İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/6890 K.2025/11281

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi…

Esas2025/6890Karar2025/11281Tarih3 Temmuz 2025Okuma6 dk · 1.156 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2025/6890 E., 2025/11281 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Temmuz 2025
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Sayısı
2024/319 E., 2025/78 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.156 kelime·6 dk okuma·10 bölüm

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı dava dilekçesinde; davacının 01.03.2004 tarihi itibariyle Tarım Bağ-Kur tescilinin yapıldığını ve 3 yıl 8 ay 6 gün prim ödediğini, 28.10.2015 tarihinde Kuruma şifahen başvurarak Tarım Bağ-Kur sigortalılığının yeniden başlatılmasını talep ettiğini ve Tarım Bağ-Kur kapsamında 721 günlük hizmet ihyası yapması gerektiğinin bildirildiğini, buna istinaden 28.10.2015 tarihli ve tarafına aynı gün tebliğ edilen borçlanma yazısına göre 7.743,43 TL hizmet ihya borcunu 25.11.2015 tarihinde ödediğini, 22.01.2019 tarihinde tahsis talebinde bulunduğunu,

ancak Kurum tarafından davacının 721 günlük ihyasının 28.10.2015 tarihli hizmet ihya başvurusunun her hangi bir tescile dayanmadığı, terk etmiş sigortalı olduğu için yeni bir tescil gerektiği belirtilerek iptal edildiğini belirterek Kurumca iptal edilmiş olan 28.10.2015 tarihli hizmet ihyası işleminin iptali ile ödediği hizmetin tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 27.01.2022 tarihli kararı ile davanın kabulüne, davacının 26.12.2011-16.07.2014 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a sigortalı çalışmaları dışında kalan günlerde 5510 sayılı Kanun 4/1-b Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun ve 721 günlük süreyi geçerli olarak ihya ettiğinin tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin 27.01.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 01.06.2023 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A.Bozma Kararı

Bölge Adliye Mahkemesinin 01.06.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 06.05.2024 tarih, 2024/590 E. ve 2024/4901 K. sayılı ilamı ile, "Somut olayda, davacının 24.02.2004 tarihinde Kuruma intikal eden giriş bildirgesine istinaden 2926 sayılı Kanun'a göre 01.03.2004 tarihinde tescil edildiği, 19.03.2004 tarihinden başlayarak son ödeme 26.10.2007 tarihinde olmak üzere primlerini ödediği, 21.03.2008 tarihli dilekçesiyle 08.11.2007 tarihinde sigortalı işe girdiğini bildirmesi üzerine 07.11.2007 itibariyle 2926 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılığının sona erdirildiği,

07.12.2011 tarihli sigortalılık belgesinde davacının 01.03.2004 ile 07.11.2007 arasında 3 yıl 8 ay 6 gün sigortalılık süresi olduğu ve prim borcu olmadığının görüldüğü, davacının 28.10.2015 tarihinde ihya talebi ile Kuruma başvurduğu, 26.12.2011 ile 16.07.2014 tarihleri arasında 4/a çalışmaları dışında kalan 721 gün Tarım Bağ-Kur sigortalı hizmetlerini ihya edilerek 7.743,43 TL ihya tutarını 25.11.2015 tarihinde ödediği,

davacının 23.01.2019 tarihli tahsis talebi sonrası yapılan incelemeden sonra SGK tarafından, "08.11.2007 tarihinde sigortalı olarak çalışmaya başlamasından dolayı 2926 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılığının sonlandırıldığı, bundan sonra Kuruma herhangi bir belge intikal etmediğinden sigortalılığının tekrar başlatılamadığı, 721 günlük ihyanın bu nedenle iptal edildiğinin" davacıya bildirildiği anlaşılmaktadır.

Davacının Kuruma 3.1.2012 tarihinde sözlü olarak başvurusu olduğuna dair itirazı üzerine Sosyal Güvenlik Denetmeninin 11.04.2019 tarihli raporunun sonuç ve kanaat bölümünde davacının “03.01.2012 tarihli sözlü başvurusunun sigortalılık işlemlerine dayanak olarak kabul edilemeyeceğinden sigortalılık tescilinin Kanunda öngörüldüğü şekilde gerçekleştirilemeyeceği” bildirilmiştir. Yine dosya kapsamından davacının 03.01.2012 tarihinde 1479 sayılı Kanun kapsamında isteğe bağlı tescilinin yapıldığı ve aynı gün terk verildiği görülmektedir.

Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinde 26.12.2011 tarihli prim ödemesi olduğu belirtilmişse de davacının 7.12.2011 tarihli ekstresinde 01.03.2004-07.11.2007 sigortalılık süresi olduğu, en son prim ödemesinin 26.10.2007 tarihinde yapıldığı ve 617,77 TL fazla ödemesi bulunduğu, davacının 06.12.2011 tarihinde fazla ödemenin tarafına iadesi istemi ile Kuruma yaptığı başvuru üzerine 26.12.2011 tarihli muhasebe işlem fişi ile davacıya iadesine karar verildiği dolayısıyla sigortalılık belgesinde görülen 617,77 TL lik tutarın fazla ödemenin iadesine ilişkin olduğu, prim ödemesi olmadığı anlaşılmaktadır.

Davacının tarımsal faaliyetine ilişkin olarak Mahkemece yapılan araştırmada, davacının 16.09.2004-13.01.2015 tarihleri arasında Ziraat Odası kaydı bulunduğu, 2005-2015 yılları arasında tarım kredisi kullanmadığı, 2011,2014 ve 2015 edinme tarihli müşterek tapulu tarlaları bulunduğu, 24.03.2011 tescil tarihli adına kayıtlı traktörü olduğu, İlçe Tarım Müdürlüğü sisteminde hayvan kaydının olmadığı, Tarım Kredi Kooperatifi kaydının olmadığı ve kredi kullanmadığı, tanık olarak dinlenen aza ve muhtarların davacının her zaman tarım ve hayvancılıkla uğraştığını beyan ettiği tespit edilmiştir.

Eldeki dosyada, 1479 sayılı Kanun isteğe bağlı sigortalılık için yapılan 03.01.2012 tarihli başvurunun Tarım Bağ Kur sigortalılığı açısından tescil başvurusu olarak kabul edilemeyeceği açık olup, Mahkemece davacının tescil başvurusu, tescil yerine geçen iradi prim ödemesi veya prim tevkifatı olup olmadığı araştırılmalı, aksi halde davanın reddine karar verilmelidir." gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde,

"Yargıtay bozma kararı doğrultusunda davacı tarafa Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne yapmış ise tescil başvurusu, tescil yerine geçen iradi prim ödemesi veya prim tevkifatı olup olmadığı hususunda varsa elinde dilekçe başvuru örnekleri ile buna ilişkin cevabi yazıların tamamını sunmak üzere süre verildiği, verilen süre içerisinde davacının beyan dilekçesi sunduğu, ayrıca Çanakkale SGK İl Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davacının tescil başvurusu, tescil yerine geçen iradi prim ödemesi veya prim tevkifatı olup olmadığının, varsa buna ilişkin tüm evrakın gönderilmesi için yazılan müzekkereye cevap verildiği anlaşılmıştır.

Verilen cevapta davacıya ait tescil başvurusu ve prim tevkifatı olmadığı bildirilmiştir. Davacının sunduğu evrak incelendiğinde ise prim tevkifatı ve tescil başvurusuna ilişkin belge olmaması sebebiyle davanın reddine karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı temyiz dilekçesinde;

1.Ne 03.01.2012 ne de 28.10.2015 tarihinde sigortalılığının yeniden başlaması için yazılı başvuru yapması gerektiğinin söylenmediğini, üstelik şifahi başvurusunun kabul edildiği belirtilerek geçici 63.madde kapsamında borçlanma bedelinin kendisine tebliğ edildiğini, borçlanma bedeli Kurumca sorgusuz sualsiz kabul edildikten sonra 2019 yılında yaşlılık aylığı başvurusunda bulunduğunda, tescil için gerekli yazılı talebin olmadığı belirtilerek ihya edilen sürenin iptal edildiğini,

2. 03.01.2012 tarihli başvurusunun Tarım Bağ-Kur sigortası başvurusu olduğu halde Kurumca isteğe bağlı sigorta başvurusu gibi değerlendirildiğini, itirazına binaen aynı gün tescilin silindiğini, silme işleminden sonra başlatılacağı söylenen sigortanın başlatılmadığını; sonrasında 5510 sayılı Kanun’un geçici 63. maddesi kapsamında 28.10.2015 tarihinde yeni bir başvuru yaptığını ve Kanunda belirtilen süreler içerisinde ihya prim borcunun yatırıldığını, Yargıtay kararının geçici 63. maddesi, yani 2015 öncesi düzenlemelere göre tesis edildiğini, hatalı olduğunu,

3. Kurum ihya işlemini iptal edecek idiyse bunun makul sürede yapılması gerektiğini, yaşlılık aylığının şartları oluştuktan sonra yapılan iptal işleminin büyük mağduriyete yol açtığını, Yargıtay kararının ve bozmaya uyularak verilen kararın hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının 721 günlük Tarım Bağ-Kur sigortalılığının Kurum tarafından ihya edilmesinden sonra, davacının sigortalılık için tescil başvurusu olmadığı gerekçesiyle iptaline dair Kurum işleminin iptali ve davacının bu süredeki sigortalılığının geçerli kabul edilmesi istemine ilişkindir.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; Davacının yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 03.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/6890, K. 2025/11281, 3 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  8. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  9. VI. Temyiz
  10. A. Temyiz Sebepleri
  11. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  12. VII. Karar
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6890
Karar No
2025/11281
Tarih
3 Temmuz 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2025/6904 K.2025/11134
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/6907 K.2025/11298
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2025/6910 K.2025/11135
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2025/6912 K.2025/11136
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2025/6913 K.2025/11070
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2025/6923 K.2025/10489

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.