KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2025/6852 E., 2025/13634 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/3373 E., 2025/209 K.
- İlk derece mahkemesi
- Karabük İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/8 E., 2024/288 K.
Karar Metni
761 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacının Eskipazar Asliye Hukuk Mahkemesinin 1994/ 12... /6 Karar sayılı ilamı ile boşandığını, müvekkilinin eski eşinin ... köyünde, müvekkilinin ise ....Mahallesi....Caddesi No...Eskipazar/Karabük adresinde ikamet ettiğini, müvekkilinin okuma-yazma dahi bilmediğini ve hiç bir geçim kaynağının olmadığını, SGK tarafından 17.12.2012-16.09.2016 arası davacıya yapılan ödemelerin yersiz ödeme olduğu iddiası ile 46.626,53 TL borç çıkartıldığını ve müvekkilinin aylığının kesildiğini belirterek, bu Kurum işleminin iptalini, borçlu olmadığının tespitini, davacı müvekkilinin kesilen aylığının yeniden bağlanmasını talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın derdestlikten dolayı reddinin gerektiğini, Karabük İş Mahkemesinde 2015/412 Esas sayılı dosya ile görüldüğünü Karabük İş Mahkemesinin 18.02.2016 tarihli 2015/412 Esas -2016/83 karar sayılı kararının Yargıtay 10. HD 02.05.2016 tarihli 2016/6032 Esas -2016/7052 Karar sayılı ilamı ile oybirliği ile onandığını ve kesinleştiğini, davacının henüz önceki dava sonucu ödemesi gereken meblağı da ödemediğini, haksız olarak tarafına aylık bağlanmasını talep ettiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davalı kurum tarafından ... ...'e 17.12.2012-16.09.2016 tarihleri arasındaki 46.626,53 TL yersiz ödeme yapıldığının tespitine ilişkin 06.09.2016 tarih ve 11984346 sayılı Kurum işleminin iptaline davacının bu dönem yönünden borçlu olmadığının tespitine, ...' e 17.09.2016-17.11.2017 tarihleri arasında ödenmesi gerekirken kesilen aylıklardan 1.075,83 TL'nin 17.09.2016 tarihinden, 1.075,83 TL'nin 17.10.2016 tarihinden, 1.075,83 TL'nin 17.11.2016 tarihinden, 1.075,83 TL'nin 17.12.2016 tarihinden, 1.075,83 TL'nin 17.01.2017 tarihinden,
1.126,72 TL'nin 17.02.2017 tarihinden, 1.126,72 TL'nin 17.03.2017 tarihinden, 1.126,72 TL'nin 17.04.2017 tarihinden, 1.126,72 TL'nin 17.05.2017 tarihinden, 1.126,72 TL'nin 17.06.2017 tarihinden, 1.126,72 TL'nin 17.07.2017 tarihinden, 1.193,08 TL'nin 17.08.2017 tarihinden, 1.193,08 TL'nin 17.09.2017 tarihinden, 1.193,08 TL'nin 17.10.2017 tarihinden, 1.193,08 TL'nin 17.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin davayı derdestlikten dolayı reddetmesi gerektiğini, aynı konudaki davasını daha önce açtığını ve bu dava Karabük İş Mahkemesinde 2015/412 Esas sayılı dosyada görüldüğünü, Karabük İş Mahkemesinin 18.02.2016 tarihli 2015/412 Esas - 2016/83 Karar sayılı kararının Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 02.05.2016 tarihli 2016/6032 Esas - 2016/7052 Karar sayılı ilamı ile oybirliği ile onandığını ve kesinleştiğini,
dolayısıyla hakkında kesinleşmiş karar bulunan dava konusu hakkında tekrar dava açılmasını derdestlik iddiasında bulunmalarına rağmen yerel mahkemenin bu konuda bir karar vermemiş ve istinaf incelemesi neticesinde bu hususun göz ardı edildiğini, davacının, dilekçesinde sadece 2006-2011 yılları arasında aynı ikamette olduklarını beyan ettiğini;
ancak 30.03.2012 tarihinde Sosyal Güvenlik Kontrol Memurlarınca yapılan araştırma neticesinde düzenlenen AKD 2012/051 sayılı rapor ile davacının boşandığı eşi ile birlikte yaşadığının tespit edildiğini, 18... tarihinde verilen kararda "tüm dosya kapsamı ile davacı ile eski eşinin birlikte yaşadıkları İlçe Seçim Kurulu yazısı ve tüm delillerle sabit olmakla davanın reddine" karar verildiğini, bu kararın davacının beyan ettiği 2006-2001 yıllarından sonrasını da kapsadığını, nitekim Mahkeme tarafında tahkikatın 2016 yılına kadar sürmüş ve davacı 2016 yılına kadar davasını ispatlayabilmiş olmadığını, davacının,
daha önce reddedilmiş olan davası gereğince ödemekle yükümlü olduğu meblağı da ödemediğini, davacının önceki davasının 3 kez Yargıtay incelemesinden geçtiğini ve Yargıtay tarafından verilen bozma kararları doğrultusunda yeniden maddi ve hukuki olgular gözönünde bulundurularak tüm inceleme ve araştırmalar tamamlanarak davacının boşandığı eşi ile eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun gerçekleştiğine karar verildiğini ve bu kararın Yargıtayca onandığını, Karabük İş Mahkemesinin 2015/412 Esas sayılı dosyasının bu kapsamda incelendiği takdirde derdestlik durumunun açıkça anlaşılacağını belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/6852, K. 2025/13634, 13 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama