 tarihinde fiilen çalıştığının kabul edilmesine rağmen hüküm fıkrasında bu talebin reddine karar verilmesi hatalı bulunmuştur.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular üzerinde durulmadan çelişkili şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/6589, K. 2025/13832, 15 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama