KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/680 E., 2025/6402 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Nisan 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/2196 E., 2024/3811 K.
- İlk derece mahkemesi
- İzmir 14. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/572 E., 2024/106 K.
Karar Metni
480 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde;müvekkilinin 1997-2006 tarihine kadar kesintisiz bir şekilde ... Eczanesi isimli iş yerinde çalıştığını, müvekkilinin bu süreçteki sigorta bildirimlerinin ... Eczanesi isimli iş yerinin sahibi olan ... tarafından yapıldığını, davalı tarafın müvekkilinin sigortasını 20.01.2000 tarihinde başlattığını, bu tarihe kadarki çalışmalarını SGK'ya bildirmediğini, işbu davaya konu ettikleri ve tespitini talep ettikleri dönemin yalnızca Eylül 1997 - 20.01.2000 tarihleri arasındaki çalışma dönemi olduğunu belirterek müvekkilinin Eylül 1997 - 20.01.2000 tarihleri arasında davalı işveren nezdinde geçen fakat davalı tarafça SGK'ya bildirimi yapılmayan hizmet günlerinin tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Fer'i müdahil Kurum vekili; Kurumun davaya fer'i müdahil sıfatıyla devam etmesi gerektiğini, davacının müvekkili Kuruma başvuru yapmadığını, bu nedenle davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, davacının talep ettiği tarihte işe başladığını ispat etse dahi davacının sigortalılık başlangıcının 18 yaşını doldurduğu tarih (01.11.2001) olarak kabul ve tescil edileceğini, bu nedenle davacının başlangıç tarihini talep edilen tarih olarak tescil ettirmesine hukuken olanak olmadığını hak düşürücü süre nedeniyle davanın esastan ve usulden reddini talep etmiştir.
Davalı vekili; davacı ile müvekkili arasında kurulan iş akdinin 20.01.2000 tarihinde başladığını ve bu tarih itibariyle de Kuruma gerekli bildirimlerin yapıldığını, primlerinin ödendiğini, bu tarih öncesinde taraflar arasında herhangi bir işçi–işveren ilişkisinin bulunmadığını, davacının müvekkiline ait işyerindeki çalışmasının 2006 Ağustos ayında sonlandığını ve 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, bu nedenle davanın esastan ve usulden reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili: Kesintili çalışma kabul edilerek hak düşürücü süreden davanın reddinin hatalı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/680, K. 2025/6402, 22 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama